‘Tarım Ülkenin Geleceğidir, Çiftçiyi Korumak Zorundayız’

Yeni Parti Çorum İl Genel Meclisi Üyesi Ömer Boyraz, Türkiye’de çiftçilik yapmanın her geçen gün biraz daha zorlaştığının altını çizerek, çiftçinin pahalıya maledip ucuza satmak zorunda kaldığını söyledi. Ömer Boyraz, “Mazot, gübre, tohum ve diğer girdi maliyetlerini çiftçinin taşıyabileceği seviyeye çekmeliyiz. Üreticinin ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kalmayacağı bir fiyat politikası oluşturmalıyız” dedi.

Yeni Parti Çorum İl Genel Meclisi Üyesi Ömer Boyraz, Türkiye’de çiftçilik yapmanın her geçen gün biraz daha zorlaştığının altını çizerek, çiftçinin pahalıya maledip ucuza satmak zorunda kaldığını söyledi.
Ömer Boyraz, “Mazot, gübre, tohum ve diğer girdi maliyetlerini çiftçinin taşıyabileceği seviyeye çekmeliyiz. Üreticinin ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kalmayacağı bir fiyat politikası oluşturmalıyız” dedi.
İl Genel Meclisi Toplantısında gündem dışı söz alarak bir konuşma yapan Ömer Boyraz, üreticilerin sorunlarını, tarım politikasındaki yanlışlıkları gündeme getirerek, ülkemizin geleceği tarıma sahip çıkmamız gerektiğini vurguladı.
Boyraz, “Hem çiftçinin kazanamadığı hem vatandaşın pahalıya tükettiği bir sistem sürdürülemez” ifadesini kullandı.
Ömer Boyraz, konuşmasında şu konulara değindi:
“Çiftçi tarlasını ekmek için borçlanıyor, ürününü yetiştirmek için borçlanıyor, hasat zamanı geldiğinde borcunu ödeyebilmek için yine borçlanıyor. Uygulanan yanlış tarım politikaları, üreticiyi borçtan kurtarmıyor. Bugün bir litre mazot 100 lirayı bulmuş, bir torba gübre 2.500 TL’yi bulmuş. Ama bunun karşılığında çiftçi 11-12 liraya arpa, 14-15 liraya buğday satmak zorunda kalıyor.
Çiftçinin maliyetini artırıp ürününü ucuza satmasını bekleyemezsiniz.
Çiftçimiz geçen yıl 10 TL’ye maliyetli soğanı 4-5 TL’ye satmak zorunda kaldı. Çiftçimiz patatesi tarlada bıraktı, hiç satamadan tarlada bekletti. Tarlada binlerce ton ürün heba oldu. En sonunda da çiftçimizin ürettiği mahsul hayvanlara yem oldu.
Bu sene ise soğan ve patateste, turfanda döneminde 35 TL gibi bir fiyat varken, perakende fiyatları 70-80 liraları gördü. Bunun üzerine yüzde 49 olan gümrük vergisi yüzde 5’lere düşürülüp ithalatın önü açıldı. Türk çiftçisi zarar etti.
Düşürülen gümrük vergisi, fiyatların düşmesini sağlamadı.
Patates, soğan 30 Ağustos’a kadar üreticimizde 16-17 liralara kadar düşmüşken ithalat süresi 30 Ocak 2027’ye kadar uzatıldı. Çiftçimizin umudu yine tükenmiş oldu.
İthalatla çiftçinin sorunu çözülmez. Çiftçinin üretmesini sağlayarak bu sorunu çözebiliriz. Önceden 1 kilo buğday satılıp 1 litre mazot alınırken, şimdi 6 kilo buğdayla 1 litre mazot alınabiliyor. Çiftçi kazandığı parayla gelecek yılın tohumunu, gübresini ve mazotunu alamaz hale geliyor. Hem çiftçinin kazanamadığı hem vatandaşın pahalıya tükettiği bir sistem sürdürülemez.
Arpa hayvancılığın yemidir. Buğday ekmeğimizdir. Çeltik soframızdaki pirincin kaynağıdır. Çiftçiyi korumak, milletin sofrasını korumaktır. Üreticiyi ayakta tutmak, Türkiye’nin geleceğini ayakta tutmaktır. Çünkü çiftçi üretmezse sadece çiftçi kaybetmez. Millet kaybeder. Türkiye kaybeder. Soframız kaybeder.
Bu nedenle çiftçimizin sorunlarına artık günü kurtaran değil, üretimi sürdürülebilir hale getiren çözümler üretmek zorundayız. Çiftçinin borcunu büyütmek yerine üretimin önünü açmalıyız.
Mazot, gübre, tohum ve diğer girdi maliyetlerini çiftçinin taşıyabileceği seviyeye çekmeliyiz. Üreticinin ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kalmayacağı bir fiyat politikası oluşturmalıyız. İthalatla değil, yerli üretimle çözüm üretmeliyiz. Çünkü çiftçi bizim borçlu insanımız değil, ülkenin üretim gücüdür. Çiftçiyi borç içinde bırakmayalım. Çiftçiyi koruyalım, üretimi koruyalım, milletin sofrasını koruyalım.
Sayın Başkan, değerli meclis üyeleri; Bugün çiftçinin bankalara, Tarım Kredi Kooperatiflerine, gübre bayisine, mazot aldığı istasyona borcu var. Bir borcu kapatmak için başka bir borca sarılıyor. Faiz işliyor, borç büyüyor, çiftçinin emeği her geçen gün daha da değersizleşiyor.
Buradan açıkça çağrıda bulunuyorum: Çiftçinin bankalara ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları yeniden yapılandırılmalıdır. Geçmiş dönem faizleri silinmeli, ana para uzun vadeye yayılmalı ve çiftçinin ödeme gücüne uygun, ödenebilir taksitlere bölünmelidir. Çünkü çiftçinin borcunu ödeyemediği için traktörünü elinden alarak tarımı kurtaramazsınız!
Çiftçinin yaşadığı kriz yalnızca çiftçinin sorunu değildir. Çiftçi üretmezse buğdayı, arpayı, patatesi, sebzeyi, pirinci nereden bulacağız? Çiftçimizi üzmeyin, yiyecek içecek bulamazsınız. Üzülürsünüz. Her şeyi ithal ederek bu ülkenin geleceğini güvence altına alabilir miyiz?” 
 

İLGİLİ HABERLER