Milli Eğitim Bakanlığının anasınıfı özel eğitim alt sınıfı ve uygulama sınıfı gibi birimlerde ikili eğitim yapılan okulların statüsü konusunda inisiyatif almaktan kaçındığını savunan Doğan bakanlığın kendi hazırladığı mevzuatı yorumlamayarak topu taca attığını ileri sürdü. Bir bakanlığın bizzat hazırladığı ve mali hüküm içermeyen bir tanımlama konusunda neden Hazine ve Maliye Bakanlığına başvurduğunu anlamanın mümkün olmadığını ifade eden şube sekreteri bu durumun kabul edilemez olduğunu aktardı.
Toplu sözleşme hükümlerinin uygulanması sürecinde ortaya çıkabilecek tereddütleri giderme yetkisinin yalnızca bir bakanlığa ait olmadığını ve bu sürecin ilgili bakanlıkların ortak koordinasyonunu gerektirdiğini hatırlatan Doğan "Toplu sözleşme hükmünün uygulanmasına ilişkin olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın tek başına görüş vererek uygulamayı yönlendirmesi mümkün değildir Bu haliyle söz konusu görüş sadece hukuki dayanaktan yoksun kalmamakta aynı zamanda açık bir yetki aşımı ve yetki gasbı niteliği taşımaktadır" diye konuştu.
Eğitim yöneticilerinin toplu sözleşmeyle elde ettiği ilave ek ders hakkının daraltıcı yorumlarla engellenmesinin çalışma barışını derinden sarsacağına işaret eden şube sekreteri hukuka ve sözleşme ruhuna aykırı olan bu uygulamanın düzeltilmesi için sürecin kararlılıkla takipçisi olacaklarını bildirdi. Sendikal kazanımların bu tarz hamlelerle budanmasına asla müsaade etmeyeceklerinin altını çizen Doğan "Kazanımların budanmasına izin vermeyeceğiz" dedi.
Yorumlar
*
Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *