• Çorum 33° AÇIK
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • HABER GÖNDER

  • VİDEO GALERİ
  • FOTO GALERİ

‘Kadını Korumak, Devletin Görevidir’

‘Kadını Korumak, Devletin Görevidir’

Çorum Barosu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü münasebetiyle bir basın toplantısı düzenledi.

Dün Baro binasında gerçekleştirilen toplantıya, Çorum Barosu Başkanı Av. Altan Akpınar, Çorum Barosu Kadın Komisyonu Üyesi Aytan Yılmaz Çetin ile yönetim kurulu üyeleri katıldı.

Toplantıda Çorum Barosu Başkanı Av. Altan Akpınar ile Çorum Barosu Kadın Komisyonu Üyesi Aytan Yılmaz Çetin birer konuşma yaptı.

Toplantıda konuşan Çorum Barosu Av. Altan Akpınar, “İnsana yönelik şiddetin son bulduğu, barış, huzur ve adalet dolu günler geçirmeyi diliyorum” dedi. Akpınar, “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü, 1999 yılında kadına yönelik şiddete karşı toplumda farkındalık yaratmak amacıyla BM Genel Kurulu kararı ile ilan edilen günü anmak amacı ile ve farkındalık yaratmak görevini yerine getirmek için buradayız. BM Genel Kurulu 1999 yılında 25 Kasım’ı kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele günü olarak ilan etmiştir. Nedeni 1960 yılında Dominik Cumhuriyetinde meydana gelen bir olaya dayanmaktadır. Ülkeyi diktatörlükle yöneten Rafael Trujillo’ ya karşıtlığı ile bilinen Mirabal Kardeşler adlı üç kız kardeş, diktatörün “Ülkede 2 tehlike var ‘Kilise ve Mirabal Kardeşler’ şeklinde yaptığı açıklama üzerine tecavüz edilerek öldürüldüler. Bu olay üzerine 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü olarak kabul edilmiştir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk diyor ki, ‘İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Kabil midir bu kitlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kitlenin bütünü ilerleyebilsin. Mümkün mü dür bir cinsin yarısı toprağa bağlı kaldıkça, öteki yarısı ilerleyebilsin’ Kadına, erkeğe, çocuğa, insana yönelik şiddetin son bulduğu, barış, huzur ve adalet dolu günler geçirmeyi diliyorum” şeklinde konuştu.

“KADINA YÖNELİK ŞİDDETE HAYIR

Akpınar’ın konuşmasının ardından Çorum Barosu Kadın Komisyonu Üyesi Aytan Yılmaz Çetin de bir konuşma yaptı. Kadınların son günlerde haklarını kaybettiklerine dikkat çeken Çetin, “Kadının maruz kaldığı şiddeti nasıl hak ettiğini anlatmak üzere kurulmuş olan eşitsiz, adaletsiz, cinsiyet körü sistem varlığını sürdürdüğü ve kadına yönelik ayrımcılığın sona ermesi için gereken önlemler alınmadığı sürece de cinayetler ve kadına yönelik şiddet sürecektir” diye konuştu.

Çetin konuşmasını şöyle sürdürdü:

Kadınlara şiddet uygulanması bir insan hakkı ihlalidir. Demokrasinin yolu cinsiyet eşitliğinden geçer. Kadınların şiddet yaşadığı, hak ve fırsat eşitliğinden yararlanamadığı toplumlarda kalkınmadan söz edilemez.

5 Kasım 1960’ta diktatörlüğe karşı mücadele eden üç kadının (Mibarel kardeşler ) tecavüz edilerek vahşice öldürülmesinin ardından 1999 da 25 Kasım tarihi Birleşmiş Milletler tarafından “ Uluslararası Kadına Karşı Şiddete Hayır Günü “ olarak ilan edildi.

Peki aradan geçen onca zamandan sonra ne değişti?

Kadınlar hala hayatlarının her alanında şiddete maruz kalıyor, ölüm ve şiddet gerekçeleri farklı görülmekle birlikte, kadınların pek çoğu sadece kadın oldukları için ve kendilerine tanınan cinsiyet rollerinin dışına çıktıkları için öldürüldüler. Kadının maruz kaldığı şiddeti nasıl hak ettiğini anlatmak üzere kurulmuş olan eşitsiz, adaletsiz, cinsiyet körü sistem varlığını sürdürdüğü ve kadına yönelik ayrımcılığın sona ermesi için gereken önlemler alınmadığı sürece de cinayetler ve kadına yönelik şiddet sürecektir.

Uluslararası normlar kadınların insan haklarını, insan hakları yelpazesinin bütünü üzerinden tanımlamakta, kadınların insan haklarının korunması, bütün insan haklarının kadınlar için erkeklerle eşit biçimde tanınması korunması ve ihlallerin önlenip cezalandırılması demektir. Bu anlayış yalnızca, kadınlara karşı şiddeti değil, kadınlara karşı toplumun ekonomik, siyasal ve sosyal tüm alanlarında yapılan ayrımcılığa karşı durmayı gerektirir.

Kadınlara yönelik yasal haklar konusunda önemli gelişmeler kaydedilmekle birlikte, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri konusunda günümüzde maalesef ki önemli artış gözlenmektedir. Dünya üzerindeki kapitalist, ataerkil ve militarist yaklaşımlar kadınların zaman ve yer kavramı olmadan maruz kaldığı şiddetin boyutu her geçen gün arttırmaktadır.

Devletin tüm kurumlarıyla sorunu çözme görevi vardır. Anayasamızın ilgili maddesini devletin her kademesinde yer alanlara hatırlatmakla birlikte md.10 “ herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanunda önünde eşittir.

Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz” demektedir.

Her yıl tekrar ettiğimiz gibi bu yıl;

-“toplumsal cinsiyet eşitliği “ anaokulundan başlayarak yaşamın her alanında bireylerin eğitiminin içerisine alınmalıdır.

-kadına yönelik şiddetin tüm biçimleri için (ensest, taciz, tecavüz, işkence, dayak, ucuz iş gücü, emek sömürüsü, eğitim hakkının elinden alınması…..) etkin bir mücadele mekanizması oluşturulmalı

-Kadını bir eşya-meta-mal gibi gören yönetimsel sistemler ve bakış açıları değiştirilmeli, çıkarılacak veya çıkarılmaya çalışılan yasalarda bu konulara özellikle dikkat ve özen gösterilmeli

-Şiddet mağdurlarının soruşturma ve yargılama aşamasındaki karşılaştığı güçlükler yeniden kişinin mağduriyetine yol açmayacak şekilde düzenlenmelidir.

-Medyada kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz haberlerinin kamuoyuna aktarılırken ve görsel basında “evlendirme programları “ adı altında yayınlanan programları etik davranmaya, kadının mağduriyetini arttıracak, haberi erotize eden, kadının yaşam biçimine ve özelliklerine odaklanan ve yaftalayıcı, küçük düşürücü ve şiddeti meşrulaştırıcı haber ve yayın dilinden kaçınılmalıdır. Bu konuda RTÜK’ün de harekete geçirilmesi etkin bir şekilde sağlanmalıdır.

Kadına yönelik şiddet karşısındaki sıraladığımız bu taleplerin tamamen sona ermesini istiyoruz. Ulu Önder Atatürk’ün bu konudaki sözleriyle “ Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun, bir organı faaliyette bulunurken, diğer bir organı işlemezse sosyal toplum felçlidir. ‘Kadına yönelik şiddete hayır’ diyoruz. (Çağrı UZUN)

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0
sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
6.820.861

VAKA

6.309.910

İYİLEŞME

61.361

ÖLÜM

510.951

AKTİF VAKA

sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
227.921.914

VAKA

131.473.367

İYİLEŞME

4.683.541

ÖLÜM

96.448.547

AKTİF VAKA

Yazarlar
Video
Galeri
ankara escort
sex porno porno film porno seyret sex video porno izle porno sex sex izle bodrum escort sex hikaye

istanbul escort

manavgat escort manavgat escort bayan belek escort manavgat escort

Kesin Karar Gazetesi'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Kesin Karar Gazetesi'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

Don`t copy text!