Türkiye'nin en önemli kara yolu projelerinden biri olan İstanbul-İzmir Otoyolu, 7. hizmet yılını geride bıraktı. 5 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla projenin yıldönümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yolun ulaşım standartlarını üst seviyeye çıkardığını vurguladı.
Bakan Uraloğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İstanbul ile İzmir arasında geçen 7 yılda milyonlarca yolculuğun hikâyesini değiştirdik. Zamandan kazandırdık, mesafeleri yakınlaştırdık; Türkiye’nin ulaşımına çağ atlattık" ifadelerini kullandı.
Körfez Yolu İle Otoyol Arasındaki 4,5 Saatlik Fark
Yolun sağladığı zaman avantajı, Türkiye Gençlik ekibinin gerçekleştirdiği saha deneyiyle bir kez daha gözler önüne serildi. Deney kapsamında aynı saatte (12:30) yola çıkan iki gençten eski körfez yolunu tercih eden sürücü yoğun trafik ve virajlar nedeniyle İzmir'e ancak saat 20:00'de varabildi.
Buna karşın otoyolu ve Osmangazi Köprüsü'nü kullanan diğer genç ise kesintisiz ve konforlu bir sürüşle saat 16:06'da hedefine ulaştı. Yapılan test, otoyolun seyahat süresini 4,5 saat net şekilde kısalttığını somut verilerle kanıtladı.
7 Milyar Dolarlık Sermaye Kamu Kaynağı Olmadan Yatırıldı
Projenin finansman yapısı da dikkat çeken detaylar arasında yer alıyor. Toplam 426 kilometrelik otoyol ağının inşası için harcanan 7 milyar dolarlık dev bütçe, yap-işlet-devret modeli kapsamında yüklenici firmalar tarafından öz kaynak ve krediyle sağlandı.
Söz konusu yapım sürecinde devlet kasasından inşaat finansmanı için harcama yapılmazken, kamu idaresi tarafından yalnızca 2,5 milyar TL tutarında kamulaştırma işlemi gerçekleştirildi.
Lojistik ve Bölge Ekonomisine Katkı
İstanbul-İzmir hattı; Kocaeli, Bursa, Balıkesir ve Manisa gibi sanayi devlerinin yer aldığı güzergâhta lojistik maliyetlerini doğrudan düşürdü. Ağır vasıta ve yolcu taşımacılığında sağlanan akaryakıt tasarrufu ile karbon emisyonunun azaltılması, projenin çevresel ve ekonomik verimliliğini artırdı.