MENU
Kadir Şimşek

Barabar, Barabar, Barabar

Serhat Şahin

Yabancı Dile Çok Yabancıyız

teoman-sahin-yazilari

26 Mart 2018 (0) YORUM OKUNMA: 702 Köşe, Teoman Şahin Yazıları

Yargı Ne Kadar Bağımsız….?

Yargı Ne Kadar Bağımsız….?

28 Şubat günlerinde Genel Kurmay hakim ve savcıları davet etmiş ve birifing vermişti. Davete uyan hakim ve savcıları o gün kınamıştım. Bugünde aynı meslek grubu hakim ve savcılar saraya davet edilip Cumhurbaşkanı tarafından ağırlandılar ve konuşmasını ayakta alkışladılar. Bugünde aynı davranışı kınıyorum. Yargı bağımsızdır, bu davete icabet ve alkış eylemleri bağımsızlığa gölge düşürmüştür. Dün askere bugün sivil bir otoriteye  yarın işçi veya köylüye veya dini ulemeya taltif etme durumunda bulunmak aynı kapıya çıkar  yani  hiç fark etmez. Yargı bağımsız ve tarafsız duruşundan hiç taviz vermemelidir.  Hukuk ile Gukuk arasındaki fark budur.

 

Don Kişot’u Hep Sevdim…

O iyiniyetli, insani yönü gelişmiş, tutkuları, hayalleri, sevdaları olan kafası güzel ! bir insan tipidir. Algısı bile o kadar güzeldir ki ismi anıldığında herkesler gülümser. Birileri benim için ‘sen bazen yel değirmenlerine saldırıyorsun’ demişti. Ona teşekkür ettiğimde anlamamıştı. Oysa mevzu galip yada mağlup olmak değildir, hoşa gitmektir, hoşça gitmektir. Tüm bu kaos ortamında zararsız olmaktır. Dahası hep Hz.İbrahim’in ateşini söndürmek için su taşıyan serçeyi yada minik adımlarla hacca gidemeyeceği söylendiğinde cevabını veren karıncayı örneklemiyor muyuz?  Don Kişot’un eylemiyle karıncanın ve serçenin eylemi özde, ruhta yada niyette  aynı değil midir?

 

Milli  Marşımızı  Topluca  Söyleyemiyoruz..

Gündeme geldi fikrimi apaçık yazıyorum. İstiklal marşının sözleri milli mücadele şartlarında yazılmış olduğundan Vatan kavramına vurgu yanında Orduya, millete, şehadete övgü içerir. Güzel sözlerdir zaten kimsede itiraz etmez. Fakat sözlerde bilim, barış, merhamet ve sevgi, kardeşlik, ortak kültür ve inanç eksiktir. Hep daha iyisini hep bir adım ileriyi hedefleyen birisi olarak yeniden yazılması işine vatanseverlik-hainlik çerçevesinde bakmam. Yeniden bugünkü hedeflerimize uygun bir milli marşa itirazım olmaz. Beste ise çok zor bir akış içeriyor. Topluca söylemekte zorlanıyoruz. Yeni söz yeni beste yanında eski söze yeni besteye de itiraz etmem. Yine ordu-komutan disiplini içinde asker duruşuyla değil elimiz kalbimizde mutlulukla söyleyeceğimiz bir yeni milli marşa da asla hayır demem. Yazarı demiş ki  ‘Allah bu millete bir daha istiklal marşı yazdırmasın’ İyide bu metin ayet değil hadis değil kutsamaya kimin ne hakkı var? Dahası bende ona diyorum ki biz yeni bir İstiklal marşı yazmayı değil  yeni bir MİLLİ MARŞ  yazmayı teklif ediyoruz. İstiklal artık bizimdir ve o mevzu bitmiştir. Cumhurbaşkanı besteyi gündeme getirdi birkaç cılız destek dışında itibar görmedi. Gündem değiştirmece! denilip savsaklandı. Belki öncelikli gündem değil ama bu konuda gelecekte masaya yatırılmalıdır.  Ben milli marşımı evde tek başıma söylemekten zevk alacağım bir şekilde yazılmasını ve bestelenmesini öneriyorum. Her canım istediğimde hiçbir bahane yada zorunluluğumda olmaksızın söylemekten lezzet alacağım bir marş istiyorum. İçinizde Milli marşımızı zorunluluk dışında söyleyen ve bundan da zevk alan bir kişi dahi var mı? Aradaki farkı anlatabildim mi acaba?

 

Nevruz…

Temeli İslam öncesine dayanan bir inanıştır. İslamiyet geldiğinde kendisinden önceki bazı inanç ve kültürleri reddetmemiş, içselleştirmiştir. Bazı güzel olayların nevruzda olduğu ve olacağı yönünde rivayetlerde vardır. Fakat İslamiyetin dört bayramından biri değildir. Nevruz bu gerçek çerçevesinde kutlanabilir.

 

 

İnsanlığa  Hediyemdir…

Bilime esaret, doğruya tutsaklık memnuniyetle kabul edeceğim bir zindandır!

Paylaş: Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInShare on TumblrEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*