Milyonlarca işçiyi sevindiren haber geldi

Yıllarca güvenlik görevlisi olarak çalışan işçinin imzaladığı tarihsiz dilekçe, mahkeme tarafından gerçek bir istifa belgesi kabul edilmedi. Bölge Adliye Mahkemesi, feshin geçersizliği ve işe iade kararını yerinde buldu.

Yıllarca özel güvenlik görevlisi olarak çalışan M.K.’nin işten çıkarılmasının ardından açtığı işe iade davasında dikkat çeken bir karar verildi. İşveren, iş akdinin çalışanın istifasıyla sona erdiğini savunarak imzalı bir dilekçe sundu. Ancak dilekçede tarih bulunmaması ve metnin başka bir projede çalışmak için ayrılma ifadesi içermesi, istifanın kanıtı olarak yeterli görülmedi.

İşverenin istifa savunması kabul edilmedi

Dosyadaki el yazılı dilekçede, çalışanın “Çalışmış olduğunuz projenizden başka bir projede çalışmak için ayrılıyorum” ifadesini kullandığı belirtildi. Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, belgenin tarihsiz olması nedeniyle ne zaman düzenlendiğinin anlaşılamadığına ve gerçek bir istifa iradesini göstermediğine dikkat çekti.

Mahkeme, iş sözleşmesinin çalışanın istifasıyla sona erdiğini ispat yükünün işverende olduğunu belirtti. İşveren bu iddiasını kanıtlayamayınca, feshin geçersiz olduğu ve işçinin işe iadesine karar verilmesi yerinde bulundu.

İşe başlatılmazsa 57 bin 240 TL tazminat

Kararda, işçinin süresi içinde işe başvurmasına rağmen işveren tarafından işe başlatılmaması hâlinde ödenecek işe başlatmama tazminatı 4 aylık brüt ücret üzerinden 57 bin 240 TL olarak belirlendi. Bu tutar, çalışana kendiliğinden ve hemen ödenecek bir miktar değil; işe iade sürecindeki başvuruya rağmen işverenin işe başlatmaması durumunda gündeme geliyor.

4857 sayılı İş Kanunu’na göre işe başlatmama tazminatı, işçinin en az dört, en fazla sekiz aylık ücreti tutarında belirleniyor. İşe iade kararının ardından işçinin süresi içinde başvurması ve işverenin işe başlatmaması gerekir.

İşe iade kararlarında istifa iddiası nasıl değerlendirilir?

Karar, işverenin sunduğu istifa belgesinin yalnızca imzalı olmasının yeterli görülmeyebileceğini; belgenin tarihi, içeriği ve çalışanın gerçek iradesini yansıtıp yansıtmadığının da değerlendirildiğini gösteriyor. Bu dosyada mahkeme, tarihsiz dilekçeyi işçinin kendi isteğiyle ayrıldığını kanıtlayan geçerli bir belge olarak kabul etmedi.

İLGİLİ HABERLER