Çorum
Açık
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,0759 %0,52
47,9377 %0,58
Ara
Kesin Karar Gündem ‘Türkiye Cumhuriyeti, İlelebet Payidar Kalacak’

‘Türkiye Cumhuriyeti, İlelebet Payidar Kalacak’

ADD Genel Merkezi adına yapılan basın açıklamasını kamuoyu ile paylaşan Çorum Şube Başkanı Uğur Demirer, son günlerde terör sorununun çözümüne ilişkin hükümet tarafından atılan adımları değerlendirdi.

Demirer, “1999'da iç ve dış destekleri kırılarak eylem yapamaz hale getirilmiş, liderinin yakalanmasıyla dağılma noktasına gelmiş, AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılının "Terörsüz Türkiye" sinde kımıldayamaz durumda olan bu örgütün 41 yılın ardından bugün silah bırakmak için görüşme, hatta pazarlık yapar konuma gelmiş olması devletimizin itibarı ve ulusal onurumuz açısından gerçekten ibret vericidir” dedi.

Uğur Demirer, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Türkiye; 12 Eylül 1980 faşist darbesi sonrası ABD gözetiminde Evren-Özal marifetiyle neoliberal sömürü düzenine tutsak edilmiş, 1 Mart 2003 tezkeresinin CHP'nin dik durması ve tehlikenin farkına varan önemli sayıda AKP milletvekilinin bedel ödeme pahasına Erdoğan ve Gül'ün yoğun baskılarına direnmesi sonucu TBMM'de kabul edilmemesiyle kıl payı fiili işgalden kurtulmuş, 2003 yılından itibaren 21. Yüzyıl Sevr'i emperyal BOP’un pençesine düşürülmüş, adım adım ilerletilen karşı devrimle kuruluş felsefesinden ve Atatürk’ün akıl ve bilim yolundan saptırılmıştır.

Son olarak emperyalizmin; laik cumhuriyetimizi güdümünde bir din devletine dönüştürerek ulusal birliğimizi dağıtıp ülkemizi bölmek amacı doğrultusunda kurduğu PKK'nın ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm elebaşının siyasi iktidar tarafından muhatap alınması ve TBMM’de konuşma yapmasının istenmesi kabulü olanaksız vahim bir hata olmuş, yaptığı açıklama bu vahameti daha da ağırlaştırmıştır.

1999'da iç ve dış destekleri kırılarak eylem yapamaz hale getirilmiş, liderinin yakalanmasıyla dağılma noktasına gelmiş, AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılının "Terörsüz Türkiye" sinde kımıldayamaz durumda olan bu örgütün 41 yılın ardından bugün silah bırakmak için görüşme, hatta pazarlık yapar konuma gelmiş olması devletimizin itibarı ve ulusal onurumuz açısından gerçekten ibret vericidir.

Böyle olunca, terörist başı örgütünün yenildiğini değil, ömrünü tamamladığını (zımnen amacına ulaştığını) ifade edebilmiştir. Küstahça terörü devletin aşırı milliyetçi savrulmasının yarattığını söyleyebilmiştir. PKK’yı Cumhuriyet tarihinin en uzun ömürlü “İsyan Hareketi” olarak tanımlama cüretiyle haddini fersah fersah aşabilmiş, aklınca kendini, örgütünü, uzantılarını ve sahiplerini meşrulaştırmaya kalkışabilmiştir.

Öte yandan açıklama, AKP lideri Erdoğan ve DEM eş başkanı Bakırhan’ın bazı demeçleriyle birlikte okunduğunda daha da ilginçleşmektedir.

İktidar gözetiminde, TBMM Başkan Vekili sıfatlı bir milletvekili öncülüğünde yürütülen görüşmeler sonucu PKK’nın kendini feshetmesi çağrısı yapıldığına göre şimdi: PKK teröristlerinin de çoktan içinde yer aldığı 80-100 bin kişilik eğitilmiş donatılmış silahlı gücü ile burnumuzun dibinde neredeyse devletleştirilmiş, adı da SDG olarak değiştirilmiş, ABD beslemesi PYD-YPG’nin Türkiye için hâlâ terör örgütü olup olmadığı, terör örgütü ise mücadele mi, müzakere mi edileceği ve bir gün “PYD-YPG terör örgütü değildir” denilip denilmeyeceği soruları da yanıt beklemektedir.

Unutulmamalıdır; terörsüz Türkiye’nin bedeli, "Biz başaramadık" anlamına gelecek ve şehitlerimizin kemikleri sızlayacaksa, milletimiz "istemez eksik olsun" diyecektir.

Atatürkçü Düşünce Derneği Kemalizm’in namus sesini bir sis çanı gibi yurdumuz semalarına asarak milletimizle birlikte Yeniden Atatürk Cumhuriyeti’ne ulaşmanın tek çıkar yol olduğunu kamuoyu ile bir kez daha paylaşmayı görev saymaktadır.”

KAYNAK: Haber Merkezi
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *