MENU
fehmi-yagli-2

Zelzele Suresi Gönül Okumalarım-Iı

Serhat Şahin

Neden Okuyorsunuz?

senay-gungor

17 Şubat 2018 (0) YORUM OKUNMA: 2154 Köşe, Şenay Güngör Yazıları

Engelli Çoçuğa Sahip Olmak

Engelli Çoçuğa Sahip Olmak

Toplumun temelini oluşturan ve toplumun varlığını sürdüren kurumların başında aile gelmektedir. Aileye bir çocuğun katılımı, ailede yeniliğe ve ilişkilerde değişikliğe neden olmaktadır. Anne ve babaların birbirlerinden, hayattan, yakın çevrelerinden ve toplumdan beklentileri farklılaşır. Bu durum ailede iletişimi olumlu veya olumsuz etkilemektedir.

Engelli çocuğa sahip olacağını veya olduğunu öğrenen ailelerin tepkilerinin aşamaları konunun uzmanları tarafından aşağıdaki gibi tespit edilmiştir.

-ŞOK: Çocuğunun engelli olduğunu öğrenen aile sanki çocuğu ölmüş, gibi şoka girer.

-İNKAR: Doğumdan önceki beklentilerinin sonucu olarak durumu kabullenmez. “Olmaz canım, olur mu öyle şey “ gibisinden tepki gösterir.

-DOKTORU SUÇLAMA: Doktorun bilmediğini düşünüp, başka doktor arayışına girer.

-KENDİNİ SUÇLAMA: Yaşadığı derin üzüntüden dolayı kendini suçlar ve depresyona girer.

-KABUL ETME: Depresyon aşamasından sonra durumu kabul etmeye ve çare aramaya başlar.

Ailenin çocuklarının engelli olacağını veya olduğunu öğrendikleri an yaşadıkları üzüntü, bir süre sonra geçici değil de hayat boyu devam eden bir üzüntü halini alır. Engelli bir çocuğa sahip olmak anne ve babaları ümitsizlik duygusuna iter. Yaşamı anlamsız hissetmelerine yol açar.

Doğan çocuğun engelli olması, ailede alışılmış durumların ve eşler arasındaki evlilik ilişkilerinin bozulmasına neden olabilir. Karşılaşılan durumun ailede yaratmış olduğu stres, maddi ve psikolojik sorunlar bireyleri olumsuz etkilemektedir.

Engelli bir çocuğa sahip olmak, engeli ne olursa olsun birçok özel güçlükleri de beraberinde getirir. Bu güçlükler: Psikolojik durum, maddi durum, eğitim durumu, yaşam tarzı, sosyal çevre ile ilişkiler, çocuğun engel durumu olarak gruplandırılabilir.

Her ne kadar baba çocuğa destek olsa da ülkemizde genelde anne tüm bu güçlüklerin çözümünde daha çok çaba göstermektedir. Anne ve babalarda en çok stres yaratan durum, çocuğun gelişim güçlükleri, sağlık sorunları, anne ve babaya bağımlılık düzeyidir.

Engelli çocuğunu kabul etme ve durumun uyumu sürecinin uzaması yanında, çocuğun bakımı, eğitimi, tedavisi ve günlük bakımının meydana getirdiği ekonomik sorunlar da ailelerde güçlüklere neden olmaktadır. Bazı aileler en az çocukları kadar yardıma gereksinim duyabilmektedirler. Engelli çocuğun sağlıklı büyütülmesi için aile içindeki rollerin yeniden yapılanması gerekebilir. Eğer aile, çocuk doğmadan önce sağlıksız fonksiyonlara sahipse bu durum ailenin yeniden yapılanması ve var olan sorunların çözümlenmesi yönünde çalışmaların yapılmasını zorunlu hale getirecektir. Aile üyelerinin sorumluluğu, üyelerin iletişim ilişkileri, statüleri ve statülerden beklenen rollere göre değişmektedir. Anne ve babaların yeni duruma ilişkin rollerini yerine getirirken güçlük çektikleri konularda yardım almaları gerekir. Çocuğun engelinden dolayı, aile içinde meydana gelen veya ailenin çevresi ile olan ilişkilerinde karşılaştığı sorunları ortadan kaldırabilmesinde ve sorunlarla başa çıkabilmesinde sosyal hizmet uzmanı, rehberlik ve danışmanlık hizmetleriyle ailelere yardımcı olunmalıdır. Sosyal hizmet uzmanları ailenin yeteneklerini ve kaynaklarını kullanmak için onlara yol gösterir, yön verir. Engelli çocuğun bakımı, tedavisi ve çevre ile olan ilişkilerinde gerginlik olan konularda ailelerin bu endişe veya duygusal çatışmalarının çözümlenmesi konularında yardımcı olur. Bazen anne ve babalar yaşamış oldukları olumsuzluklardan dolayı kendilerini veya birbirlerini suçlayabilirler. Bu noktada ailenin mutlaka psikolojik destek alması gerektiğini düşünüyorum. Diğer taraftan geleneksel aile yapımız itibarıyla aile çevresinin de yeni durumun kabullenilmesi ve baş edilmesinde önemli bir yere sahip olduğunu da gözden kaçırmamak gerekmektedir.

Bu bağlamda kamu ya da özel sektöre ait rehabilitasyon merkezlerinde “aile destek grupları” oluşturulmasına ve bunlara özellikle babaların katılımının sağlanmasına ayrıca önem verilmesi gerektiği kanısındayım. Annelerin yoğun olarak çocuğun tedavi ve rehabilitasyonu ile ilgilendiği ailelerde, babaların bilgilendirilmesi, ailenin engelli çocukla ilgili sorunlarının ve sorumluluklarının eşit olarak dağıtılması konusunda tüm aile bireylerini kapsayacak şekilde danışmanlık hizmetinin verilmesi gerekir. Ailenin almış olduğu destek sayesinde, engelli bireyin ve diğer aile fertlerinin yaşam kalitesi de artacaktır. Toplum olarak engelli bireylere ve ailelerine empati kurarak destek olabiliriz. Zaten var olan engellerine yeni engeller katmayarak işi başlayabiliriz. Onların temel hak ve özgürlüklerine saygı duyup yaşamlarını kolaylaştırabiliriz. Aslında her an hepimizin başına engellilik hali gelebileceğini düşünmemiz, engelli bireyleri ve ailelerini daha kolay anlamamızı sağlayabilir.

Allah kimsenin başına vermesin. Başımıza gelirse de, Rabbim dayanma gücü ve sabır versin İnşaallah.

Sevgiyle kalın…

 

Paylaş: Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInShare on TumblrEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*