Çorum KAPALI -3°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

ETİK KURALLARA NEDEN İHTİYAÇ DUYUYORUZ?

ETİK KURALLARA NEDEN İHTİYAÇ DUYUYORUZ?

Günlük yaşamımızda çeşitli örneklerini gördüğümüz ya da tarafı olduğumuz davranışları çokta düşünmeden kabulleniyoruz. Sorgulamak, deneyimlerimizi paylaşmak, düzeltilmesi için çabalamak yazık ki pek azımızın benimsediği bir davranış biçimi. Oysa iyi bir yurttaş olmanın ön koşulu güzellikleri takdir edip yüceltirken, yanlışların düzeltilmesi için çözüm üretmek, doğruların oluşması için kişisel olarak ta sorumluluk yüklenerek, doğrular uğruna emek vermek.
Basitçe sokakta, alışveriş sırasında ya da iş ortamımızda etrafımızla ne kadar ilgiliyiz? Başkalarında kınadıklarımızı yapmaktan ne kadar kaçınmaktayız. Ya da kınanması gereken davranışları hak ettiği biçimde kınıyor, düzeltilmesi için gereğini yapıyor muyuz?
Biz dürüst davranıyorsak kişisel olarak rahatlayıp, gönül rahatlığıyla uykuya geçebiliriz diye düşünüyor çoğumuz. Hiç düşünmediğimiz şey ise kişisel olarak doğruları yapıyor olsak bile eğer çevremizdeki yanlışlara müdahale etmiyorsak etik davrandığımızı iddia edemeyeceğimiz gerçeği.
Etik; en genelde doğru davranışlarda bulunmak, doğru bir insan olmak ve toplumu bir arada tutan değerler hakkında düşünme pratiği olarak tarif edilmekte. Etik terimi bazı yazınlarda Yunanca “kişilik, karakter” anlamına gelen, bazılarında ise “töre” anlamını taşıdığı söylenen “ethos” sözcüğünden türemiştir. Her ne kadar birbirlerinin yerine kullanılsalar da etik ahlaktan daha geniş kapsamlı felsefi bir kavram olarak değerlendirilebilir.
Bu hali ile etik; bireylerin birbirlerin ve toplumsal kurumlara güvenini sağlayarak bir arada tutan değerler bütünü olarak da tanımlanabilir. Bu noktadan bakıldığında etik değer ve ilkelerin bir toplumdaki tüm bireyler ve kurumlarca sahiplenilmesi ve uygulanmasının yaygınlaşması toplumsal yabancılaşmayı ortadan kaldırırken, etik değerlerden sapıldığına ilişkin kanıların varlığı ise tam tersine toplumsal kurumlara olan güveni sarsarak istenmeyen bireysel davranışların yaygınlaşarak toplum düzeninin zedelenmesi anlamını taşıyabilmektedir.
İşte tam da bu noktada etik kuralları sadece bireysel bir davranış biçimi olarak değil, özünde toplumun tümünü son derece yakından ilgilendiren ve bireysel tutum ve davranışların ötesinde toplumsal sorumlulukları da bireylere yükleyen bir kavram olarak tanımlanmalıdır.
Zor zamanları yaşamakta olduğumuz şu günlerde etik değerlerin korunması her zamankinden daha çok öne çıkmakta. Bireyler olarak törelerimizde yer alan yardımlaşma, karşılıklı sevgi ve saygının korunması, diğerlerinin haklarını da gözeterek kendi sınırlarımızın başkalarının haklarını ihlal etmeyecek biçimde oluşturulması gibi değerler bu günlerde çok daha önem kazanıyor.
Kuşkusuz bireylerin etik davranış kurallarını sahiplenmesi tek başına yetmez. Hizmet ettiği bireylerden oluşan toplumla doğrudan ilişki kuran kurumları da ortak ihtiyaçların saptanması, çözümlerin oluşturulması, kamu mal ve hizmetlerin eşit ve adil bir biçimde kullanmasının temini noktasında kilit öneme sahiptir. Kurumlarımızda görev üstlenenlerin görevlerinin ifası sırasında etik değerlerden sapması veya sapıldığına ilişkin algının yaygınlaşması toplumda sadece bu değeri zedeleyen kişiler nezdinde değil hem o kuruma ve giderek bağlı veya ilişkili olunan diğer kurumlar nezdinde de saygınlık ve güven zedelenmesine yol açacak güçtedir.
Zira yolsuzluk ve diğer etik ihlaller her ne şekilde olursa olsun demokratik değerlere ve devletin işlevlerine karşı en büyük bir tehdidi oluşturmaktadır.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

TAŞIT KLİMA SİSTEMLERİ YENİ KORONA VİRÜSÜN YAYILMASINI TEŞVİK EDEBİLİR

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Don`t copy text!