Çorum
Kapalı
2°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,6429 %0.03
52,0313 %0.15
Ara
Kesin Karar Gündem Sıcak Havada Neler Yapılmalı?

Sıcak Havada Neler Yapılmalı?

Sıcak Havada Neler Yapılmalı?

Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim Araştırma Hastanesi Acil Tıp Uzmanlarından Dr. Ahmet Öztürk, mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının sağlık üzerine olumsuz etkileri ve alınması gereken önlemleri anlattı.

Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim Araştırma Hastanesi Acil Tıp Uzmanlarından Dr. Ahmet Öztürk, aşırı sıcak havalarda yaşlı kişilerin, kalp rahatsızlığı olan kardiyak ve tansiyonu olanların, şeker hastalığı rahatsızlığı bulunanların ve gebelerin, küçük çocukların sıcakları sağlıklı normal insanlardan daha fazla hissettiğini söyledi.

Söz konusu kişilerin rezervlerinin zayıf olduğunu belirten Öztürk, ‘Vücudun bu sıcağı reaksiyon konusunda yeterli kalmıyor. Bu da sıcağın vücuda etkisini tolere edemediği için kişilerde sorunlar ortaya çıkarabiliyor’ dedi.

Öztürk, insan vücudunun bir mekanizması olduğunu, kendi sıcaklığını 36 – 37 derecede tutmaya çalıştığını belirterek, beynin ön tarafında hipotalamus isminde bir bölgenin bulunduğunu ve bu bölgenin vücudun termo regülasyonu nu sağladığını kaydetti.

Son Günlerde Sıcak Çarpması Vakaları Arttı

Son günlerde sıcak çarpması vakalarının arttığına dikkat çeken Öztürk, “Yaz dönemini yoğun olarak yaşadığımız bu günlerde tarlada hasat dönemi oluyor. Veya bulutların çok az ve gölgelerin çekildiği ortamlarda dışarıda çalışmak zorunda kalanlar etkilenebiliyor. Ve bunlar acil servisimize yoğun olarak gelmeye başladılar. Günlük olarak acil servisimize sıcak çarpmaları veya sıcak bitkinliği gibi durumlarda gelen kişi sayısı arttı.

Bunun çözümü mecbur kalmadıkça güneşin en yoğun olduğu öğle vakitlerinde dışarı çıkmamak. Dışarıya çıkmak zorunda kalıyoruz. Veya dışarıda çalışmak zorunda kalıyorsak da yardımcı gıda takviyelerini almamız gerekiyor. Bu konuda sıvı takviyesini eksiksiz yapmamız gerekiyor. Veya aşırı egzersiz aşırı efor sarf ediyorsak bunu gün içerisine yaymamız gerekiyor. Özellikle sabah 11.00’den öğle üzeri 15.00 – 16.00 ‘ya kadar olan kısımda vücudun enerjisini dikkatli kullanmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Alkollü Ve Asitli İçeceklerden Sakının

Sıcak havalarda beslenmeyle ilgili tavsiyeler veren Ahmet Öztürk, ‘Öncelikle hedefimiz sıvı olarak su tüketmek olmalıdır. Günlük sıvı ihtiyacı yetişkin kişilerde 2 buçuk – 3 litredir. Ancak bu durum aşırı sıcaklarda 4 – 5 litreye kadar çıkabilir. Sıvı olarak ayran ve soda tercih edilebilir. Taze sıkılmış meyve suları içilebilir.  Asitli ve alkollü içeceklerden uzak durulmalıdır. Bunların vücuda zaten ekstra yükü var. Bunun için vücutta aslında daha çok su kullanıyor” diye konuştu.

Acil Tıp Uzmanı Dr. Ahmet Öztürk, besleme konusunda ağır yiyeceklerden kaçınmak gerektiğine dikkat çekerek, yemekten sonra kanın mide etrafına toplandığını sıcakta periferdeki deriye yakın damarların genişlediği için daha çok kanın oraya gitmesi gerektiğini ve kanın orada toplandığı için hazımsızlık ve karın ağrısı gibi şeylerle karşılaşılabildiğini kaydetti.

Öztürk, güneşte uzun süre kalma durumunda kusma vs. olabildiğini belirterek, “Bu yüzden vücudu yormayacak kadar yağlı, ağır yiyeceklerden uzak durmak kaçınmak lazım. Ve yemekten sonra her zaman ki gibi suyu tüketmek içmek lazım” dedi.

