• CANLI TV İZLE
  • CANLI BORSA
  • Çorum 2° AÇIK
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • İMSAK'A 02:00

  • HABER GÖNDER

  • CANLI SONUÇLAR
  • İDDAA PROGRAMI
  • VİDEO GALERİ
  • FOTO GALERİ

Zayıflamak Değil Sağlıklı Beslenmek Amacımız Olsun!

Obezitenin günümüzün en önemli sağlık sorunlarından biri olduğu artık herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Bir yanda teknolojinin getirdiği yaşam şekliyle değişen beslenme alışkanlıkları -fast food tarzı  beslenmenin ağırlık kazanması ve bununla beraber yaşam kalitemizin düşmesi-, diğer yanda güzelliğin ”sıfır beden” gibi ölçülerle belirlenmesi, özellikle gelişme çağındaki çocuk ve ergenler üzerinde olumsuz psikolojik ve fizyolojik etkilere yol açmaktadır. Bu  hepimizin farkında olması gereken büyük bir sorundur.

”Manken diyetleri, mucize diyetler, şok diyetler” gibi hızlı kilo kaybına neden olan, ancak uzun vadede önemli sağlık sorunlarına yol açabilen diyetlerin, medyatik ve ticari amaçlar nedeniyle özellikle yaz aylarında sıklıkla gündeme geldiği ve pek çok genç tarafından bilinçsizce uygulandığı bilinmektedir.

Bu listeleri uygulayarak tartılara yansıyan kilo kayıpları, birkaç ay sonra bir buçuk katı olarak geri kazanılmaktadır. Üstelik aldığımız yeni kilolarımıza, metabolizmamızda oluşan hasarlar da eklenerek!

Yüksek protein içeren, karbonhidrat içermeyen düşük kalorili diyetler metabolizmayı hızlandırdığı için hızlı kilo kaybı sağlar fakat tartıda görülen yağ kaybı olmayıp sadece kas ve su kaybıdır. 1 gr kas kaybettiğinizde yaklaşık 2,7 gr su kaybedersiniz ve böylece hızlı zayıfladığınızı sanırsınız. Bu diyetler uygulandığında organizma kendisi için gerekli olan enerjiyi sağlamak için kaslar ve karaciğerde bulunan glikojen denilen şekeri kullanmaya başlar. Bu nedenle düşük kalorili diyetlerle beslenen kişilerde tüm karbonhidrat depoları boşalır, kan şekeri düşer, tatlı isteği ve güçsüzlük artar, iş verimi düşer, baş ağrısı, büyüme ve gelişmede duraklama, adet yaşında gecikme ve adet düzensizlikleri, iskelet sisteminin anormal gelişimi oluşabilir.

Yanlış diyet yapıp yapmadığımızı anlamak için en kolay yol kendinizi incelemektir. Eğer tartıda kilo vermenize rağmen yüzünüz kollarınız inceliyor  fakat yağ deposu olan karın ve kalça bölgesi incelmiyorsa yağ kaybetmiyor ve doğru zayıflamıyorsunuz demektir.

Bölgesel zayıflamadan bahsedecek olursak; diyet ile belli bir bölgeyi zayıflatma şansımız yoktur. Her birey genetik şifresi doğrultusunda zayıflar, önce kalça veya önce karın zayıflasın olayına kişi müdahale edemez ve baştan yaratma bir hayaldir. Beslenme bir bilimdir ve bunu öğrenmek için bir beslenme uzmanından yardım almak gerekir. Yoksa alışkanlıklarla ve kulaktan dolma tavsiyelerle bu iş devam ettiği takdirde yanlış, dengesiz beslenme mutlaka obeziteyi ortaya çıkarır.

Manken diyetleri, şok diyetler, sadece protein ya da sadece sebze, meyve gibi tek yönlü diyetlerin zararları bilimsel ortamlarda sürekli vurgulanmasına rağmen medyatik ve ticari amaçlar nedeniyle maalesef bu diyetler halen gündemdeki yerini korumaktadır. Şişmanlık ciddi bir sağlık sorunu olduğu için ve tedaviyi endokrinolog, diyetisyen, egzersiz uzmanı ile psikolojik desteği sağlayacak bir ekip ile yapılmalıdır.

Herkesin metabolizması farklıdır. Kişinin, kendi metabolizmasına uygun, sağlıklı bir beslenme planı oluşturulmalıdır. Bu planı uygulayabilmek için, uzun süreli ve yaşam tarzını değiştiren yeni alışkanlıklar geliştirmek gerekir. Yeni beslenme alışkanlıkları, sıkıcı diyetlerden kurtulmayı sağlarken, dilediğiniz zaman dilediğiniz besini tüketme lüksünü de kazandırır.

Sağlıklı beslenme programı başlangıçta zor gelebilir. Fakat zaman içinde metabolizmanızın bu programa alıştığını, hatta kaçamak yaptığınız zaman ilk itirazın metabolizmanızdan geldiğini göreceksiniz.

Yapılacak diyette, kişinin cinsiyet, yaş, boy, kilo vücut yağ oranı, kan değerlerindeki şeker, kolesterol, kan sayımı, ailesinin hastalık öyküsü son derece önemlidir. Zayıflamak için sadece bu kriterleri içine alacak bir diyet değil, bir beslenme programı uygulamak gerekir. Bu program aynı zamanda, yaşam tarzını da değiştireceği için, hem daha sağlıklı olmayı sağlar, hem de kilo problemini ortadan kaldırır. Kişiye özel olarak hazırlanan beslenme planı, verilen kiloları da uzun süre korur.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0
sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
2.646.526

VAKA

2.529.450

İYİLEŞME

28.138

ÖLÜM

117.076

AKTİF VAKA

sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
113.389.166

VAKA

63.933.506

İYİLEŞME

2.517.062

ÖLÜM

49.455.660

AKTİF VAKA

Yazarlar
Video
Galeri
Kesin Karar Gazetesi'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Kesin Karar Gazetesi'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

Copyright © 2021 Kesin Karar Gazetesi