Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından geçtiğimiz ay paylaşılan nüfus verileri, Türkiye’nin demografik yapısındaki değişimi bir kez daha gözler önüne serdi. 86 milyonu aşan toplam nüfusun tam yarısını, yani 43 milyon 32 bin 734’ünü kadınlar oluşturuyor. Ancak bu sayısal eşitlik, iş gücüne katılım oranlarına aynı şekilde yansımıyor. Verilere göre erkeklerde iş gücüne katılım oranı %70 seviyesindeyken, kadınlarda bu oran %34,7’de kalıyor. Uzmanlar, azalan doğum oranları ve yaşlanan nüfusla birlikte, nüfusun yarısını oluşturan kadınların ekonomik sisteme dahil edilmesinin Türkiye’nin geleceği için stratejik bir zorunluluk olduğunu vurguluyor.
Doğum Borçlanmasında "Sigorta Öncesi" Engeli
Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş, mevcut sistemde kadın çalışanların erkek meslektaşları karşısında dezavantajlı olduğu noktaları detaylandırarak "adalet" çağrısında bulundu. Karakaş, erkeklerin askerlik borçlanmasını hiçbir ön şart olmaksızın yapabildiğini, hatta sigorta öncesi yapılan askerliğin emeklilik yaşını öne çektiğini hatırlattı. Ancak kadınlar için durum tam tersi bir işleyişe sahip.
Mevcut mevzuata göre, bir kadının doğum borçlanması yapabilmesi için doğumdan önce mutlaka sigorta girişinin bulunması gerekiyor. Karakaş, "Doğumdan önce sigortalı değilseniz borçlanma hakkınız yok. Bu şart, kadınları erkekler karşısında dezavantajlı kılıyor. Talep net: Doğum borçlanmasındaki 'sigorta öncesi' şartı kalkmalı ve hakkaniyet sağlanmalıdır" ifadelerini kullandı.
Ev Hanımları İçin Bağ-Kur Zorunluluğu ve Prim Yükü
Ev hanımlarına yönelik emeklilik vaatleri ve devlet prim desteği de gündemin üst sıralarında yer alıyor. 2008 yılında yapılan yasal değişikliğe kadar ev hanımlarının SSK üzerinden daha kolay emekli olabildiğini belirten İsa Karakaş, alınan kararla bu grubun tamamen Bağ-Kur kapsamına alındığına dikkat çekti. Bu durum, kadınların 1800 gün daha fazla prim ödemesine neden oluyor.
Ekonomik şartların zorlaştığı 2026 yılında, isteğe bağlı sigorta primlerinin ulaştığı seviye de bir diğer engel olarak öne çıkıyor. Karakaş, "Bugün isteğe bağlı sigorta primi 10.899,90 TL’ye dayandı. Hiçbir geliri olmayan bir kadının bu meblağı ödemesi imkânsız hale gelmiştir. Kadınlar, yıpranma payı ve prim desteği vaadinin ne zaman yasalaşacağını haklı olarak soruyor" dedi. Ayrıca, yurt dışında yaşayan ev hanımlarının Türkiye’ye gelip toplu ödeme ile emekli olabilirken, yurt içindeki kadınların bu haktan mahrum kalması "çifte standart" olarak nitelendiriliyor.
Kamu Çalışanları ve 3600 Ek Gösterge Beklentisi
Sadece ev hanımları veya özel sektör çalışanları değil, kamu sektöründeki kadın çalışanlar da yeni düzenlemeleri bekliyor. Birinci dereceye gelmiş binlerce kadın memurun, emeklilik haklarını tam olarak alabilmek için 3600 ek gösterge düzenlemesini beklediği ve bu nedenle emeklilik dilekçelerini ertelediği bildirildi. Karakaş, kamu istihdamında kadının yerini sağlamlaştırmak için bu tür mali iyileştirmelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini savundu.
Azalan doğum oranları ve yaşlanan nüfus yapısı, kadınların ekonomik sistem içindeki rolünü "hayati bir ehemmiyet" noktasına taşıdı. Karakaş’a göre, kadınların emeklilik hayallerini ağır şartlara bağlamak sadece bireysel bir kayıp değil, toplumsal bir risk oluşturuyor. Sosyal güvenlik sisteminde yapılacak reformların, kadınların beklentilerini karşılayacak şekilde revize edilmesi bekleniyor.