Spor ve Yürüyüş İçin Akşam Saatleri Tercih Edilmeli

Sıcak havada spor yapmak isteyenlerin akşam saatlerini tercih etmeleri gerektiğini vurgulayan Öztürk, “Öncelikle spor yapılmak zorunda ise 10.00 – 15.00 arası güneş ışınlarının yoğun olduğu sıcaklığın en yüksek noktada olduğu durumlarda da direk açık alanlarda güneş ışınlarına maruz kalınan yerlerde spor yapmak eforla birlikte olduğu için kişiyi daha çok etkileyebilir. İllaki yapılması gerekiyorsa daha serin vakitlerde veya kapalı spor salonlarında yapılmalıdır. Ancak kapalı salonların havalandırma sisteminin iyi olması gerekiyor. Yoksa oranında kendine has bir sıcaklığı oluyor. Dışarıdan bile daha sıcak hale gelebiliyor. Güneş ışıklarının dik geldiği 12.00 - 13.00 gibi saatlerde spor yapılmaması lazım. Genellikle spor müsabakaları çoğunlukla akşam saatlerinde başlatılır. O yüzden kişi spor yapacaksa akşam saatleri veya sabahın erken saatlerini tercih etmelidir. Yemeğin peşinden spor yapılması da uygun değil. 2-3 saat sonra spor yapılabilir. İlk yediğimiz anda vücudun kendi otonomisi devreye girdiği vakit kan mide etrafına toplanıyor. Egzersiz yapacaksak kasların enerji ihtiyacını tam sağlayamıyor. O yüzden yemek sindirmeye başladıktan 2 – 3 saat sonra spor yapılabilir” şeklinde konuştu.

Öztürk, tavsiyelerine şöyle devam etti:

“Dar kıyafetler vücudun  ısıyı dışarıya atmasını terlemesini engellediği için tercih edilmemelidir. Özellikle bol hatta açık renkler tercih edilmeli. Güneş ışığını daha çok yansıttığı için daha uygun. Çocuklarda özellikle sıcağa bağlı isilik, döküntü vesaire olmaması içinde kundaklanıyorsa sıkça değiştirilmelidir. Derinin hava almasını sağlamak gerekiyor. Aynı kıyafeti kullanmamak üzere değiştirmekte fayda var. Yaşlıların vücutları biraz daha üşümeye yatkın oluyor. Özellikle yaz dönemlerinde ceket, süveter giyiyorlar. Oysa giymemeleri gerekiyor. Terleme normal olmalı. İç sıcaklığın dışarı yansıması lazım. Özellikle rahat ve bol kıyafetler giymeleri gerekiyor. Keten ya da pamuklu kıyafetler giymeliler. Kot veya tayt tercih ediyor gençler çoğunlukla. Erkeklerde uzun kollu gömlek giyilebilir. Özellikle vücut ısısını yüzde 60 -70  deri ile dışarı veririz. Bu nokta da derinin havalanması lazım. Giydiğimiz kıyafetler eğer buna izin vermezse vücut sıcaklığı içeride kalacağı için bize sağlık açısından negatif dönüşü olur. Halk arasında isilik olarak tabir edilen ter bezlerinin tıkanıklığa sebep olmasından dolayı patlaması ile ortaya çıkan bir durum söz konusudur. Bu durum çocuklarda olduğu gibi yetişkinlerde de kıyafetin baskı yaptığı yerlerde oluşabilir. Bu durumu fark ettiğimiz anda öncelikle kıyafetimizi değiştirip daha bol kıyafetler giymek gerekir. Çocuklarda da sık sık kıyafetin değiştirilmesi gerekir. Çünkü sürekli uzun mazuriyetlerde ter bezleri çalışamayacağı için isilik gibi durumlara sebep olabilir. Hatta durum daha da uzarsa orada iltihabi durumlara da yol açabilir. İsilik daha çok kaşıntılı olur. Ama ileri safhalarda iltihabi durum ortaya çıktığı zaman kaşıntı geçer ancak burada antibiyotikler kullanılması gerekebilir. O yüzden yapacağımız şey kıyafetimizi uzun vadede dışarıda giyeceksek bizim konforumuzu bozmayacak şekilde rahat geniş ve açık renk tonlarını tercih ederek giymemiz gerekiyor. İşçiler bu konuda özellikle dikkat etmeliler. Çünkü onlar daha çok efor sarf edip ter kaybettiği için mümkünse yanlarında yedek kıyafetleri olsun ki terlediği zaman kıyafetini değiştirsin. En azından vücut bir hava alsın. Dışarıda spor yapanlarında havlu ile sürekli terini silip veya kıyafetini değiştirmesi gerekiyor.

Duş almanın bir sınırı yok. Zararı da yok. Ancak suyun sıcaklığı 60- 70 -80 ler de olursa ters etki yapabilir. Ilık bir duş deride gözenekleri açar. Ve kişinin rahatlamasını sağlar. Dışarıdan eve girdiğimiz anda ılık bir suyla 5 dakika duş almak kişiyi rahatlatır. Aynı zamanda dışarıya çıktığımız için toplum içinde ter kokusunun önüne geçilmiş olur.

En güzel ve basit çözüm duş almaktır.  Ter orada biriktiği zaman bakteriler bu kokuyu sağlıyor. Ya da kişinin yediği yiyeceklerde özellikle yazın dışarıya ter ile birlikte koku olarak çıkıyor. Kişi bunun önüne geçebilmek için sık sık duş alabilir. Koltuk altlarımızın veya ayaklarımızın veya erkeklerde iki bacak arasının rahat olması için özellikle pamuklu ter emici kıyafetler tercih edilmelidir. Deodorant konusunda da kaliteli ürün kullandığımız vakit vücuda zararı daha az oluyor. Ama en güzel temizlik sudur.” (Sümeyra Özdoğan)

MUHABİR: Haber Bülteni
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *