Ramazan ayının sadece aç kalmak değil aynı zamanda durmak, düşünmek ve dengeyi hatırlamak anlamına geldiğini ifade eden Erol Afacan, günlük hayatın koşturmacası içinde ihmal edilen bedenin bu ayda daha yakından dinlenebileceğini söyledi. Bu farkındalığın doğru bilgiyle desteklenmediğinde riskli sonuçlar doğurabileceğine işaret eden Afacan, iyi niyetli çabaların sağlığı tehdit etmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Oruç tutarken ilaçların ertelenmesinin, tamamen bırakılmasının veya sahur ile iftara sıkıştırılmasının yanlış olduğunu dile getiren Afacan, her ilacın bir zamanı ve her hastalığın kendine özgü bir dengesi olduğunu hatırlattı. İlacın niyetle değil bilim, plan ve düzenle kullanıldığında şifa olacağını kaydeden Afacan, bu dengenin bozulması durumunda ibadetin huzurunun yerini endişeye bırakabileceğini aktardı.
Ramazan ayı boyunca eczanelerde en sık karşılaşılan sorunun ilaç kullanımıyla ilgili olduğunu belirten Erol Afacan, bu durumun toplumun doğru yerde durduğunu gösterdiğini ancak cevabın kişiye özel olduğunu ifade etti. Yanıtın hastanın durumuna ve kullandığı ilaca göre değişeceğine işaret eden Afacan, sürecin mutlaka hekim görüşüyle şekillenmesi gerektiğini bildirdi.
Oruç ibadetinin kişiyi zorlayarak değil sağlığını koruyarak ve sorumluluk alarak yerine getirildiğinde anlam kazandığını vurgulayan Afacan, dinin de aklı ve bedeni korumayı esas aldığını söyledi. Sağlığı riske atarak tutulan bir orucun ne bedene ne de ruha gerçek anlamda fayda sağlamayacağını belirten Afacan, Ramazan’ın bir sınav değil sağlıklı alışkanlıklar kazanmak için bir fırsat olarak görülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Eczacıların sadece ilaç veren değil aynı zamanda yol gösteren birer sağlık danışmanı olduğunu hatırlatan Afacan, bilinçli toplumun sağlıklı toplum anlamına geldiğini ifade ederek tüm vatandaşlara sağlıklı ve huzurlu bir Ramazan diledi.