Çorum
Açık
1°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,0866 %0.08
51,3099 %-0.1
Ara

Paylaşmak

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bir zen ustası, çırağının sürekli olarak  sızlanmasından usanır. Onun olaylara daha geniş bir pencereden bakabilmesini sağlayacak bir yol arar. Çözümü bulduğu sabah onu tuz almaya yollar. Çırağı döndüğünde kendisinden, bir bardağa su doldurup içine de aldığı tuzdan bir avuç eklemesini ve bu suyu içmesini ister.
Çırak ustasının dediği şekilde suyu hazırlar. Fakat bir yudum aldıktan hemen sonra suratını ekşiterek içtiği suyu tükürür. Ustasının yanına gelir “Zehir gibiydi yutamadım” diyerek açıklama yapar. 
Usta “Peki” der ve yanına bir avuç tuz daha alıp kendisini takip etmesini söyler.
Birlikte yakınlarda bir göle giderler. Usta “Şimdi getirdiğin tuzu göle at” der çırağına.
“Ve şimdi gölden su iç bakalım” diye de ekler.
Çırak önce tereddüt etsede ustası dur deyinceye kadar sudan içer. Ardından 
usta “Bardakta ki sudan bir yudum bile içemezken, gölden suyu rahatlıkla içebildiğine göre tuz tadı almadın herhalde” diye sorar çırağına. 
Çırak başıyla tuzun tadının gelmediğini onaylar.
Bunun üzerine usta, olup bitenden bir şey anlamayan çırağına dönerek;
“Hayattaki acılar katıksız tuza benzer. Acı duygusunun miktarı değişmez, hep aynıdır. Ancak, acının hissedilmesi onu koyduğumuz kaba göre değişir. O yüzden acı içerisindeyken yapabileceğin yegâne şey algını genişletmektir.
Bardak olmayı bırak artık , göl ol!”  der.
Dert, acı, keder, sıkıntı, hüzün, bunalım, stres…
Hepimizin ortak yanılsamaları. Marifet ise onları yanılsama olarak kabul edebilmekte.
Görünürde yaşamlar arasında farklılıklar varmış gibi gelse de aynı duygular içinden geçer tüm insanlar. 
Diğerleriyle bağın olduğunu bilmek, varlıktan kopuk hissetmemek, kendi bütünlüğünde yaşamayı kolaylaştırırmış. 
İçine sevgi koyarak kurduğun her ilişkide bu negatif hissedilen duygular azalırmış. 
Yarattığı pus etrafını görmeni engellese dahi diğer insanları fark edebilmek bir yaşama sanatıymış. 
Bu tarz duyguların varlıklarına engel, insan ve insan arasında ki doğru kurulan bağlarmış. 
Acı paylaşıldıkça azalıp, mutluluk çoğaldığından, doğumda ve cenaze törenlerinde , düğünde ve ayrılıkta insanlar bir arada olma ihtiyacı duyarlarmış.
Sonrasında birlikten kuvvetli bir yaşam gücü doğarmış…

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *