MENU
fehmi-yagli-2

İnsan Suresi Gönül Okumalarım-V

haluk-soylemez

Dik Dur, Eğilme

senay-gungor

24 Mart 2018 (0) YORUM OKUNMA: 2283 Köşe, Şenay Güngör Yazıları

Koda Olmak !

Koda Olmak !

Koda: Anne ve babası işitme engelli olup, kendisi işitme engelli olmayan iki dil ve kültürle yaşayan bireylere denir.

Anne olmaya hazırlanan her kadın gibi bende hamilelik dönemlerimde, bebeğimin beni duyup anlayacağını düşünerek her fırsatta onunla konuşurdum. İsmiyle hitap ederdim. O an hissettiklerimi sözcüklere döküp sizlere aynı duygularla anlatmam imkansız.

Zaman zaman eşduyum (empati) yapmaya çalışıyorum. İşitme engeli olmayan anne adayları, henüz bebeğimiz dünyaya gelmeden iletişim kurmaya çalışıyoruz. Düşünüyorum da işitme engelli bir anne adayının bebeğine anlatmak isteyip de anlatamadığı ne çok şeyi vardır. İçinizde gün be gün büyüyen parçanız, aklınız da cevapsız sorular, yüreğinizde korkularınız. Engelinizden dolayı bebeğinizin de engelli olma olasılığını göz ardı edemiyorsunuz. Korku ve endişe dolu bir süreç… Çok üzücü, üzücü demek çok yanlış. Bu kadar derin, yoğun duygular için çok hafif sözcükler. Kahredici, ne kadar eşduyum yapmaya çalışsam da, işitme engelli bir annenin yaşadıklarını anlamam imkânsız biliyorum.

Nihayet beklenen gün gelir, bebeğin aileye katılmasıyla yüreklerdeki korku ve endişenin yerini, neşe ve mutluluk alır. Çocuk  “Koda” olarak dünyaya gelir. Çok özel bir çocuktur. Anne ve babasının yaşamını kolaylaştırmak için gelmiştir. Anne ve babanın umududur.

Bebek gelişim sürecinde anne ve babanın engelinden dolayı bazı olumsuzluklar yaşayabilir. Örneğin; Bebek ağlama krizlerine girer, anne baba çoğu zaman fark edemeyebilir. Kim bilir belki de dönüşümlü uyuyorlardır. Her anne baba gibi işitme engelli anne baba da bebeği için her şeyin en iyisini yapıyordur.

Anne ve babanın engelinden dolayı bebeğin “bilişsel ”ve” dil gelişiminde” gecikmeler olur. Akranlarından daha geç konuşmaya başlar. Aslında bebek konuşmaya başlamadan, anne babasıyla işaretler ve mimiklerle iletişim kurmayı öğrenir. Ebeveynin dili, kulağı olur. En büyük destekçisi olur. Bu minik yavru ebeveynine adeta anne ve babalık yapar. Arkadaşlarıyla oyun oynamak yerine çoğu zaman anne ve babasıyla vakit geçirir. Çalan kapıya ilk o koşar. Gelen aramaları yanıtlayan odur. Anne ve babasına tercümanlık yaparak, insanlarla iletişim kurmalarına yardımcı olur. Küçük yaşta alış veriş yapmayı öğrenir. Kimi zaman ebeveynin yerine karar alır, verir. Yaşından ve bedeninden büyük bir yük taşımak zorunda kalır. Kısacası “”Koda” lar çocuk olamadan, yetişkin gibi davranmayı öğrenirler. Hayatta hep bir mücadele ve olgunlukla hareket etmeleri gerekir. Elbette ki zorlu yaşam koşulları zaman zaman yılgınlıklara da neden oluyordur. Ben “Koda” ların çok güçlü ve özel çocuklar olduklarını düşünüyorum. Anne ve babalarının duymayan kulaklarına ses, anlatamadıkları duygu ve düşüncelerine tercümanlar.

Aslında biz işitme engelli olmayan anne ve babaların çocuklarımıza vermekte güçlük çektiğimiz sorumluluk duygusunu, işitme engelli ebeveynlerin çocukları erken yaşta yaşayarak öğreniyor. Bu da onların hayat mücadelesinde daha başarılı olmalarını sağlıyor. Küçük yaşta zorluklarla mücadele eden insanların daha güçlü oldukları kanısındayım.

İnsan hamur misali yoğruldukça kıvam alır. Haksızlığa boyun eğmeyen, adil, sorumluluklarının bilincinde yüreği sevgi ve merhamet dolu çocuklar yetiştirebilmemiz dileğiyle sevgiyle kalın…

Paylaş: Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInShare on TumblrEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*