'Gelişim Raporları Veliler İçin Bilmeceye Dönüşmemeli'

Eğitim-Bir-Sen Çorum Şube Başkanı Fatih Okumuş, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (TYMM) kapsamında ilkokullarda karne yerine uygulamaya konulan "Öğrenci Gelişim Raporları"nın mevcut haliyle öğretmenler üzerinde sürdürülebilir olmayan bir iş yükü yarattığını belirterek; sistemin pedagojik gerçeklerle uyumlu, daha yalın ve anlaşılır bir yapıya kavuşturulması için revizyon çağrısında bulundu.

2026 yılının ilk yarıyıl tatili öncesinde eğitim camiasının en önemli gündem maddelerinden biri olan gelişim raporlarını; öğretmen, veli ve öğrenci perspektifinden analiz eden Fatih Okumuş, uygulamanın sahadaki karşılığının amaçlanan hedeften uzaklaştığını dile getiren bir duruş sergiledi. Yeni modelle birlikte not odaklı sistemden süreç odaklı değerlendirmeye geçilmesinin teorik olarak kıymetli olduğunu ancak pratikte onlarca kriterin her öğrenci için sisteme girilmesinin öğretmenleri asli görevinden uzaklaştırdığına dikkat çeken Okumuş, "Öğrenci Gelişim Raporu uygulaması, öğretmen için ağır, yorucu ve sürekli tekrar eden iş yükü oluştururken, öğrencilerde karne heyecanının kaybı ve etiketlenme riski meydana getirmektedir" sözleriyle sahadaki tükenmişlik hissine vurgu yaptı. Raporlarda kullanılan akademik ve teknik terminolojinin veliler nezdinde karşılık bulmadığını ve "çocuğumun durumu nedir?" sorusuna net bir cevap sunmadığını öne süren Okumuş, sistemin şeffaflıktan uzaklaştığını ifade eden bir yaklaşım kaydetti.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin ruhuna uygun bir değerlendirme sisteminin, karmaşık formlardan ziyade öğrencinin gelişimini destekleyen dinamik bir rehber olması gerektiğini belirten Şube Başkanı Fatih Okumuş, ölçüt sayısının azaltılması ve dilin sadeleştirilmesi noktasında somut öneriler sundu. Pedagojik gerçeklik ile rapor içerikleri arasındaki kopukluğun öğretmenlerin gözlem kalitesini düşürdüğünü işaret eden Okumuş, "Velilerde muğlaklık ve kafa karışıklığına neden olan bu yapı, TYMM ruhunu yansıtmamaktadır. Öğrenci gelişim raporlarında, veli ve öğrenci tarafından anlaşılır bir dil kullanılmalı, ölçülebilir hedefler ortaya konulmalı, ölçüt sayısı azaltılarak öğretmenin gözlem kalitesi artırılmalıdır" ifadelerini kullanarak Milli Eğitim Bakanlığı’na sistemin yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu. Eğitim paydaşlarının süreci daha sağlıklı yürütebilmesi için bürokratik angaryaların azaltılmasının şart olduğunu vurgulayan Okumuş, 2026 yılı eğitim vizyonunun ancak öğretmenlerin motivasyonu korunarak başarıya ulaşabileceğini bildiren mesajlarla açıklamalarını tamamladı.

İLGİLİ HABERLER