Masanın Ucunda Değil, Tam Merkezinde: Görünmezlikten Nasıl Kurtuluruz?
Hiç başınıza geldi mi? Çok önemli bir toplantıdasınız, aklınızda harika bir fikir var ama "Şimdi sırası mı?" ya da "Acaba saçma mı tınlar?" derken o fikir içinizden uçup gidiyor. Beş dakika sonra yan masadaki arkadaşınız aynı şeyi söylüyor ve herkes onu alkışlıyor. İşte tam o an, aslında sadece koltukta değil, kariyerinizde de biraz "kenarda" kaldığınızı hissediyorsunuz.
Gelin dürüst olalım: Hepimize "İşini iyi yap, gerisi gelir" dendi. Ama iş hayatı ne yazık ki gizli bir yetenek yarışması değil. En iyi yemeği yapıp dükkanın kepengini kapalı tutarsanız, kimse o lezzetten haberdar olmaz.
"Ben Buradayım" Demek Ayıp Değil
Bizim kültürümüzde mütevazılık baş tacıdır, evet. Ama iş dünyasında aşırı mütevazılık, maalesef bazen "özgüvensizlik" olarak okunabiliyor. Ayakta ve görünür olmak, birilerinin üstüne basıp yükselmek ya da her saniye boş konuşmak demek değil. Aksine; "Ben buradayım, bu konuya hakimim ve katma değer sağlamaya hazırım" duruşudur.
Peki, Ne Yapmalı?
Öyle her gün sahneye çıkıp sunum yapmanıza gerek yok. Küçük ama etkili adımlarla başlayalım:
* O Kamerayı Açın: Uzaktan çalışıyorsak, o küçük siyah karede kalmak bazen konforlu geliyor, biliyorum. Ama yüz yüze bakmak, bir tebessüm, bir kafa sallama bile "Ben de bu ekibin parçasıyım" demenin en samimi yolu.
* Sorularınız Sizin Kimliğinizdir: Bazen en zekice cümle, "Bunu biraz daha açabilir miyiz?" sorusudur. Soru sormak bilmediğinizi değil, konuyu ne kadar ciddiye aldığınızı gösterir.
* Başarıyı Paylaşmaktan Korkmayın: "Biz yaptık" demek harika bir ekip ruhudur ama "Benim liderlik ettiğim bu kısımda şöyle bir sonuç aldık" demek de hakkınızdır. Kendi reklamınızı yapmak narsisizm değil, dürüst bir raporlamadır.
Sahne Senin, Korkma!
İş hayatı bazen devasa bir orkestra gibi. Kimimiz keman çalıyor, kimimiz davul. Ama eğer enstrümanınızı sessize alırsanız, o harika senfonide sizin sesiniz eksik kalır. Kimsenin sizi fark etmesini beklemeyin; ışığı üzerinize kendiniz çevirin. Ama ışığın gözünüzü kör etmesine asla izin vermeyin ki; başarı size, sizin üst versiyonunuzu hediye etsin.
Unutmayın, siz kendi değerinizi göstermezseniz, başkalarının bunu keşfetmesini beklemek sadece zaman kaybıdır. Şöyle bir doğrulun, omuzları dikleştirin ve bir sonraki toplantıda o masanın en ucuna değil, tam merkezine odaklanın.