MENU
teoman-sahin-yazilari

Yargı Ne Kadar Bağımsız….?

haluk-soylemez

‘Yerel İttifak’ Çorum’a Nasıl Yansır?

Serhat Şahin

27 Mart 2018 (0) YORUM OKUNMA: 4900 Köşe, Köşe Yazıları, Serhat Şahin Yazıları

Yabancı Dile Çok Yabancıyız

Yabancı Dile Çok Yabancıyız

Öğretmek; sadece bilgi aktarmaktan çok daha fazlasıdır. Tüm eğitim alanlarında sadece bilgi aktarımı yapılmaz. Bilgiyi yorumlama ve kullanma becerisinin öğretilmesi amaçlanır. Öğrenen kişiye yeni ufuklar açmalı ya da fırsatları yakalamasına imkân sağlamalıdır. Yoksa bu kadar sene okul okumanın ne anlamı olurdu ki?

Türkiye maalesef yıllardır Yabancı Dil Eğitimi başlı başına bir problemdir. Birçok sebebin öğrenci kaynaklı olduğu düşünülse de asıl problem eğitimcilerin bu konuda gelenekçi öğretmen anlayışının dışına çıkamamasıdır. Hani sınıfta tek otorite olma derdi…
Dil öğreniminde öğretmen değil; öğrenci merkezli eğitim programları sunulmalıdır. Örneğin sınıf içinde öğretmenden çok öğrencinin aktif olduğu bir ortam düşünün. Bir dil yazmadan, okumadan, konuşmadan ve dinlemeden öğrenilemez. En önemlisi kişinin o dile maruz kalması ve kullanmasının faydasına olacağını bilmesidir.

 

Birçok öğrenci her ne kadar ilköğretimden itibaren düzenli olarak İngilizce dersi alsa da özellikle pratik yapacak alanın yetersizliğinden şikâyetçidir. Öğrendiği hedef dili kullanmadıkça zaten öğrenmiş de sayılamaz. Siz hiç ders dışında İngilizce konuşan 2 öğrenciye denk geldiniz mi? 10 yılı aşkın bir süredir İngilizce öğretmeni olmama rağmen, ben hiç duymadım.

Bu noktada öğretmenlerin ve ailelerin devreye girmesi, öğretilen yeni dil yapılarını hayata geçirmesi gerekir. Kantin gibi yerlerde eğer birkaç defa İngilizce konuşursa; öğrenciler de örnek alarak kendi arkadaşları arasında da İngilizce konuşmaya teşvik edilmiş olur.

Derslerde Türkçe konuştuğu için öğrenciye değil de bence öğretmene bir ceza verilmelidir. Öğrencinin sınıfta dili kullanması teşvik edilmeli, hata yaptığında ya da herhangi bir kelimeyi yanlış telaffuz ettiğinde öğrenciye direk olarak ‘’ yanlış yaptın – bu doğru değil ‘’ demek yerine; jest ve mimiklerini kullanarak uygun şekilde doğruyu öğretebilmesi önemlidir. Bu sayede öğrencinin dili konuşabildiğini hissetmesi onu motive edecektir.

İlköğretimden itibaren hatta okul öncesi eğitimde yabancı dilin önemi daha iyi anlaşılmalı ve öğrencilere teknolojik altyapı ile sunulmalıdır. Çünkü dilin daha küçük yaşlarda öğrenilebilmesi kolaydır. Maalesef ki birçok veli de üniversite sınavında sorulmadığı için İngilizce derslerinin gereksiz olduğunu düşünerek öğrencilere de bu yanlış algıyı vermektedir. İngilizce bir ders değil; bir dildir.

Dersi değersizleştirirken; dersin öğretmenini de değersizleştiren yeni eğitim sistemindeki öğrencilerimiz zaman ilerledikçe dilin önemini daha iyi anlayacaklar ama o zamana kadar atı alan Londra’yı çoktan geçmiş olacak.

Sizin için de çok geç değil. Bir halk eğitim merkezindeki kursta yetişkin bir birey 3-4 ay gibi kısa bir sürede kendi ilköğretim okulu seviyesinde eğitim alan kızı kadar İngilizce öğrenebiliyorsa bunu siz de yapabilirsiniz. Ne demişler; öğrenmenin yaşı yok? Kim bilir emekli olduğunuzda kimseye ihtiyaç duymadan Dünya Turu’na çıkmak istersiniz? O kadar büyük hayalleriniz yok mu? Hiç olmazsa çocuklarınıza bir miras bırakmış olursunuz. En azından yabancı dil onlara bu kadar yabancı olmaz…

Paylaş: Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInShare on TumblrEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*