• Çorum 9° PARÇALI AZ BULUTLU
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • VİDEO GALERİ
  • FOTO GALERİ

Her Anne – Baba Bir Öğretmendir…

Her Anne – Baba Bir Öğretmendir…

Ne umutlarla ne zorluklarla kazandığımız öğretmenlik mesleğinin günden güne değer kaybettiğine tanık olmak oldukça üzüyor beni.Nereden nereye diye düşünmekten alı koyamıyorum kendimi.Eskiden anaç , çilekeş , hoşgörülüydü öğretmenler.Belki de öğrencilerin saygısı ,öğretmene verdikleri değer pekiştiriyordu bunu.Oysa şimdi öyle hoyrat tavırlı öğrenciler var ki etrafta hangi amaçla bu mesleği neden yaptığını sorgulatıyor insana.
‘’Bizim zamanımızda ‘’diye,  bir klişe ile başlamak istemezdim ama  eskiler haklı gerçekten. Eskiden bir öğretmenin öğrencisine selam verip hal hatır sorması bile büyük bir heyecan yaratırdı. Oysa şimdi yozlaşmış sevgiler yapmacık tavırlar hakim öğrenci-öğretmen ilişkisinde.Hep bir çıkar ilişkisi sarmış etrafı..Öğrencilerde bir şeyler öğrenmek gayesinden çok nasıl popüler  olurum düşüncesi var.Aynı popüler olma amacı öğretmenlerde de var ne yazık ki.En sevilen en ilgi gören olma çabası hakim günümüz insanında. Anneni mi daha çok seviyosun yoksa babanı mı diye sormak kadar saçmadır öğrenciye hangi öğretmeni daha çok sevdiğini sormak. Samimiyetini değerlendirebilir ama sevgisinin hesabını soramayız.
Belki popüler kültür belki sosyal medyanın hayatımızdaki yeridir bu sonucu doğuran.Daha da derine inersek yalnız kalma korkusu boy gösterir uzaktan.Sıfat ve unvanlarımızın bir önemi yoktur bu insani korku karşısında.Yıllarca bu unvanlar için uğraşsak da sonunda hep aynı endişeler sarar dört bir yanımızı.Doğunun bir kasabasında ya da batının merkezinde ,  koordinatların bir önemi yoktur aslında. Bir köy okulundaki çocuğun gözündeki öğretmen kavramıyla – özel okuldaki bir çocuğun öğretmen kavramı farklılık gösteriyorsa eğer – orada ailenin de etkisi vardır.
Öğretmenlik mesleğinin zorluklarından bahsetmek değil derdim ; sadece birkaç şeyin farkına varılmasını isterim.
Bugünün Öğrencileri – yarının öğretmenleri – doktorları – vatandaşları olacak. Ve yeni gelen nesille aramızdaki fark her geçen gün daha da artmakta. Oyun çağındaki çocuklar teknoloji düşkünü oldu ve henüz 3 yaşındaki bir çocuğun eline herhangi bir tablet ya da telefon verdiğinizde – hiçbir şey bilmesine gerek kalmadan istediği oyunu saniyeler içinde açabiliyor – ya da istediği videoya ulaşabiliyor. Okuma – yazma bilmesine de gerek kalmadı – ekranlardan ya da reklamlardan gördüğü Şeyler bile yeterince etkili olabiliyor çocuğun hayal dünyasında. Öğretmenler bu durumu kontrol edebilir mi peki?
Cevabınızı duyar gibiyim.

Şimdi gelelim o kritik noktaya – çocuklarımız ilerde daha da vasıflı ve yetenekli bireyler olarak karşımıza çıkacak. Eğer biz kendimizi geliştirmeye devam etmezsek – hayatın koşuşturmacası içinde takılıp kalırsak onlar için yetersiz olduğumuzu düşünecekler – ve yeni öğrenme modeli olan teknolojiyi hedef alacaklar. Oradaki bilgilerin çoğunun da maalesef ki doğruluğu kanıtlanabilir olmayacak.
Eğitim yaşam boyu devam eden bir süreçtir ve yalnızca okulla – öğretmenle işlemez – aile ve sosyal çevrenin de çok büyük etkisi vardır. Bu sebepten her anne – baba aslında çocuğunun ilk öğretmenidir.
İş sadece çocuklarımızı okula göndererek değil – onlara teknolojik ve sosyal anlamda da eğitim imkanı sağlamak ve onlarla büyümeye devam etmektir. Hayatı Farkettirmektir askında. Eğer siz bir çocuğa toplu taşıma aracında hamile birine yer vermesi gerektiği farkındalığını öğretebilirseniz çocuk mutlaka o davranışı kazanacaktır ilerde. İşte o zaman da istenilen topluma – örnek vatandaş bilincine ve çağımızın günümüzün yaratmak istediği
“” bilinçli öğrenci “” “” uluslarası vatandaş” kimliği kazanacaktır.

Unutmayın ; her anne – baba en güzel öğretmendir çocuklarımıza…

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0
Yazarlar
Video
Galeri
Kesin Karar Gazetesi'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Kesin Karar Gazetesi'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

Don`t copy text!