Okumuş: Eğitimde Güven, Disiplin ve Dayanışma Şart

Eğitim-Bir-Sen Çorum 1 No'lu Şube Başkanı Fatih Okumuş, sendika tarafından yayımlanan "Güvenli Okul ve Akran Zorbalığı" araştırma raporunu değerlendirerek okullarda güvenli eğitim ortamının tesis edilmesi, öğretmen otoritesinin desteklenmesi ve akran zorbalığıyla kararlılıkla mücadele edilmesi gerektiğini bildirdi. Nitelikli ve sürdürülebilir bir eğitim sistemi için okul, aile ve toplum iş birliğinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Okumuş, öğretmenin sınıftaki etkisinin eğitimin kalitesini doğrudan belirlediğine dikkat çekti.

Eğitim-Bir-Sen Çorum 1 No'lu Şube Başkanı Fatih Okumuş, sendika tarafından yayımlanan "Güvenli Okul ve Akran Zorbalığı" araştırma raporunu değerlendirerek okullarda güvenli eğitim ortamının tesis edilmesi, öğretmen otoritesinin desteklenmesi ve akran zorbalığıyla kararlılıkla mücadele edilmesi gerektiğini bildirdi.
Nitelikli ve sürdürülebilir bir eğitim sistemi için okul, aile ve toplum iş birliğinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Okumuş, öğretmenin sınıftaki etkisinin eğitimin kalitesini doğrudan belirlediğine dikkat çekti. Araştırmanın çarpıcı verilerini kamuoyuyla paylaşan Okumuş, öğretmenlerin yüzde 90,7'sinin mesleğe başladıkları ilk döneme kıyasla sınıf içi otoritelerinin zayıfladığını düşündüğünü, buna karşın öğrencilerin yüzde 71,8'i ile velilerin yüzde 86'sının öğretmenin sınıfta disiplinli bir tutum sergilemesini gerekli bulduğunu aktardı. Sağlıklı bir eğitim ortamı için disiplinin yalnızca bir kural meselesi olmadığını belirten Okumuş, öğretmenlerin mesleki saygınlığının korunmasının ve karşılıklı güven bağlarının güçlendirilmesinin elzem olduğunu kaydetti.
Raporda öne çıkan akran zorbalığı sorununa da değinen Okumuş, öğrencilerin maruz kaldığı hakaret, alay etme ve sosyal dışlanma gibi davranışların hassasiyetle ele alınması gerektiğini söyledi. Verilere göre öğrencilerin yüzde 18,1'inin ayda bir-iki kez, yüzde 10,5'inin haftada bir-iki kez, yüzde 10,2'sinin ise hemen her gün hakaret veya alaya maruz kaldığını belirten Okumuş; zorbalığın sadece fiziksel olmadığını, lakap takma, dışlama ve dijital hedef gösterme gibi psikolojik şiddet türlerinin çocukların okul aidiyetini zedelediğini dile getirdi.
Güvenli okul inşasının yalnızca eğitimcilerin çabasıyla sağlanamayacağını, ailelerin ve toplumun tüm kesimlerinin sürece aktif katkı sunması gerektiğini ifade eden Okumuş, şunları söyledi: 
“Güvenli okul; çocuklarımızın korkmadan, merakla öğrenebildiği, öğretmenlerimizin mesleklerini huzur ve şevkle yapabildiği, herkesin kendisini değerli hissettiği bir iklimdir. Disiplin ile güveni, hak ve sorumluluk bilinciyle dayanışmayı hep birlikte güçlendirmeliyiz. Eğitimde gerçek başarı, yalnızca akademik sonuçlarla değil, çocuklarımızın okullarımızda ne kadar huzurlu ve güvende hissettikleriyle ölçülür.” 
 

İLGİLİ HABERLER