MENU
pinar-holt

Kadınlar İnsandır Erkekler İse İnsanoğlu!

Kadir Şimşek

Balaban’dan 10 Numero Yağ

senay-gungor

10 Mart 2018 (0) YORUM OKUNMA: 616 Köşe, Şenay Güngör Yazıları

Ve Aslında Kadın

Ve Aslında Kadın

İçinde yaşadıkları topluma göre farklılıklar gösterse de kadın, dünyanın her yerinde hayata 1-0 yenik başlar. Kadın olmak, istemeden taşımak zorunda olduğun,  toplumun iki beden büyük biçtiği kıyafetin içinde yaşamaktır. Hayatın içinde birey olarak hayata tutunmaya çalıştıkça omuzlarında taşıdığın yükün ağırlığı diz çöktürmeye zorlar. Üstelik birde engelli kadınsan durum daha da zorlaşır.

Kadın olmak, susmayı öğrenmektir, boyun eğmeyi, itaat etmeyi öğrenirsin. İnsani duygularının, isteklerinin ataerkil bir toplum içinde hiçbir önemi yoktur. Naif ve kırılgan yaratılmışsındır, sadece biraz sevgi istersin.  Göğüs kafesinde ürkek bir kuş misali kanat çırpan yüreğin sürekli kırıldıkça daha çok üzülür, kahrolursun ve kimseciklere anlatamazsın, her gün bir ilmek daha eksilirsin. Hüzün damla damla birikir, yıkıcı sele dönüşür.

Evet kadın olmak hakikaten zor hepimiz biliyoruz, emin olun yaşadığımız coğrafyanın doğusunda kadın olmak çok daha da zor. Anne, doğacak çocuğunun kız olacağını öğrendiğinde bile mahcubiyet yaşar. Çocuğu erkek olacaksa kendini daha güvende hisseder. Neslin devamı için erkek çocuk şarttır. Oysaki güzel efendimiz Hz. Muhammet’in  (SAV) soyu, kızı olan Hz. Fatıma ile devam etmiştir. Kadına bakış açısındaki negatif yaklaşım din kaynaklı değildir.

Kız çocuğu okul çağına geldiğinde eğitim hakkı elinden alınır. Kız çocuğu okumaz, okursa gözü açılır. Kadın çok bilmemelidir, bilirse kendisini savunur, mücadeleyi, pes etmemeyi öğrenir.  Göğüs kafesinde hapsettiği kuşu özgür bırakmayı, yüreğinde korku yerine sevgi damlacıkları biriktirmeyi öğrenir.  Savunmasız ve güçsüz kız çocuğuna babasının varlığı güç verir. Baba kendisini fark etsin diye bir dizi uğraş verir. Hayallerini süsleyen kahraman olarak babanın kalbi fethedilmeye çalışılır. Yeri gelir kıskanır, canım babam diyerek sımsıkı sarılmak ister. Arkadaşlarına babasını abartarak süsleyerek anlatır.  Babadan duyulacak olan en ufak bir sevgi sözü umut olur yarınlara.  Gerçekler hayallerle bir türlü örtüşmez. İlgisiz ve sevgisiz büyürsün. Papatya tarlasına uzanarak kurduğun hayallerin de yoktur artık. Seni ilgilendiren hiçbir konuda fikir beyan edemezsin.

Bunca olumsuzluk ve mutsuzluk arasında Rabbinin verdiği güçle içinde bulunduğun çıkmazdan kurtulmak için çareler ararsın. Azar azar eksiliyorum derken farkında olmadan acı çekerek güçlü kalmayı öğrenirsin.

Artık minik bir kız çocuğu yoktur. Yok oluyorum bitiyorum derken, yeniden doğarsın. Küllerinden doğmak tam da budur. Çocukları için, evi için mücadele etme gücünü Allahu Teala’nın verdiği annelik içgüdüsünden alır. Kadın yeri gelir anne olur, baba olur, eş olur. Kısacası kendisinden başka herkesi memnun etmek için doğaüstü bir güç sergiler.

Kendisi için tek arzusu kırılan kalbini onaracak, özlem duyduğu sevgi ve şefkati verebilecek doğru kişiyle el ele mutlu yarınlara yürümektir.

Kadın, mücadeleyle yoğrulmuş çelikleşmiş görüntüsünün altında öylesine kırılgandır ki bazen “sevdiği arkadaşını en gıcık olduğu çocuğa kaptırmış gibi, mahsun ve garip kalmış duygusuna kapılır. Bu onun içinde hala masum bir çocuğu yaşatmasındandır.

Ve aslında kadın insandır, tüm zamanların en büyük engelli koşusunu başarıyla tamamlayandır.

Sevgiyle kalın

Paylaş: Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInShare on TumblrEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*