• Çorum 21° AÇIK
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • HABER GÖNDER

  • VİDEO GALERİ
  • FOTO GALERİ

Kadınlar ve Sardunyalar

Kadınlar ve Sardunyalar

Kadınlar neden sardunyaları çok sever bilir misiniz?

19 yaşında üniversite öğrencisi bir genç kız. ÖzgeCan Aslan. Psikoloji okuyordu. Daha 1’inci sınıftaydı ama hayalleri büyüktü. Dersi boş olunca annesine hediye almak için alışveriş merkezine gitmişti. Akşam yemeğine yetişmek için minibüse bindi. Şoför birden yol değiştirip otobana döndü. Özge Can korktu, inmek istediğini söyledi. Şoför minibüsü durdurdu. Tecavüz girişimine direndiği için Özge Can’ı önce bıçakladı sonra demir bir sopayla kafasına vurdu. Katil daha sonra babasını ve arkadaşını çağırdı. Özge Can hâlâ nefes alıyordu. ‘’Başımıza bela olur ‘’dediler. Yüzünde Özge Can’ın tırnak izleri vardı. DNA’sı kalmasın diye ellerini kesip, bedenini yaktılar. Yıl 2015.

Özge Can’ın hayali psikolog olmaktı ama asıl hayali insanları mutlu etmekti. Babasına sürekli “Dünyanın en iyi psikoloğu olacağım ve hasta insanları iyileştireceğim” diyordu ama hasta zihniyetli insanlar tarafından katledildi. Beş sene geçti. Özge Can hayatta olsaydı şu an mezun olacaktı. Beş sene önce o minibüste bir genç kızın gözlerindeki parıltıyı aldılar. Kara pazartesi olarak anılmaya başlandı ama kimse o tarih gelmeden durumun ne kadar üzücü olduğunu anlayamadıveya anlamak istemedi.

Beş sene geçti. Özge Can’ın ismi parklara, spor salonlarına verildi ama çok daha önemli bir şey oldu. Özge Can kadına yönelik şiddetin, bir kadın hareketinin sembolüydü artık. O günden bu güne bin 120 kadın öldürüldü. Tabi bunlar sadece basına yansıyan sayılar. Siz bu yazıyı okurken bir kadın bir erkek tarafından öldürülebilir veya birazdan öldürülecek ve bizler nedense hâlâ her olayda sapığını koruyan mazeretler oluşturmaya devam ediyoruz. Maalesef toplum olarak mağdurla değil – tecavüzcüyle empati kuruyoruz. “Bir kadının o saatte dışarda ne işi varmış?” diye hak verenleri duyunca sinirden çıldırıyorum. Biz neden kadın cinayetleri diye ısrarla ses getirmeye çalışıyoruz?

Beş sene geçti. İsim değişti ama durum hâlâ değişmedi. Aslı Dal … Çorum’da birlikte yaşadığı adam tarafından boğularak öldürüldü. Üç gün oldu. Sesiniz çıktı mı?

Gelelim işin hukuki kısmına. Normal şartlarda cinayetin hukuktaki karşılığı müebbet hapistir diye biliyorum. Karısını 15 yerinden bıçaklayan adam bir takım elbise bir kravat takıp da ‘’iyi hal indirimi’’ alabiliyormuş. İndirim demişken ‘’haksız tahrik’’ indirimi diye bir şey daha varmış. Namusu korumak da cezada indirim sebebi olabilirmiş. Herhangi bir hırsıza tahrik indirimi verilmiyor da neden bir tecavüzcüye veriliyor? Çünkü mülk değil ama namus sorgulanıyor bu ülkede. Namus. Televizyonların sürekli bağıra çağıra gözümüze sokmaya çalıştığı Doğu dizilerindeki namustan bahsetmiyorum ama nedense toplumumuz bayılıyor o dizilere. Neyse namus demiştik değil mi?

Tecavüzde dünyanın 3’üncü ülkesiyiz.
Bir hastanede beş ay içinde 14-15 yaşında 101 çocuk doğum yapıyor.
Din ve ahlak eğitimi verilen bir vakıfta 45 erkek çocuğuna tecavüz ediliyor.
Mardin’de 13 yaşında küçük bir kıza 26 sapık tecavüz ediyor; mahkeme çıkıp “Kızın rızası vardı” diyor. Bütün bunlar olurken neden hiç birimizin aklına namus gelmiyor?

Artık bu duruma ciddi anlamda bir “Dur” dememiz gerekiyor. Sorarım size burada hata veya ihmal kimin? Ben kızgınım size. Bunun suçlusu benim bir eğitimci olarak. Bunun suçlusu sizsiniz. Evet, hepinize kızgın ve kırgınım. Bu konuda ses çıkarmadığınız için kızgınım. Bu durumun önüne geçebilecek durumdayken hiçbir şey yapmadığınız için kızgınım. Tepki vermediğiniz sürece yarın bir gün aynı durumun sizin başınıza gelmeyeceğini düşündüğünüz için kırgınım.

Şu anda adalet maalesef toplumun ne kadar tepki gösterdiğine veya milletin ne kadar ses çıkardığına göre şekil alıyor. Twitter’da bir konu gündem olmadan nedense önemli olduğunu anlamıyoruz toplum olarak. Zaman aşımının ve iyi hal indiriminin kaldırılmasını öngören teklif sekiz yıl önce meclise sunulmuştu ve hâlâ bu yasa bir türlü değiştirmedi – meclis hâlâ bu yasayı çıkarmadı. Neden?

Cezayı arttırmak tam olarak bir çözüm mü? Tabii ki değil ama tecavüze uğrayan bir kadının katiline tahrik indiriminin uygulanıyor oluşu devletin tercihini kadından yana değil; katilinden yana yaptığını gösterir ki bu da ancak toplumun ses çıkarmasıyla değişebilir.

Kadın cinayetlerini engellemenin en mantıklı ve kesin çözüm yolu toplumsal bir değişimdir. Ne yazık ki toplum yapısı değişene kadar işlenen suçlar da en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Peki, bu durumu azaltmak için ne gerekir? Tabii ki eğitim. Eşine şiddet uygulayan her erkek zorunlu olarak bir rehabilitasyon merkezinde tedavi edilmeli ve önce insan olmayı öğrenmelidir. Hatta bence evlenmeden önce bir ehliyet verilmelidir. Bu ülkede araba kullanmak için bile ehliyet almak gerekliyken – evlenip aile kurmak için neden bir ehliyet verilmiyor hâlâ anlamış değilim. Yani kadınlarımıza bir araç kadar değer vermediğimizi düşünmek istemiyorum.

Eğer biz toplum olarak çocuklarımıza kadınların değerli olduğunu anlatabilirsek, çocuklarımızı bu doğrultuda sevgi dolu ve ahlaklı birer insan olarak yetiştirebilirsek o zaman belki ilerde bu durumu daha da azaltmış olabiliriz. Çünkü bugün güzel ahlakla yetiştireceğimiz çocuklarımız geleceğin anne- babaları olacaklar ve onlar da bizden aldıkları sağlam terbiyeyi çocuklarına aktaracaklar.

Kadınlar neden sardunyaları çok sever bilir misiniz?
İkisinin de kırıldıkça yeşeren dalları vardır.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0
sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
5.325.435

VAKA

5.198.057

İYİLEŞME

48.668

ÖLÜM

127.378

AKTİF VAKA

sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
175.534.466

VAKA

113.377.686

İYİLEŞME

3.790.519

ÖLÜM

62.156.780

AKTİF VAKA

Yazarlar
Video
Galeri
Kesin Karar Gazetesi'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Kesin Karar Gazetesi'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

Don`t copy text!