• Çorum 5° KAPALI
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • HABER GÖNDER

  • VİDEO GALERİ

Türk yönetim modeli oluşturulmalı

Türk Ocakları Başkanı Prof. Dr. Çağlar, bölgeden yaratılan krizden çıkışın Türk kültürünün belirleyici olduğu yönetim modeliyle mümkün olduğunu ifade etti

Beraberinde Başkan Yardımcısı İhya Çataldağ, Muhasip Şerif Arslan, Yard. Doç Dr. Serhat Oğuzhan Kıvrak, Erkan Çiftçi ve H. Hüseyin Hastaoğlu ile gazetemizi ziyaret eden Türk Ocağı Çorum Şube Başkanı Prof. Dr. İrfan Çağlar, gazetemiz imtiyaz sahibi Ayhan Aykanat’la görüşmesinde Türkiye’nin çevresinde gelişen olaylara ilişkin görüşlerini de aktardı.
Türk Ocakları Çorum Şube Başkanı Prof. Dr. İrfan Çağlar, görüşlerini şu şekilde dile getirdi.
“Bizi millet yapan değerleri güçlendirme noktasında elimizi taşın altına koyup gayret sarf etmek ve bu anlamda kamuoyu oluşturmak ya da oluşan kamuoyuna bu noktada bilgilendirme gayreti içerisindeyiz. Türk Milleti olarak sıkıntılı bir dönem yaşıyoruz. Tabiri caizse etrafımız ateş çemberiyle sarılmış vaziyette. Suriye olayı ve Suriye olayıyla bağlantılı olarak diğer olaylar, Rusya’nın müdahalesi ve Türk-İslam coğrafyasında enteresan bir küresel tezgah var. Bu tezgahın amacı Türkiye’yi yerel ya da bölgesel güç olmaktan çıkarmak ve İslam’ın öteki yüzünü Dünya’ya tanıtmak suretiyle IŞİD ve El-Kaide gerçeğiyle İslamafobi’ye meşrutiyet kazandırmak ve dolayısıyla İslam’ın kendiliğinden interlandının daraltılmasını sağlamak. Tabi burada özellikle Müslüman Türk Milletine düşen görev; tarihi temel kodlar itibariyle ortaya koymuş olduğu medeniyet projesini yeniden inşa etmek, yeniden Dünya’nın gündemine taşımak, hoşgörü, tolerans, iyi niyet, sevgi anlayışı çerçevesinde İslam’ın güzel yüzünü, gülen yüzünü Dünya toplumuna, kamuoyuna anlatmak ve bu çerçevede bir alternatif üretmek olmalı. Ama maalesef öyle bir geleneğimiz bugüne kadar oluşmadı. Genellikle reaktif bir toplum yapısı ortaya koyduk. Yani olayları önceden gören, tedbir alan, dolayısıyla gelişmeleri ya da geleceği önceden yöneten bir geleneğimiz maalesef oluşmadı. Ama bunu yakalamak zorundayız. Proaktif bir davranışla gelişmeleri önceden görüp, özellikle stratejik konuların öngörüleriyle, çalışmalarıyla, projeksiyonlarla yaptığı çalışmalardan hareketle bize ait olan Türk yönetim modeli temelinde İslam anlayışının esas olduğu, Türk kültürünün belirleyici olduğu Türk yönetim modelini öngörmek, ortaya koymak, üretmek ve dolayısıyla Türk-İslam coğrafyasına bunu aktarmak mecburiyetindeyiz. Bunu yaptığımız taktirde ciddi anlamda küresel oyunların ve tezgâhların etkisiz kalacağını düşünüyorum. Aslında Müslüman Türk Milleti’nin bu potansiyelinin var olduğunu, ama yöneten erkin güç ve potansiyel üreterek, meşrulaştırmak suretiyle sistematize ederek Dünya kamuoyuna aktarması gerektiğini, dolayısıyla yöneten güce ciddi görevler düştüğünü düşünüyorum. Yani burada siyasal bir takım argümanlara takılmamak gerekiyor. Çünkü bu Milli bir mesele, İslami bir mesele, İnsani bir mesele ve gerçekten bunun tedbirini alamazsak biz zaman içerisinde ciddi manada Türk-İslam coğrafyasında edilgen konuma düşen bir toplum görünümünü kazanmış olacağız. Bu bir vebaldir. Memleketini, milletini seven, dolayısıyla tüm İslam anlayışının temel değerlerine kendisini bağlı hisseden insanların bu noktada kendisine görev kabul edip, elinden geleni yapmak suretiyle birlik-beraberlik içerisinde bunları tartışarak olgunlaştırmak suretiyle Türk-İslam medeniyet projesini yeniden inşa etmeleri gerektiğini düşünüyorum. Türk Ocağı bunun için var. Böylesi bir misyonla zaten ortaya çıkmış vaziyette. Bu noktada programlarımızı ve faaliyetlerimizi devam ettiriyoruz. Tabi bu sadece Türk Milliyetçilerinin ya da Türk Ocağı mensuplarının çözebileceği bir problem değil, Türk Milletinin bütününün elini taşın altına sokmak suretiyle çözebileceği bir problem. Bunda herkese görev düştüğü kanaatindeyim. Önyargıları ortadan kaldırmak suretiyle birlik-beraberlik içerisinde, tartışarak, görüşerek, konuşarak, belli meseleleri olgunlaştırarak böyle bir projenin yapılabileceğine inanıyorum. “

0 0 0 0 0 0
    YORUMLAR

    En az 10 karakter gerekli

    Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

    Sıradaki haber:

    Türk Ocağı Yönetimi’nden gazetemize ziyaret

    Hızlı Yorum Yap

    0 0 0 0 0 0
    sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
    2.442.350

    VAKA

    2.322.511

    İYİLEŞME

    25.344

    ÖLÜM

    119.839

    AKTİF VAKA

    sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
    100.248.229

    VAKA

    55.362.744

    İYİLEŞME

    2.156.941

    ÖLÜM

    44.885.485

    AKTİF VAKA

    Yazarlar
    Video
    Galeri

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

    Kesin Karar Gazetesi'e üye olun

    Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

    Kesin Karar Gazetesi'e giriş yapın

    Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

    Don`t copy text!