Çorum
Parçalı az bulutlu
5°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,4990 %0.19
51,6240 %-0.9
Ara
Kesin Karar Gündem Bozkurt: Enflasyon Farkı Zam Değildir

Bozkurt: Enflasyon Farkı Zam Değildir

Bozkurt: Enflasyon Farkı Zam Değildir

Birleşik Kamu İş Çorum İl Temsilcisi, Eğitim İş Şube Başkanı Selim Bozkurt, kamu çalışanlarının enflasyona ezdirildiğini bildirerek, TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarının gerçeklerden uzak olduğunu kaydetti.

Memura yüzde 50 zam algısının da, enflasyon farkının da gerçekçi olmadığını savunan Selim Bozkurt, “Hükümet, TÜİK aracılığıyla kamu emekçilerinin haklarını gasp ettiği gibi, her ay daha da zorlaşan hayat şartlarında, enflasyon farklarını aylık olarak maaşlara yansıtmayarak kamu emekçilerini binlerce lira zarara uğratmaya devam etmektedir” dedi.

Bozkurt, “Enflasyon farkı zam değildir. Memurun alım gücünü koruyacak ve yükseltecek zam maaşlara uygulanmak zorundadır” açıklamasında bulundu.

Selim Bozkurt, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“ENFLASYON ÇALIŞANLARI VE YOKSULLARI EZİP GEÇİYOR”

“Ülkedeki ağır ekonomik kriz koşullarına rağmen TÜİK enflasyonu gerçekte olduğundan daha düşük göstermeye devam etmektedir.

TÜİK'in verilerine göre Aralık'ta enflasyon aylık yüzde 2.93 yıllık yüzde 64.77 oldu. Gerçekte ise üç haneli oranlarda seyreden enflasyon memurları, ücretli çalışanları, emeklileri, yoksulları ezip geçmektedir.

Konfederasyonumuzun araştırmasına göre son altı aylık enflasyon %50.6 artarken son bir yıllık dönemde ise %100.2 arttı. Aralıkta gıda fiyatları %6,2 arttı.  Açlık sınırı 16 bin 483 liraya, yoksulluk sınırı da 46 bin 837 liraya yükselmiştir.

Kamu çalışanlarına zam olarak sunulan, altı aylık enflasyonun %37,57’lık farkı ile %29,78’lik enflasyon farkı zammı artı %15 oranındaki toplu sözleşme zammı da yaraya merhem olmayacaktır.  Ağustos 2023 yılında yapılan toplu sözleşme zammının yetersiz kalacağını belirtmiştik. Bir kez daha aynı tablo yaşanmış kamu çalışanları enflasyona ezdirilmiştir.

Biz önceki yıllarda yaşadığımız kayıpların telafi edilemediği gibi iktidar memura hak ettiği zammı yapmamak için TÜİK rakamlarına sarılmıştır.

Ağustos ayındaki toplu sözleşme masasında maddi taleplerinin hiçbirini kabul ettiremeyen sözde yetkili konfederasyon, iktidarın verdiği yüzde 15’lik zammı yüksek enflasyon kılıfına sararak kamu çalışanlarına ve emeklilerine yüzde 49.25 gibi yansıtacaktır. Masaya üç ayda bir zam ve üç ayda bir enflasyon farkı talebiyle oturup hiçbir talebini kabul ettiremeyen sözde yetkili konfederasyon “övüneceği” yüzde 49,25’lik zammın sadece 15 puanlık kısmı toplu sözleşmeyle alındı. Geri kalan 29,78 puanlık kısım enflasyon farkından kaynaklanmaktadır.

Hükümet, TÜİK aracılığıyla kamu emekçilerinin haklarını gasp ettiği gibi, her ay daha da zorlaşan hayat şartlarında, enflasyon farklarını aylık olarak maaşlara yansıtmayarak kamu emekçilerini binlerce lira zarara uğratmaya devam etmektedir.

TÜİK’e göre konut harcamaları geçen yıl yüzde 40 artmış. Konut kiralarının iki-üç kat arttığını bilmeyen ve yaşamayan yok. Yine aynı TÜİK giyecek fiyatlarının geçen yıl yüzde 40 arttığını ileri sürüyor.  Bu oranların hiç birisinin inandırıcılığı yok.

Emeğimizi yok sayamazsınız ve artık yeter diyoruz. Maaşlar market kasasında eriyor, ev kirası memurun maaşını bitirmektedir.  Enflasyon farkı zam değildir. Memurun alım gücünü koruyacak ve yükseltecek zam maaşlara uygulanmak zorundadır.

Kamu emekçilerinin ve emeklilerin maaş zammı, yandaş konfederasyon ile yapılan mutabakat ve TÜİK’in şaibeli enflasyon rakamları uyarınca değil, emekçilerin içinde bulunduğu derin yoksullaşma ve alım gücü kaybı dikkate alınarak yapılmak zorundadır.”

MUHABİR: Zahide Yasemin Özden
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *