Çorum
Hafif yağmur
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,4898 %0
51,4150 %-0.36
Ara
Kesin Karar Gündem ‘Milletin Meclisinden Milleti Yok Sayan Bir Bütçe Çıkamaz’

‘Milletin Meclisinden Milleti Yok Sayan Bir Bütçe Çıkamaz’

‘Milletin Meclisinden Milleti Yok Sayan Bir Bütçe Çıkamaz’

Eğitim-İş Şube Başkanı Selim Bozkurt, Milletin Meclisi’nden millet yok sayan bir bütçenin çıkmaması gerektiğini belirterek; “Emeğin bütçesini istiyoruz; hemen şimdi!” dedi.

Selim Bozkurt, “Bizler için bermuda şeytan üçgeni olan yalancı TÜİK, sarı sendikalar ve emek körü hükümetin kurduğu Toplu İş Sözleşmesi masasından bizlere enflasyon artışıyla bile kıyaslanamayacak trajik zamlar yapıldığı yetmezmiş gibi, şimdi de TBMM’den geçirilmek üzere olan 2024 bütçesiyle bir darbe daha vurulacaktır” ifadesini kullandı.

“BÜTÇE, HEPİMİZİN MESELESİ”

Bozkurt, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Ülkemizde işçilerin çok büyük bölümü asgari ücret ve asgari ücrete yakın bir ücretle çalışmaktadır. Asgari ücret bırakın geçinmeyi, açlık sınırının bile oldukça altında kalmaktadır. Bugünkü haliyle asgari ücret açlık ücreti haline gelmiştir. Tüm emekçilerin kemer sıkma politikasına kurban gittiği ekonomik krizde, yoksulluk ve açlık sınırının altında yaşayan yurttaşlar; gıdasındaki, suyundaki, elektriğindeki ve doğalgazındaki vergilerin ve zamların altında ezilmektedir. TÜİK’e göre %65 civarında gerçekte ise üç haneli oranlarda seyreden enflasyon ücretli çalışanları, emeklileri, yoksulları ezip geçmektedir. Asgari Ücret Tespit Komisyonu, milyonlarca asgari ücretlinin yaşamını belirleyecek herhangi bir rakam şuana kadar belirleyememiştir. Bunun yanında 2024’te asgari ücrete tek seferlik zam yapılması kabul edilemez. Asgari ücrete, yüksek enflasyon koşullarında üçer aylık sürelerle zam yapılmalıdır.

GERÇEKTE ASGARİ ÜCRET NE OLMALIDIR?

Temmuz 2023’ten geçerli olacak asgari ücret belirlenirken de söylediğimiz gibi asgari ücret, sendikalarla iktidar arasında seçimlerden önce imzalanan toplu sözleşmenin detayları esas alınarak belirlenmelidir. Bu sözleşme ile kamuda işçi olarak çalışanların en düşük maaşı önce 15 bin liraya çıkarılmış ve bu tutara yüzde 45 oranında zam yapılarak 2023 yılının ilk altı ayı için 21 bin 750 lira olarak belirlenmişti. Aynı toplu sözleşmeyle işçilere yılın ikinci yarısı için yüzde 15 zam yapılmıştı ve en düşük kamu işçisinin net maaşı 25 bin 12 lira olmuştu. Bu tutara 2024 yılı başında yılbaşında 2023 ikinci yarısına ait enflasyon farkıyla birlikte yüzde 33 oranında (yüzde 23 enflasyon farkı + yüzde 10 toplu sözleşme zammı) zam yapılması kaçınılmaz gözüküyor. Bu zamla birlikte en düşük kamu işçisi ücreti 1 Ocak 2024’ten itibaren 33 bin 266 liraya çıkıyor.

Asgari ücretin de kamu işçilerinin 2024 yılında alacağı en düşük ücret seviyesine çıkarılarak 33 bin 266 lira olarak belirlenmesi gerekiyor. Konfederasyonumuzun araştırmasına göre Aralık ayında açlık sınırı 16 bin 483 liraya, 4 kişilik bir aile için yoksulluk sınırı 46 bin 837 liraya çıkmıştır. Gıda Fiyatları Aralıkta yüzde 6,2 arttı. Son bir yıllık dönemde ise yüzde 100.2 arttı. Son altı aylık enflasyonda %50.6 arttı. Konfederasyonumuzun araştırması ve yüksek enflasyon koşulları dikkate alınarak 2024-2025 yıllarında yapılması gereken ücret zamlarına temel oluşturacak şekilde tüm kamu çalışanlarının maaşları en az yüzde 115 oranında artırılmalıdır. 2024 ve 2025 yıllarında yapılacak zam oranları bu rakam üzerinden hesaplanmalıdır. Yüzde 115 oranında artırılarak belirlenecek bu tutarlara 2024 ve 2025 yılında Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında (üçer aylık sürelerle) yüzde 15 zam yapılmalıdır. Ayrıca Ocak 2024’te yüzde 5 oranında refah payı eklenmelidir. Birikimli enflasyonun yüzde 15’i aştığı aydan itibaren enflasyon farkı maaş ve ücretlere aylık olarak yansıtılmalıdır. Kamu çalışanlarına Ocak 2024’ten başlayarak aylık 10.000 lira barınma yardımı verilmelidir. Bu tutar memur maaş katsayısı artışı oranında artırılmalıdır.

ADİL BÜTÇE, EMEK BÜTÇESİ İSTİYORUZ

Yani en düşük memur maaşı baz alındığında, 4 kişilik bu ailede 2 kişi çalışsa dahi yoksulluk sınırına zor yaklaşmaktadır. Peki bütçe bu konuda ne diyor: Beni sadece işverenler ilgilendirir. Onlara teşvik, size de daha ağır vergiler yükleyeceğim diyor. ÖTV’de %175, Gelir Vergisinde %140, KDV’de %120 daha fazla ödeyeceksiniz, kursağınızdaki son lokmada gözüm var diyor. Ülkede kira ortalaması 10 bin TL’yi bulmuş, emekçilerin maaşının yarısı en insani ihtiyaç olan barınmaya gider olmuş ama bütçede lojmanlar, toplu konutlar, gerekli gayrimenkul düzenlemeleri yok.

Zenginin yatını, pırlantasını lüks tüketim olarak görmüyorum ama senin çocuğunun önüne koyduğun bir tabak yemekten vergi alacağım diyor. Yetmiyor, ödeyeceğimiz her 100 TL verginin 25 TL’sini dolaylı olarak patronların cebine koymayı planlıyor. Daha çok vergi alıp, daha az hizmet verilmesini öngörüyor. Emeğin milli gelirden aldığı pay yüzde 36’lardan yüzde 26’lara kadar gerilemişken, yeni bütçe yine ve sadece sermaye için iyileştirmeler, hibeler, vergi afları planlıyor. Bütçede sosyal devlet ilkesi yok, eğitim ve sağlıkta iyileştirme yok, gelir ve vergi adaleti yok, enflasyonla mücadele yok; bu bütçe bize sadece siz emekçilerin yaratmadığı bu ekonomik krizin faturasını size keseceğiz diyor. Peki biz ne diyoruz? Bıçak kemiğe dayanmakla kalmadı, artık kesmeye başladı diyoruz.

Kemerinde delik kalmayan halka kemer sıkın demenin mantıkla da vicdanla da bağdaşır bir yanı yoktur diyoruz. Ailemizin ihtiyaçlarını karşılayabilmek istiyoruz. Devlete bunca emek verirken, ay sonunu getirebilmek istiyoruz. İnsanca koşullarda insani ücretler alarak çalışmak istiyoruz. Atatürk’ün “Milletin egemenliğinin sembolü” dediği Meclis’te sadece patronların değil milletin bütçesinin hazırlanmasını istiyoruz. Her zaman emeğin onurundan yana taraf olan Birleşik Kamu-İş olarak; tüm yurttaşları ‘adil bir bütçe’ talebimize destek vermeye, sesimizi gürleştirmeye çağırıyoruz.”

MUHABİR: Cemal Akyol
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *