‘Çiftçinin Alın Teri Enflasyona ve Mazota Ezdiriliyor’

Yeniden Refah Partisi Çorum Merkez İlçe Başkanı Av. Muhammed Emin Zorlu, hububat alım fiyatlarının çiftçinin masrafını ve emeğini karşılamaktan uzak olduğunu belirterek, “Çiftçi üretemezse şehir doymaz, pazar ucuzlamaz, ülke kazanamaz” dedi. Zorlu, “Gelinen noktada birçok çiftçi artık ekim yapmaktan vazgeçmiş durumdadır. Çünkü çiftçi ektiği üründen kazanamamakta, zarar edeceğini bile bile toprağa tohum atmak zorunda bırakılmaktadır” ifadesini kullandı.

Yeniden Refah Partisi Çorum Merkez İlçe Başkanı Av. Muhammed Emin Zorlu, hububat alım fiyatlarının çiftçinin masrafını ve emeğini karşılamaktan uzak olduğunu belirterek, “Çiftçi üretemezse şehir doymaz, pazar ucuzlamaz, ülke kazanamaz” dedi.
Zorlu, “Gelinen noktada birçok çiftçi artık ekim yapmaktan vazgeçmiş durumdadır. Çünkü çiftçi ektiği üründen kazanamamakta, zarar edeceğini bile bile toprağa tohum atmak zorunda bırakılmaktadır” ifadesini kullandı.


Muhammed Emin Zorlu’nun basın açıklaması şu şekilde:
“Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatları, üreticimizin içinde bulunduğu ağır ekonomik tabloyu karşılamaktan uzaktır. 2026 yılı için buğday alım fiyatının 16.500 TL/ton, arpa alım fiyatının ise 12.750 TL/ton olarak açıklanması, ilk bakışta bir artış gibi görünse de mazot, gübre, tohum, ilaç, işçilik ve nakliye giderleri karşısında çiftçimizin emeğini koruyan bir seviye değildir. 2025 yılından 2026 yılına buğday fiyatındaki artış yaklaşık yüzde 22, arpa fiyatındaki artış ise yaklaşık yüzde 16 seviyesinde kalırken, aynı dönemde motorin fiyatlarındaki artışın yaklaşık yüzde 40’lara yaklaşması, açıklanan fiyatların üreticinin maliyet gerçekliğinden uzak olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Bugün çiftçi, toprağını işlemek için daha tarlasına girmeden borçlanmak zorunda kalmaktadır. Mazotun litresi, gübrenin çuvalı, tohumun torbası, ilacın kutusu her geçen gün artarken; hasat zamanı geldiğinde çiftçiye verilen fiyat, bu maliyetlerin gerisinde kalmaktadır. Bu tablo, çiftçinin alın terinin ve emeğinin sistemli biçimde değersizleştirilmesi anlamına gelmektedir. Üretici aylarca emek vermekte, borçlanmakta, risk almakta, kuraklıkla, afetle, piyasa belirsizliğiyle mücadele etmekte; ancak ürününü satacağı gün geldiğinde emeğinin karşılığını alamamaktadır.
Gelinen noktada birçok çiftçi artık ekim yapmaktan vazgeçmiş durumdadır. Çünkü çiftçi ektiği üründen kazanamamakta, zarar edeceğini bile bile toprağa tohum atmak zorunda bırakılmaktadır. Üreticinin tarladan uzaklaşması yalnızca çiftçinin kişisel ekonomik sorunu değildir; bu durum aynı zamanda ülkemizin gıda güvenliği, tarımsal üretim kapasitesi ve kırsal hayatın devamlılığı bakımından ciddi bir tehlikedir. Bugün çiftçiyi desteklemeyen, yarın tüketiciyi de yüksek gıda fiyatlarıyla karşı karşıya bırakacaktır.
Bu nedenle açıklanan hububat alım fiyatları yeniden değerlendirilmelidir. Çiftçinin emeği enflasyona, mazota ve piyasa şartlarına ezdirilmemelidir. Tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için alım fiyatları belirlenirken yalnızca nominal artışlara değil, gerçek üretim maliyetlerine ve çiftçinin geçim şartlarına bakılmalıdır. Çiftçi üretemezse şehir doymaz, pazar ucuzlamaz, ülke kazanamaz. Bugün yapılması gereken, çiftçinin alın terine sahip çıkmak, üreticiyi toprağından koparmamak ve tarımı yeniden kârlı, güvenli ve sürdürülebilir hâle getirmektir." 
 

İLGİLİ HABERLER