Herakleitos’un tezini çürütüyoruz!
Arca Çorum FK’de sezon başından bu yana süregelen teknik direktör ve oyuncu sirkülasyonu, sahadaki oyunun niteliğini değiştirmeye yetmezken kulüp adeta tarihin en temel felsefi kurallarından birini sarsıyor. Binlerce yıldır geçerliliğini koruyan ve değişimin kaçınılmazlığını savunan "Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir" tezi, kırmızı siyahlıların hücum hattındaki kısırlığı karşısında adeta çürüyor!
Teknik direktörler, tribündeki seyirci sayısı değişiyor; oyuncular geliyor-gidiyor ama değişmeyen tek şey hücumdaki üretkenlik ve bitiricilik sorunu oluyor. Bir yandan Erzurumspor’a bakıyorum, şampiyona gibi oynuyor her maçında biz rakiplerine ciddi mesajlar vererek ilerliyor bir de bize bakıyorum …
Sezon boyunca “erken” bitirdiğimiz maç neredeyse yok, şampiyon takım gibi oynadığımız veya üç farkın üstünde kazandığımız maç hiç yok! Bakalım bu şekilde nereye kadar gidebileceğiz?
Kırmızı-Siyahlılar bir kez daha adeta facianın eşeğinden döndüğü bir maçı geride bıraktı. Tıpkı Adana Demirspor maçında olduğu gibi bu maçta da işini “kötü futbol” ile zora sokan Kırmızı-Siyahlılar bir kez daha tecrübesi ile maçı kazanmayı bildi ancak bizlere, olası bir tökezlemede ise yaşanacak sorunların da fragmanını izletti. Tecrübeyle gelen galibiyetler şampiyonluk yolundaki tehlike çanlarını susturmaya yetmiyor maalesef.
GERÇEKÇİ HEDEFİMİZ NE OLMALI?
Geçen hafta zar-zor kazandığımız rakibimizi sekiz gol ile geçen Erzurumspor büyük bir mucize yaşanmazsa bu galibiyet ile birlikte bence artık süper ligin garantiledi.
Geçen haftaki yazımda Pendikspor ve Bodrum FK’nin puan kaybı yaşamasının sürpriz olmayacağını belirtmiştim öyle de oldu. Erokspor da Bodrum FK engelini zor da olsa aşarak şampiyonluğu kolay kolay bırakmayacağını “o veya bu şekilde” bu işin sonunu getirebileceğini gösterdi. Bu maçta Bodrum FK’nin galibiyeti çok istesem de gerçekleşmedi ve maalesef ilk iki hedefimiz çok büyük ölçüde yalan oldu! Bundan sonraki gerçekçi hedefin 3.’lük olacağını düşünüyorum. Umarım bunu başarırız yoksa bu oyun ve bu ortamda play-offlarda toplamda üç rakibi saf dışı bırakıp süper lige çıkmak hayal gibi görünüyor.
OLASI BİR TÖKEZLEMEDE YAŞANACAKLARIN FRAGMANINI İZLEDİK
Hatayspor gibi bir rakibe karşı bile maçın henüz 63’üncü dakikasında yaşanan “olay” ileride yaşanacak olası bir puan kaybında yaşanacak ciddi sorunları gösterir nitelikteydi. Stadyumdaki dikkatli futbolseverlerin gözünden kaçmayan bir “oyuncu değişikliği krizi” yaşandı. Ferhat’ın golünden hemen önce değişiklik için sah kenarına gelen Yusuf ve Samudio, gol gelince teknik direktör Uğur Uçar tarafından tekrar ısınmaya gönderilince Yusuf’un verdiği reaksiyon benim gibi düşününlerin tezini kanıtlar nitelikteydi.
Uğur Uçar’a geçtiğimiz günlerde sorduğum “Sizinle yaşıt ve tecrübeli oyuncuların oldu bir takımı idare ediyor olmak sizi endişelendiriyor mu?” sorusuna “Hayır, oyuncularım ile arkadaş gibiyiz ve onlar da sahada kimin patron olduğunu biliyor” yanıtı almıştım ancak gördük ki ortam çok da toz pembe değil. Buradan Yusuf’un reaksiyonunu anlasam da asla doğru bulmuyorum.
Uğur Uçar, iki oyuncuyu tekrar ısınmaya gönderdi ancak bu kısa sürede bir başka ilginç olay daha yaşandı. Golden sonrada oyun, Hatayspor teknik direktörü Bekir İrtegün’ün kırmızı kart görmesi ve İrtegün’ün bu karara itirazı nedeni ile yaklaşık üç dakika başlamadı ve Uğur Uçar bu sürede iki oyuncuyu tekrar çağırıp oyun tekrar başlamadan oyuncu değişikliğini yaptı. Uğur Uçar’ın yaşadığı bu “kararsızlık” veya “hatadan geri dönme” (Siz nasıl yorumluyorsanız artık) Uçar’ın hanesine yazılan bir eksi oldu benim gözümde.
Umarım kulüp bu olası krize en kısa sürede bir çözüm bulur ve bu manzaranın benzerini tekrar görmeyiz.
DİKKATİMİ ÇEKEN TAKDİRE ŞAYAN İSİMLER VE DAVRANIŞLAR
Bu aşamada dikkatimi çeken bir diğer şey ise Samudio’nun ne kadar profesyonel ve takım oyuncusu olduğu … Teknik direktörünün kararına olumsuz bir reaksiyon vermeden ısınmaya dönen ve maçın ikinci yarısı ile birlikte her olması pozisyonda, ısınmayı bırakıp sahayı dikkatli gözler ile tarayan Samudio zihninde analiz yaparak, oyunda olacağı süre için veriler topladı. Samudio’nun böyle yaptığını düşündüğüm bu davranışını çok takdir ettim.
Bir diğer takdir de kadife bilekli Ferhat’a ve tabii ki Fredy’e olacak. Fredy takımının bocaladığı dakikalarda bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi ve isteği ile adeta topun olduğu her yerdeydi. Ceza sahasına yaptığı “sürpriz” girişler ile de biri Yusuf’tan dolayı ofsayta takılan iki gol attı ve bu ligin üzerinde bir oyuncu olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Ferhat gibi Atakan Akkaynak gibi “ayağı düzgün” oyuncuları hep sevmişimdir ve özellik ile böyle maçlarda mutlaka sahada olmaları gerektiğini düşünürüm. Kaptan Ferhat da attığı klas gol ile galibiyetin mimarı oldu.
Bir sonraki köşe yazıma kadar bizleri kritik iki maç bekliyor. Dilerim bir sonraki yazımda Bolu’da Boluspor’a ve Çorum’da Erokspor’a karşı alınan altı puanın ve takım içindeki birliğin beni ne kadar umutlandırdığını anlattığım bir köşede buluşuruz.