Çorum
Kapalı
1°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,5196 %0.08
51,4162 %-0.06
Ara
Kesin Karar Gündem ‘Çocukların Yararına Aykırı Uygulamaların Karşısındayız’

‘Çocukların Yararına Aykırı Uygulamaların Karşısındayız’

‘Çocukların Yararına Aykırı Uygulamaların Karşısındayız

20 Kasım’da kutlanan Dünya Çocuk Hakları Günü vesilesi ile Türkiye Barolar Birliği bir açıklama yaptı. Açıklamada, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 197 ülkenin onayı ile “en fazla imza atılmış” insan hakları belgesi olduğu hatırlatılırken çocukların günümüzde maruz kaldığı sorunlara da dikkat çekildi.

Yaşanan savaşların, doğal afetlerin yanı sıra çocuk işçi sorunun da devam ettiğinin altını çizilen açıklamada çocuk evliliklerine değinildi.

Türkiye Barolar Birliği Çocuk Komisyonu yaptığı açıklamada çocuğun yüksek yararına aykırı her türlü anlayış ve uygulamanın karşısındayız” diyerek çözüm önerilerini de sundu.

Türkiye Barolar Birliği, Çocuk Hakları Komisyonu yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“İnsan haklarına ilişkin sözleşmeler içinde 197 ülkenin onayı ile “en fazla imza atılmış” insan hakları belgesi olan Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin kabulünün 34. yıldönümüne girdiğimiz bugün, çocuklar tüm dünyada başta yaşam hakkı olmak üzere istismar, çocuk işçiliği, erken yaşta evlilikler gibi hak ihlallerine maruz kalmaya devam etmektedir.

Yaşanan doğal afetler, iklim değişikliği, ekonomik kriz ve savaşlar, birçok çocuğun yaşam, güvende olma ve eğitim hakkını tehdit etmektedir.

Türkiye bölgesel savaş ve çatışmalar nedeniyle yerlerinden edilmiş yaklaşık 2 milyon mülteci çocuğa ev sahipliği yapmaktadır. Son dönemde yaşanan ve uluslararası aktörlerin sessiz kaldığı İsrail’in Gazze’ye dönük saldırılarında binlerce çocuğun öldürülmesi, söz konusu savaş sebebiyle 700.000’i çocuk olmak üzere 1.5 milyondan fazla insanın ise yerlerinden edilmesi durumun ne kadar vahim olduğunu ortaya koymaktadır. Çatışma ortamında kalan çocuklar temiz su ve yiyecek bulmakta zorlanmakta ve son derece kötü sağlık koşullarında yaşam mücadelesi vermeye devam etmektedir.

Ülkemizde 6 Şubat’ta yaşanan deprem felaketi sonrasında yüzlerce çocuğumuz hayatını kaybetmiş, yaklaşık 4,5 milyon çocuk ise gerek fiziksel gerekse psikolojik olarak depremden etkilenmiş, özellikle deprem bölgesinde olan veya göç etmek zorunda kalan çocuklar; eğitim, sağlık, barınma, temiz su, beslenme gibi en temel haklarına ulaşmakta sorun yaşamışlardır.

2023 yılının ilk 10 ayında en az 47 çocuk işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmiştir ve çocuk işçi çalıştırma yasağı ihlal edilmeye devam edilmektedir.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2022 yılı verilerine göre 11.000 kız çocuğu erken yaşta ve zorla evlendirilmiş; eğitim hayatından, aile ve sosyal çevresinden mahrum kalmıştır.

2005 yılında yürürlüğe giren Çocuk Koruma Kanunu ile çocukların ve suç mağdurlarının adli süreçte ikincil örselenmelerinin önlenmesi amacıyla oluşturulan adli görüşme odaları ve çocuk izlem merkezlerinin ülke genelinde yaygınlaştırılması olumlu adımlar olmakla birlikte çocuklar için önleyici ve onarıcı adaleti sağlayacak kurum ve kuruluşların oluşturulmasında sorunlar yaşanmaktadır. Bu durum verilere de yansımaktadır. Zira TÜİK 2022 verilerine göre 206.853 çocuk suça sürüklenme sebebi ile 232.739 çocuk ise suç mağduru olarak güvenlik birimlerine getirilmiştir.

Bu nedenle idari alt yapının güçlendirilmesi, kurumlar arasında etkin koordinasyonu sağlayacak, çocuk haklarını önceleyecek politikalar geliştirilmesi ve eksikliklerin giderilmesi bir an önce sağlanmalıdır.

Türkiye Barolar Birliği Çocuk Komisyonu olarak çocuğun yüksek yararına aykırı her türlü anlayış ve uygulamanın karşısındayız. Çocukların daha iyi koşullarda yaşaması ve haklarına kavuşmaları için atılacak her türlü adımda iş birliği yapmaya hazır olduğumuzu tekrar ifade ediyoruz. İsrail’in insancıl hukukun ve savaş hukukunun tüm kurallarını yok sayarak devam ettirdiği ve Filistin’de çocukların katledildiği saldırıların bir an önce durdurulması için uluslararası tüm kurum ve kuruluşları harekete geçmeye davet ediyoruz.

Eşit, özgür ve mutlu bir gelecek tüm çocukların hakkıdır! Tüm dünya çocuklarının savaş ve çatışmaların olmadığı, eşit ve adil bir dünyada yaşaması ve haklarına kavuşabilmeleri için mücadele etmeye devam edeceğiz. 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü Kutlu olsun.”

MUHABİR: Zahide Yasemin Özden
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *