MENU
sabiha-casin-yazilari

Kadınlar Sahneye, Kadınlar Her Yere

fehmi-yagli-2

İnsan Suresi Gönül Okumalarım-Vı

senay-gungor

5 Nisan 2018 (0) YORUM OKUNMA: 2062 Köşe, Şenay Güngör Yazıları

Dur Diyebilmek !

Dur Diyebilmek !

“Hayır” veya “Evet” demek irademiz ile ilgilidir. İrade her zaman baskı altındadır. Dürtülerin ve aklın yönlendirmeleri karşısında gerçekleri de göz ardı etmeden karar vermek gerekir. Verilen kararlar genellikle içinde bulunduğumuz koşullarla alınır. Karar verirken içsel ve dışsal tüm etkenlerigöz önüne bulundurarak hareket etmeliyiz. Aldığım kararlar beni mi yoksa karşımdakini mi memnun ediyorum diye düşünmek lazım. Elbette ki karşımızdaki bireyin duygularını incitmeden, olayları tüm gerçekliğiyle anlatarak “ Dur” diyebilmeliyiz. Alınan karar “ Kalp” ile alınmışsa saf, temiz ve çıkarsız olmalı. Duygular göz ardı edilip “Akıl “ ile alınmış bir karar ise tüm gerçekliğiyle, aklı selim hareket ederek “ Dur” denebilmeli. Kısacası öyle veya böyle “Hayır” diyebilmeliyiz. Hayatımıza müdahale edilmesini istemiyorsak “Hayır” demeliyiz. Öncelik iç huzurumuz olmalı. Huzuru bulabilmemiz için aklımızın kalbimizin berrak, vicdanımızın rahat olması gerekli.

Kimimiz aklımız, kimimiz kalbimiz ile hareket ediyoruz. Elbette ki olması gereken aklı ve kalbi ayırmadan içsel ve dışsal tüm etkenleri harmanlayarak verilmelidir. Belki biraz bencilce olacak ama öncelik biz olmalıyız. Dünyaya yalnız geldik, yalnız gidiyoruz. Yaşamımız boyunca hep yalnızız aslında. Hep bir var olma çabasındayız. “Evet”ler veya “Hayır”lar yol belirleyicimiz.

Güçlü bir iradenin temeli çocukluk da atılır. Çocuğun özerklik duygusu zamanla gelişir. Bu süreç de anne ve babanın tutumu çok önemlidir. Ebeveyn davranışları ile özerklik duygusunun gelişimini engelleyecek olursa, çocuk anne ve babasına bağımlı olur. Evde anne ve babanın isteklerini, oyun veya eğitim ortamında akranlarının isteklerini için azami çaba sarf eder. Çocuk aile ve sosyal çevresindeki bireylerin isteklerini yerine getirmediğin de onları kaybetme korkusu yaşar. Yavaş yavaş kendini önemsememeyi öğrenir. İstemeden farkında olmadan başkalarının memnuniyeti için çalışır. Farkında değildir aslında kendisi mutlu olunca çevresine mutluluk saçacağının.

Çok da önemli değildir başkaları için bizim mutluluğumuz. Karşımızdakini memnun ettiğimiz sürece onlar için varız demektir. Yani insanların beklentilerini karşıladığımız sürece hayatlarına dahil olabiliyoruz.

Bir anda “Hiç” olabiliyoruz. Çünkü az önce seni hiç de memnun etmeyecek bir şey yaptım, sana dur “Dur” dedim. Biliyorum şok yaşadın, sarsıldın ama olması gereken buydu.

İstemeden yapılan eylemlerin hiçbir önemi yoktur.

Sevgili anne ve babalar çocuklarımıza “Evet”den ziyade “Hayır “demeyi öğretmemiz gerektiği kanısındayım. Doğru yerde doğru zaman da dur diyebilmeli. Çocuklarımız bizim istediğimiz davranışları sergilediklerinde ödüllendirip, onaylamadığımız davranışlarında ise cezalandırırsak, olumsuz davranışı pekiştirmiş oluruz. Çocuk kendinden önce , aileyi sonrada sosyal çevresini memnun etmeye çalışır. Biz anne ve babalar davranış ve tutumlarımızla yavrularımızın hayatlarını şekillendiriyoruz. Bu husus da çok ehemmiyet göstermemiz gerekiyor. Başkalarının mutluluğu için mutsuzluklarına sebep oluyoruz. Yalnız kalmaktan korktukları için başkaları küsmesin, surat asmasın diye sürekli kendinden ödün vermelerine neden oluyoruz.

Öyle bir çıkmaza girer ki insan, karşındaki borç ister hayır diyemezsin. Olur olmaz yardım ister, geri çeviremezsin. Benliğini, düşünme yeteneğini yitirirsin.

Oysaki Allah “Kalp” verdi, manevi hazza ulaşmak için , “Akıl” verdi yaşamımızı idame edip kolaylaştırabilmemiz için.

Bizim doğrularımız başkaları için yanlış olabilir, hiç önemli değil. Var olmak için onaylamadığımız davranışlara “Dur” demek lazım!

Sevgiyle kalın…

Paylaş: Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInShare on TumblrEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*