• Çorum 17° HAFİF YAĞMUR
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • HABER GÖNDER

  • VİDEO GALERİ
  • FOTO GALERİ

İnsanlar ve Hayalleri

İnsanlar ve Hayalleri
Hayal kurmak insan olmanın en önemli unsuru. Önce hayal ederiz. Gerçek hayatta olmasını istediğimiz şeyleri ne kadar çok düşünürsek onları duygusal olarak sahiplenmemiz, varmış gibi hissetmemiz de o kadar kolaylaşır. Hayal kurmak güzeldir. Bir süreliğine de olsa dertten tasadan uzaklaşır, mutlu oluruz…
Hayallerimizin ne kadarı gerçekleşir? Ya da gerçekleşme olasılığı nedir? Eğer bunun oransal değerini matematiğe göre düşünseydik; kurduğumuz hayal ve bizdeki var olan maddi, manevi potansiyelin çarpımı kadardır, diyebiliriz. Elde ne varsa o kadarı bizimdir.
Bir de hayalleri pazarlayan hayal tüccarları vardır. Önce kendileri söyledikleri hayalden ibaret olan şeylere inanırlar, sonra da seni inandırırlar. Onlar tatlı dillidir, ikna kabiliyetleri yüksektir. Bu rüya sen uyanmak isteyene kadar sürer gider. Uyandığında ise gerçeğin acı tadını hissedersin. Bu oyuna nasıl geldim diyerek kendi kendine kızarsın. O kadar çok kırılmışsındır ki bir daha hayal kurmak istemezsin… Onlar aynı zamanda hayallerinin enerjisini emen vampirlerdir. Bu kadar sözden sonra okurlarımız şöyle düşünebilir; Esra Hanım bir hayal kurdu ve olmadı mı? O nedenle mi bunları yazıyor!.. Burada anlatmak istediğim genellemeler üzerinden ben değil biz düşüncesidir. Bu toplumsal sorunla mesleğim gereği çok sık karşılaşmaktayım. Bir arkeolog ve sanat tarihi araştırmacısı olarak yaptığım işte boş hayallerin kötü sonuçlarını içeren birçok farklı örneği görmek beni üzüyor. Bu nedenle sizlerle bu hafta definecilik üzerine sohbet etmek istiyorum. Maalesef son zamanlarda define bulmak isteyen kişi sayısında artış olduğunu görüyorum. İnternette Google üzerinden tarama yaptığınızda define aramak isteyenlere danışmanlık yapanları mı ararsınız, yöntemler, kullanılan araç gereçler v.s. birçok bilgiye ulaşırsınız. Her iki kelimenin altında ise ağzı açık sandıklar içerisinde çil çil altınlar ile dolu olan Karun misali hazine görselleri vardır. Definecilerin bu durumu ile avcılık hikâyeleri birbirine benzer. Nehirde küçük bir balık tutmuşsunuzdur, ancak anlatırken bu balık kocaman bir balığa dönüşmüştür. Her anlatışta balığın ebadı büyür ve devleşir. Benim güzel Anadolu insanım da bu sitelerde gezerken bilinçaltına ekilen bu subliminal mesajlarla kolay yoldan zengin olma hayalleri zirve yapar.
Katılmış olduğum kazılar sırasında ne yaptığımızı merak eden insan sayısı oldukça fazladır. Eğer kazı alanı şehir içinde bir yer ise bu ziyaretçilerin sayısı da doğal olarak fazlalaşıyor. Öğrencilik yıllarımda katıldığım bir kazı esnasında yanımıza gelen bir adam kazdığımız alan ile ilgili olarak daha önce olmuş bazı olayları nakletmişti. Bizi kazdığımız yere yıllar önce gelen iki adam bunu anlatmış. Kazı alanın içerisindeki büyük ağacı parmağıyla işaret ederek “işte o ağacın altında büyük bir hazine var olduğunu o adamlar bize anlattı, ellerindeki kitaplarda bu yazıyı okuyup, buraya bu nedenle gelmişler” dedi. Anlattığı olay bana o kadar cazip gelmişti ki, adam yanımızdan uzaklaşınca heyecanla “bu ağacın altını kazacak mısınız?” diye hocama sordum. Hocam ise anlatılar karşısında hiç tavrını bozmadan “hayır” demişti. Hayal kırıklığı içerisinde “neden” diye sorduğum da “Biz böyle masalları daha önce de dinledik. Hiçbir şey çıkmadığını da gördük” diye cevapladı. Ancak bu cevabı beni tatmin etmemişti. Kazı devam ediyordu. Kısıtlı kazı bütçemiz vardı ve kazıyı sürdürmek için gelen parayı idareli kullanmak durumundaydık. Bu nedenle yemeklerimizi derme çatma inşa edilmiş bir şantiye yemekhanesinde kazı alanının yakınındaki otel inşaatında çalışan işçiler ile beraber yiyorduk. Bazen aynı masaya oturuyor, bize sorular soruyor ve sohbette ediyorduk. Uzun süren kazı sezonu nedeniyle birbirimizi tanır olmuştuk. Bir gün orada çalışan işçilerden birisi yanıma gelerek kazı alanının hemen biraz yukarısında bulanan bir alanda bir mezar odası gördüğünü anlattı. Hocam orada yoktu ve ben çok yakınımızda olan bu yeri görmek için sabırsızlanıyordum. İşçi yola düştü, ben de arkasından yürüyordum. Birkaç kez ona “yakın demiştiniz bu yer nerede?” diye sordum. Neredeyse bir kilometre yürümüştük. Her sorduğumda “biraz ileride” diye cevap veriyordu. Son soruşumdaki ısrarlı ve kararlılık dolu sert ses tonum üzerine durdu ve yan tarafta bulunan tarlayı göstererek “burası” diye cevapladı. Gösterdiği yere baktım sarı sarı buğday başaklarının hemen gerisinde beyaz badanalı bir köy evi vardı. Tarlayı gözlerimle hızlı bir şekilde taradım. Ancak tarlada adamın anlattığı merdivenli girişi olan mermerden yapılmış mezar yapısını göremiyordum. “Hani nerede dediğiniz yapı? Burada mezar falan yok” dediğimde “ben gördüğüm de açıktı, galiba kapatmışlar” diye cevapladı. Galiba o hayal dünyasında orada böyle bir mezar olduğun düşlemişti ve onu gördüğünü sanmıştı. Aksi takdirde olmayan bu yeri gerçek bir yer gibi tasvir etmesi imkânsızdı. Öğrencilik yıllarımın ardından uzun yıllar geçti. Artık bu işi mesleğim olarak yapıyorum. Bir hoca olarak vatandaşımızın gerek merakını gidermek, gerekse de farkındalık yaratmak anlamında tüm sorularına cevap vermeye çalışıyorum. Ancak bazen gelen sorulardan bazılarında merak olmadığı, altında yatan farklı amaçlar olduğunu fark ediyor ve o zaman da o kişiye söylemiyor gibi yaparak gerekli nasihatleri sıralıyorum. Özellikle bu definecilik hikâyelerinin gerçeği yansıtmadığını, inanmamaları gerektiğini söylüyorum. Her yıl kaya anıtları içine altın konuldu sanılarak defineciler tarafından patlatılıyor. Isı ve basınç altında şekillenen bu kayaçların içinde altın olabileceğini hangi akılla düşünüyorlar? Bilemiyorum!.. Bildiğim bir şey var. O da güzelim kaya anıtları yok oluyor. Ülkemin kültürel mirası yok oluyor. Bu izinsiz kazıları yapmanın cezasının iki yıl hapis olduğu, mahkeme giderleri, avukatlık ücretleri derken de yüklü bir fatura da ödemeleri gerektiğini belirtiyorum. Ayrıca bu izinsiz kazıları yaparken düşerek veya metan gazı soluyarak ölen birçok kişi olduğunu söylüyorum. Yani bu hayalin maliyeti çok pahallı ve bazen de hayatına mal olabiliyor. Değer mi buna? Bu sahte hayal dünyasından çıkmalı ve gerçekleri görmelisiniz. Hayat kutsal hazine avcıları ya da Mumya filminde ki gibi değil. Böyle sihirli, macera dolu hazineler sizi beklemiyor. Bilinçsiz olarak açılan bu define çukurları ise devletimizin sahip olduğu kültürel mirası tahrip ediyor. Burada her hafta bu yazıları yazma amacım da kültürel mirasın korunması anlamında farkındalığı yaratabilmek. Bu yazıyı okuyanların da çevrelerinde bulunan bu işlere meraklı olanlara anlatmalarının bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum. Haftanızın helal rızık ve bol kazançlı geçmesi dileğiyle.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0
sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
8.771.665

VAKA

8.297.550

İYİLEŞME

76.593

ÖLÜM

474.115

AKTİF VAKA

sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
262.203.422

VAKA

131.473.367

İYİLEŞME

5.207.764

ÖLÜM

130.730.055

AKTİF VAKA

Yazarlar
Video
Galeri
ankara escort
sex porno porno film porno seyret sex video porno izle porno sex sex izle bodrum escort sex hikaye

istanbul escort

manavgat escort manavgat escort bayan belek escort manavgat escort

Kesin Karar Gazetesi'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Kesin Karar Gazetesi'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

Don`t copy text!