Çorum
Kapalı
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,3731 %0.01
51,5308 %0.44
Ara
Kesin Karar Gündem Artan Şiddete Vurgu Yapıp “Biz de Kamu Görevlisi Sayılmalıyız” Dedi

Artan Şiddete Vurgu Yapıp “Biz de Kamu Görevlisi Sayılmalıyız” Dedi

Artan Şiddete Vurgu Yapıp “Biz de Kamu Görevlisi Sayılmalıyız” Dedi

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şube Çorum Temsilciliği Temsilci Hakan Duman, 23 Mart’ta Denizli’de yaşanan saldırıdan dolayı yazılı bir basın açıklaması yaptı.

Son günlerde şantiyelerde artan şiddet olaylarına dikkat çeken Hakan Duman şiddete neden olan sebepleri ve çözüm önerilerini açıkladı.

Mühendislik mesleğinin önemine de değinen Duman, mühendisliğin şiddet dışında yaşadığı konulara da değinerek çözüm istedi.

“Halkın can ve mal güvenliğini yakından ilgilendiren yapı denetim hizmetinin serbest piyasanın rekabetçi koşullarına terk edilmemeli” diyen Duman, düzenlemenin şart olduğunu da savundu.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şube Çorum Temsilciliği Temsilci Hakan Duman’ın açıklamaları şu şekilde:

6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız, sonuçları itibariyle tarihimizin en büyük depremleri, yapı üretimi ve denetimi süreçlerindeki sorunları bir kez daha gün yüzüne çıkarmıştır. Yapılarımızın güvenliğinin sağlanması için etkin bir yapı denetim sisteminin kurulmasının, yapı üretim sürecinin her evresinin bağımsız bir şekilde denetlenmesinin zorunluluğu, kamuoyunca daha iyi anlaşılmıştır.

Buna karşın, yapı denetim sistemimizin hem mevzuattan hem de uygulamadan kaynaklı sorunları olduğu gibi durmaktadır. 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanununun öngördüğü sistem, denetim hizmetinin “kamusal” niteliğini görmezden gelmekte, denetim hizmetini ticari bir hizmet olarak kurgulamaktadır. Halkın can ve mal güvenliğini yakından ilgilendiren yapı denetim hizmeti serbest piyasanın rekabetçi koşullarına terk edilmektedir.

Yapı denetim sisteminde yapılan düzenlemelerle; 1 Ocak 2019 tarihi itibariyle yapı denetiminde "e-dağıtım" sistemine geçilerek, hangi yapıda, hangi yapı denetim kuruluşunun görev alacağının elektronik ortamda bakanlık tarafından belirleneceği bir değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklikle, yapı denetim kuruluşunun müteahhit ile olan ilişkisinin kesilmesi amaçlanmıştır. Düzenleme ile birlikte denetim faaliyetinin müteahhitle parasal ilişkisinin kesilmesi, denetimlerin daha da artmasına önayak olan olumlu bir gelişme sağlamıştır. Yapılan düzenleme, denetimin bağımsızlaştırılarak yapı kalitesinin artırılmasını amaçlamış olsa da yeni sorunları da beraberinde getirmiştir. Yapı denetiminin kamusal bir hizmet olduğu, bu hizmeti veren meslektaşlarımızın da kamu hizmeti verdiği gerçeğinden hareketle meslektaşlarımızı koruyan yasal düzenlemelerin yapılması gerektiği açıktır.

Özellikle bu düzenlemeden sonra şantiye sahalarında yapı denetimi görevini icra eden mühendislere yönelik sözlü ve fiziki şiddet olayları tırmanışa geçmiştir.

Bu saldırılar, kimi zaman işçilik hatalarının görmezden gelinmesini isteyen işçiler, kimi zaman proje dışı imalatlarla rant elde etmek isteyen müteahhitler tarafından gerçekleştirilmektedir. Görmezden gelinmesi istenilen bu uygulamalar sebebiyle meslektaşlarımız sorumluluk altına alınmakta vatandaşlar ise deprem sonrası göçük altında kalmaktadır. Bu sebeple meslektaşlarımızın yasal bir çerçeve ile koruma altına alınması zaruridir.

23 MART’TA DENİZLİ’DE YAŞANAN SALDIRI

Ülkemizin birçok yerinde yaşanan ve basına yansıyan yüzlerce şiddet olayının sonuncusu 23 Mart 2024 tarihinde, Denizli’de bir inşaatta temel betonu dökümü aşamasında projenin müteahhidi, yapı denetimi çalışanı meslektaşımıza sözlü ve fiziki saldırıda bulunmuştur.

Resmî rakamlara göre 50 binden fazla canımızı yitirdiğimiz, 11 ilimizde büyük yıkımlara yol açan 6 Şubat Depremlerinin ardından inşaatların yapım süreçlerinde denetim ve kontrollerin önemi net bir şekilde görülmüştür. Buna rağmen meslektaşlarımızın görevlerini doğru ve sağlıklı bir şekilde yerine getirmesinin engellenmesi ve şantiyelerde şiddete uğramasına karşı önlem alınmaması kabul edilemez.

Deprem gerçeğiyle karşı karşıya bulunan ülkemizde yapı üretimi ve denetimi süreçleri toplumun can ve mal güvenliğini yakından ilgilendiren süreçlerdir. Dolayısıyla meslektaşlarımızın şantiye sahalarında verdiği hizmet de kamusal niteliktedir. Bu yanıyla meslektaşlarımıza yönelik şiddet, kamu güvenliğini ve sağlığını tehdit etmektedir.

Şantiyelerde denetim ve yönetim görevini yürüten meslektaşlarımız kamu görevlisi niteliğinde sayılmalı, can güvenliklerinin sağlanması da bizzat kamu gücünün sorumluluğunda olmalıdır.

MUHABİR: Cemal Akyol
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *