MENU
haluk-soylemez

Koca Yürekli Şemsiyeliler

teoman-sahin-yazilari

Çoruma Neden Yatırım Yapılmıyor? Acaba Diyorum !

nevres-kip

5 Nisan 2018 (0) YORUM OKUNMA: 2060 Köşe, Nevres Kip Yazıları

Meslek ve İtibar

Meslek ve İtibar 

Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası
Dostunun yüz karası düşmanın maskarası

Değerli üstad Mehmet Âkif ekmek parası kazanmanın ne anlama geldiğini, nasıl bir değer taşıdığını iki cümleyle muazzam bir şekilde dile getirmiştir. İnsan ömrünün merkezine “hayat” dercedilmiştir. Hayatın merkezine ise rızık yerleştirilmiştir. Kâinattaki canlı olan bütün mahlûkat rızık etrafında döner dolaşır. Rızkı elde etmek noktasında insanoğlu diğer mahlûkattan tamamen ayrılmaktadır. Rızkı temin etme hususunda çok farklı uğraşlar vermek zorundadır. Uzun ve yorucu bir tahsil hayatından sonra ancak bir meslek sahibi olabilmektedir. Hatta bazen bu uzun yolculuk neticesinde bunu bile elde edememektedir. Maalesef ülkemiz diplomalı işsizlerle dolup taşmaktadır. Bin bir emekle ve masrafla yetiştirdiğimiz evlatlarımızı almış oldukları eğitimin gereği olan bir işe entegre edememekteyiz. Belli bir yaştan sonra da bu insanların başka bir meslek sahibi olması da bir hayli zor olduğundan durum biraz vahimdir. Bununla beraber bir şekilde ekmek parası elde etmek zorunda olduğumuz da kaçınılmaz bir gerçekliktir. Güzel memleketimin güzel insanlarının % 30’a yakınını çocuk nüfusu oluşturmaktadır. Bu oran dünyada birçok ülkeye göre muhteşem bir orandır. Peki, bu körpe, bu taze nüfusun mesleki olarak hayalleri nelerdir? Ne olmak istiyoruz? Ne oluyoruz? Neyin peşindeyiz? Böyle dinamik bir nüfusa sahip olmaktan ziyade bu potansiyeli nasıl değerlendireceğimizdir.

Tespit edebildiğim daha doğrusu gözlemleyebildiğim kadarıyla memleketimizde şu durumda olan çocuklarımız mevcut:

  • Yarış atı pozisyonuna getirilmiş, sınavdan sınava koşturulan, hayatı test çözmek ve tost yemekten ibaret olan bir güruh
  • Kısa yoldan ve emek sarf etmeden zengin olmak isteyen bir güruh
  • Hayatta hiçbir gayesi olmayan ve hiçbir şey olmak istemeyen evet yanlış duymadınız hiçbir şey olmak istemeyen hedonist (hazcı) bir güruh mevcut.

Peki, bu fikirlere sahip olan çocuklarımızın meslek edinme mevzusundaki durumları nedir? Gelin bir de ona bakalım. Bizim ülkemizde çocuğun meslek seçim hakkı neredeyse yok hükmünde. Düşünsenize bir kere tıp fakültesine girebilecek puan almış bir öğrencinin inşaat mühendisliğini ya da öğretmenlik bölümünü tercih ettiğini. Allah muhafaza. Başta ailesi sonrada içinde bulunduğu toplum aforoz eder bu garibi. Öğretmenlik puanı almış bir şahsın arkeoloji bölümünü tercih ettiğini düşünün bakalım. Seçtirilemeyen bölüm sevilmiş olsa dahi. Ben düşünemiyorum bile. Maalesef durum bu. Sevilen meslekler değil getirisi olan meslekler itibarlı. Mesleki itibar dediğimiz şey zaten atanıp atanamamayla, kolay yoldan para kazanıp kazanamamayla, devlette kadro sahibi olup olamamayla ölçülen bir husustur bizde. Eskiden altın bilezik diye bir tabir vardı. Bilenler bilir. Yani bir meslek bir zanaat sahibi olmak. Şimdi en makbul hal okuyup devlette kadro sahibi olmak. Eskiden ise altın bilezik sahibi olmak mühimmiş. Devran tersine dönmüş. Şimdiki gençlere desek ki bahçıvan, kuyumcu, marangoz vs. olur musun? Hakaret sayar. Ama gelin görün ki cihan padişahları bakın hangi meslekleri ifa etmişler? Hangi altın bilezikleri kollarına takmışlar? Bu meslekleri yerine getirirken sadece bir hobi gibi değil bu mesleklerden para da kazanmışlar. I. Mahmut el işleri yapar, Fatih Sultan Mehmet, bahçıvan, yüzük, kılıç, toka ustası ve şair, II. Beyazıt, hattat, marangoz, şair, Kanuni Sultan Süleyman, kuyumcu ve kunduracı, II. Selim baston ustası ve şair, II. Abdülhamit marangoz vesaire. Son bir kıssa ile bitirelim yazımızı: I. Mahmut, çeşitli el işleri yapar ve bunları pazarda sattırırdı. Aldığı paranın bir kısmıyla ihtiyaçlarını karşılar, diğer kısmını da sadaka olarak dağıttırırdı. Hatta onun bu haline şaşıran veziri: “Padişahım, milletin hazinesi sizin demektir. O halde niçin böyle uğraşırsınız?” deyince, padişah şu veciz cevabı veri: “Milletin hazinesini millete harcamak gerek. İnsanın alın teri dökerek çalışıp kazandığı paranın zevki başkadır.”

Paylaş: Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInShare on TumblrEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*