Çorum
Açık
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,3132 %0.02
53,6803 %-0.07
Ara

Sezonun Oyuncusunu Seçtim!

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Geçtiğimiz haftaki yazımda, Arca Çorum FK'yi Süper Lig'e taşıyan tarihi zaferin defansif kahramanlarını mercek altına almıştım. Kaleci rotasyonunda ligin en yüksek verim alan takımı olduğumuzu vurgulayarak; Sehic'in play-off'lardaki devleşen performansı ve takımı sahiplenişine, Ahmet Sait Kıvanç'ın ise beklentileri aşan kritik katkısına dikkat çekmiştim. Stoper hattında Arda Hilmi ve Sinan Osmanoğlu'nun güven veren oyunları öne çıkarken, 'joker' rolündeki Attamah'ın biraz beklentilerin altında kaldığını yazmıştım. Beklerde takımın en istikrarlı ismi Erkan Kaş'ın sol kanadı istikrarlı şekilde kusursuza yakın savunduğunu; orta sahada ise Pedrinho'nun kilit rolü ile devre arası takıma katılıp bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle büyüleyen Fredy'nin takıma sınıf atlattığını belirtmiştim. Ferhat Yazgan ve Atakan Akkaynak’ın da büyük saygıyı hak ettiğini vurgulamıştım. Savunma gücümüzü detaylandırdığım o yazının ardından, bu hafta söz verdiğim gibi takımın ofansif yıldızlarını değerlendirecek ve benim için 'sezonun oyuncusu' olan o ismi açıklayacağım.
OFANSİF KAHRAMANLARIN KARNESİ
Şimdi ise sıra ofansif oyuncular ile ilgili düşüncelerimde … Bu kısma da ikinci kaptan Yusuf Erdoğan ile başlamak istiyorum. Türk futbolunun önemli isimlerinden ollan Yusuf’un Kırmızı-Siyahlılara gelmesi hem herkesi çok şaşırtmış hem de çok mutlu edip yönetimin süper lig düşüncesinin ciddiyetini anlattığı bir transfer olmuştu. Diğer oyuncular da Yusuf Erdoğan ismini duyunca kulüp ile anlaşma konusunda eminim çok daha istekli oldular. İstatistiklere baktığımızda, gördüğümüz şey birçoğumuzu tatmin etse de saha içinde futbol anlamında Yusuf’tan daha güzel bir futbol beklesem de Yusuf’un kendisine yüklenen görevi layıkıyla yerine getirme çabasını çok takdir ettim. Oyuncu ile zaman zaman bir arada bulunduğumuzda gerçekleşen sohbetlerde Yusuf’un takımı süper lige çıkarma hedefini kişiselleştirdiğini de sevinerek gözlemledim ve küçük istisnaları görmezden gelerek ön planda oluşunun takımı ayakta tuttuğunu düşünüyorum.
Yusuf kadar üretmesini beklediğimiz Aleksic ise bana göre sezonun hayal kırıklıklarından oldu. 27 maçta iki gol iki asist, sanırım kimse için kabul edilemez!
Burak Çoban için de Fredy için söylediğim “keşke daha önce gelseymiş” cümlesini rahatlıkla söyleyebilirim. Kırmızı-Siyahlı tribünler ile olan kötü ilişkisine rağmen gelmek istemesi, tribünlerin de Süper Lig için kendisine yapılanları sineye çektiği isim … Keşke sezon başında gelseymiş. Eminim lig birincisi olarak Süper Lig’e çıkardık. Kişisel becerisi ile aldığı penaltılar ile gelen galibiyetler, tribünleri ateşleyen tavırları ile sezonun kahramanlarından! Umarım şu an kurulan güçlü bağ bozulmadan devam eder.
Serdar Gürler’i ise saha içi yeteceğinden ziyade, duygusal karakteri ve hedefe olan güçlü bağı ile hatırlayacağım. Ve tabii ki boyuna bakmadan attığı kafa golleriyle! Bodrum’daki maçtan sonra Kırmızı-Siyahlı tribünlere yaptığı “içten” konuşma ile beni bile inandırmıştı Süper Lig’e.
Kendi memnun olmasa da attığı penaltı golleri ile bizi ipten alan, kalecileri çaresiz bırakan (Sousa hariç) Thiam, her ne kadar akan oyunda gol atamasa da net penaltıları ile Süper lig yolunda kritik puanlar kazandırdı. Penaltı golleri ile öne çıktığı, akan oyunda gol atamadığı için üzgün olduğunu bildiğim oyuncu, sevecen tavırları ile tribünlerin de sevdiği isimlerden oldu. Final maçında akan oyundan gol atması da eminim mutsuzluğunu silip atmıştır!

CANGÖZ VE EREN’İ DE UNUTMAYALIM!
Sezonun oyuncusuna gelmeden önce; cezaları nedeni ile sahalardan uzun süre uzak kalmak zorunda kalan Atakan Cangöz ve Eren Karadağ’a da değinmek istiyorum. 120 dakika süre alabilen Atakan Cangöz’ün azmi, Eren’in ise süre bulduğu 260 dakikada yaptıkları da unutulmamalı. Onlar da eminim takım arkadaşları ile geçirdikleri sürede onlara itici güç olmuştur.

“AND OSCAR GOES TO …”
Gelelim benim için sezonun oyuncusuna! Herkesin ismini adını andık, geriye bir tek o kaldı.
25’i ilk 11 toplam 40 maçta  4 bin 224 dakika oynadı. Maçları sadece saha içinde değil, ısınırken de oynadı! Bunları da ekleyince sezonun ilk düdüğünden son düdüğüne kadar oynadı! 10 gol atıp beş asist yaptı ama öyle bir gol attı ki bence o gol bize Süper Lig’i getirdi. Ben bile gol sevincine dahil oldum ve sevinç kulesinin altında ezilme korkusu yaşadım! 16 maçtır yenilmesine müsaade edilmeyen “proje”yi yerle yeksan etti, Süper Lig’den etti. Evet Braian Samudio …
Iğdır’da kaçırdığı ama üç puanımıza etki etmeyen o penaltı dışında tek bir "kusur"u dahi olmayan Brain Samudio benim için sezonun oyuncusudur.

HATAYSPOR MAÇINDAKİ O ASİL DURUŞ
1-1 devam eden Hatayspor maçında Yusuf Erdoğan ile birlikte oyuna girmek için hazırlanan ancak o sırada Ferhat Yazgan’ın muhteşem golü ile Uğur Uçar’ın karar değiştirmesi ile yaşanan sekansta gördüklerim Samudio’nun ne kadar egosuz olduğunu, “takım oyuncusu” tabirinin karşılığı olduğunu gösterdi. O dakikaya kadar, ısınmada, gözü sürekli sahada olan ve oyunu anlamaya çalışan, rakibi tarayan gözler ile takip eden Samudio, oyunda olmasa bile oyunun içinde olan; görev verilirse elinden gelenin fazlasını yapmaya çabalayan, görev verilmese sorun çıkarmayan gerçek bir sporcu benim gözümde! İyi gelmişsin Samudio, iyi ki seni izleme, tanıma şansı yakalamışım “bro"! Umarım daha uzun yıllar bizimle kalırsın!
 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *