MENU
fehmi-yagli-2

İnsan Suresi Gönül Okumalarım-Iı

Kadir Şimşek

Dizleriniz Durmuş, Çeneleriniz Düşmüş

senay-gungor

3 Mart 2018 (0) YORUM OKUNMA: 4778 Köşe, Şenay Güngör Yazıları

En Büyük Engel Eğitim

En Büyük Engel Eğitim

İşitme engelliler görünen hiçbir kusurları olmadığı için en az dikkat çeken engelli grubudur.

İşitme kaybında erken teşhisin önemi çok büyüktür. Engeli geç fark edilen bebek, geç cihazlandırıldığından ve sesleri duyamadığından konuşma becerisi gelişememektedir.

Okul çağına gelen çocuk, öncesinde yeterli eğitim almadığı için, okuma ve yazmayı öğrenmede çok büyük güçlükler yaşamaktadır. İlk ve orta öğretim sürecinde, sağlıklı, hiçbir engeli olmayan çocuklar sorunlar yaşarken, işitme engelli bir çocuğun öğrenme ve bilişsel gelişim sürecinde yaşayacağı güçlükleri düşünemiyorum. Eğitimde yaşanan aksaklıklar, işitme engelliler okullarının azlığı, işaret dilini bilen öğretmenlerin yetersizliği vb. etkenler bireylerin eğitim hayatını olumsuz etkilemektedir. Türkiye de işitme engellilerin yaşadığı en büyük sorun eğitimden yoksun kalmalarıdır. Birçok işitme engelli genç, engelli orta öğretim kumlarının sayıca yetersizliğinden dolayı, kaynaştırma liselerinde eğitimini tamamlamaya çalışmaktadır. Mevcut koşullarda gençlerin üniversite okuması çok zor ama eğitimde yapılacak düzenlemeler, işitme engelliler liselerinin sayısının arttırılması, işaret dili bilen öğretmenlerin yetiştirmesi gibi uygulanacak sosyal politikalarla gençlerin geleceğe umutla bakmalarını sağlayabiliriz. Asıl değinmek istediğim konu, işitme engelli bir birey için üniversite okumak hayal olmamalı. Eğitimini tamamlayamayan gençlerin çoğu işsiz veya ağır çalışma koşullarına maruz kalmaktadır.

Bir öğretmen düşünün, öğrencilerinin hislerine tercüman olan, onlarla aynı dili konuşan, hatta öğrencileriyle aynı engel grubunda olan, geleceğimiz olan gençlerin hayata umutla bakmalarını sağlayan, yürüdükleri karanlık yolları aydınlatan ışık misali…

Engelleri aşmamıza yardımcı olacak azimli, yenilikçi, idealist ve görevini layıkıyla yerine getiren öğretmenlere ihtiyacımız var. Eğitimin önündeki engelleri aştığımız vakit, sosyal devlet olma yolunda daha sağlam adımlarla yürüyeceğimiz kanısındayım.

İşaret dilini öğrenmekteki amacım, işitme engelli amcama işaret dilini öğretip, kendisini bir nebze olsun ifade edebilmesine vesile olmaktı. İşaret dilini yalnızca eğitim alarak öğrenmek ayrı, sağır kültürüne sahip olmak apayrı bir olay.

Yakın zamanda tanıştığım işitme engelli, dünya tatlısı bir çiftle sohbet etme olanağı buldum. Benim için çok özel bir andı. Çok heyecanlıydım. Ziyaret öncesi aklımda deli sorular, birçok tereddüt, acaba iletişim kurabilirmiyim. Daha önce hiç bu kadar heyecanlandığımı hatırlamıyorum. Kalbim küt küt atıyor, engel olamıyordum. Heyecanlıydım evet, çünkü ben işine âşık bir insanım. Görevini hakkıyla yapmak, ihtiyacı olana yardımcı olmak her şeyden daha önemli.

Nihayet sohbet başladı. Boşuna heyecan yapmışım. Gayet güzel anlaştık. Sohbet çok eğlenceli geçti. Tabi ki benim sormak istediğim birçok soru vardı. Dünya tatlısı çiftten işitme engelliler olarak yaşadıkları sorunlardan biraz bahsetmelerini istedim. Selim bey işitme engellilerin iş bulmakta çok güçlük çektiklerini, birçoğunun çok ağır koşullarda çalıştırıldığından bahsetti. Günlük yaşamda iletişim eksikliğinden kaynaklanan sorunlara değindi. Kurumlarda işaret dili bilen personel eksikliğinden dolayı, kendilerini ifade edemediklerini büyük bir serzenişle anlattı. Yakındığı diğer bir konu ise iletişim eksikliğinden dolayı sosyalleşmediklerini, özellikle kadınların daha çok sorun yaşadığını anlatmaya çalıştı. Aslında bir derneklerinin olduğunu ama sadece dernekte erkeklerin aktif olduğunu bu durumdan duyduğu rahatsızlığı dile getirmeye çalıştı. İşitme engelli kadınların evlere hapsolduklarını, bu durumdan dolayı aile içinde eşler arasında anlaşmazlıklar yaşandığını anlattı. Kadınların da erkekler gibi sosyalleşebilecekleri, güzel vakit geçirebilecekleri ve kişisel gelişimlerine yardımcı olabilecek etkinliklerin eğitimlerinden yararlanmaları gerektiğini özellikle vurguladı. Eşinin mutlu olduğunu görünce kendisinin de mutlu olacağına inandığını anlatmaya çalıştı. Emin olun Selim beyin anlattıkları beni çok etkiledi. Hepimizin ortak sorunu bu aslında, akıp giden zaman içinde kayboluyoruz. Kendimize, kendimizi iyi hissettirecek kaliteli zaman ayırmıyoruz. Hatice hanımla yaptığım özel sohbette değinilen diğer önemli bir husus ise,  eğitim alamadıklarından dolayı dini bilgilerinin eksik olduğunu ve bu durumdan çok rahatsızlık duyduğunu anlatmaya çalıştı.

Elbette ki yaşamış oldukları sorunlar bunlardan ibaret değil, Hatice hanım ve Selim beyin anlatmak istedikleri birçok şey vardı. Bu yazının sınırları içerisinde en can alıcı birkaç noktayı dile getirmeye çalıştım.

Engelli kardeşlerimizin yaşamlarını kolaylaştırmak için elbirliğiyle çok şeyler yapabileceğimiz kanısındayım.

Karanlıklara ışık olmanız dileğiyle sevgiyle kalın…

Paylaş: Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInShare on TumblrEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*