Kedinin Canavara Dönüştürüldüğü Bir Korku Filmi
Geçen hafta Çorum Şehir Stadyumunda romantik bir aşk filmi izleyen futbolseverler Van deplasmanında kötü zemin ve tartışmalı hakem kararlarıyla adeta fantastik bir korku filmine şahitlik etti. Ligin orta sıralarında inişli-çıkışlı performansı ile güzel futboldan uzak bir görüntü çizen Vanspor’un “kedi gücü”nde sürdürdüğü mücadelesinin, kulübe dokunan bazı eller vasıtasıyla bir canavara dönüştüğü görülürken saha dışı etkenlerin skor üzerindeki gölgesinin derinden hissedildiği bir maç izledik.
İŞLERİN NASIL YÜRÜDÜĞÜNÜ UNUTMUŞUM!
Geçen haftaki yazımda kemerleri bağlayın hızlanıyoruz demiştim ama Vanspor Teknik Direktörü Osman Zeki Korkmaz’ın Bandırmaspor maçı sonrası yaptığı protestonun bu denli etki yaratacağını göz ardı etmekle hata yapmışım! Çünkü burada işler böyle yürüyordu: Ağlamayana meme yok … Unutmuşum! Futbolu yönetenlerin bu protesto karşısında sergilediği tavır ligin adalet kantarının ne yöne saptığını bir kez daha gösterdi. Osman Zeki Korkmaz’ın Bandırmaspor yenilgisi sonrası stadyumda saatlerce hakemi beklemesi ve burada yaptığı konuşma etkisini göstermiş, futbolu yönetenler de gerekeni yapmış!
NEDEN BU MAÇA?
Vanspor ile Arca Çorum FK arasındaki mücadele haftanın önemli maçlarından biri olsa da eğer ligin en kariyerli ve FIFA kokartlı hakemi bir maça atanacaksa o maçın Pendikspor ile Amed SK mücadelesi olması gerektiğini düşünüyorum. Lige elindeki en kariyerli ismi bu maça atayanlara "Neden bu maç?" diye sormak en doğal hakkımızdır. Atamaları gördüğüm an içime sinmeyen bu tablonun sahaya nasıl yansıyacağı konusunda yanılmayı çok istedim ama maalesef korkularımda haklı çıktım.
YENİ OYUN: SOSYAL MESAFE FUTBOLU!
Skoru 2-0’a getirecek olan o kritik golde VAR müdahalesinin kural kitabındaki yeri üzerine çeşitli tartışmaların dönüyor. Bu konudaki teknik mevzuata ve protokolün ince detaylarına tam anlamıyla hâkim olmasam da VAR müdahalesinin prosedür olarak doğru işlediğini varsaysak bile orta hakemin o pozisyona faul düdüğü çalması tam bir akıl tutulmasıdır. Bu pozisyona faul kararı vermek bu oyunu futboldan çıkarıp bambaşka bir oyuna evirmek demek! Çocuklar evcilik oynarken birbirine bu kadar temas etse ses çıkarmazsın, futbol bu hocam! Saçmalamayın isterseniz! Bunun bir tık ilerisi en ufak temasın bile faul olduğu, oyuncuların birbirine bir metre mesafeden fazla yaklaşmasının yasaklandığı bir "sosyal mesafe futbolu" izlemek zorunda kalacağız. Farkında mısınız ülkemizde futbol, en ufak rüzgârda yere düşenlerin ödüllendirildiği, sahada ter dökenin değil de tiyatro yapanın kazandığı bir yapıya evriliyor.
SÜPER LİG YOLUNDA ŞANS VE KADER
Hüseyin Eroğlu ve takımı bu atamaların yanı sıra bir de kötü zemin ile de mücadele etti ama bu sebepler ciddi de olsa Arca Çorum FK’nin hareketsiz ve kısır oyun oynadığı gerçeğini değiştirmiyor çünkü bu takım öyle bir takımki tüm bu olumsuzluklar ile de baş edebilecek nitelikte.
Önümüze konan engelleri eleştirelim ama tamamen bunların arkasına sığınmak bu takıma yakışmaz. Adil hakem yönetimi ve iyi zeminde oynanan maçlarda da sahadaki oyunun, kadronun hakkı olmadığı gerçeğini göz ardı edemeyiz. Böyle diyerek futbolcuları da aklayıp paklayamayız çünkü bu düşük enerji de beklenen futbolun önündeki çok büyük engellerden biri.
Ara transfer döneminden en büyük beklentim takıma hız, hareket ve enerji kazandıracak takviyelerdi ancak bu da olmadı. 1-2 ufak takviye dışında zaten “yaşlı” takıma yine “yaşlı” oyuncular alındı. Gençler kulübede kaldı, “yaşlılar" sahada. Takımın enerji ve hız kazanması için gençleşmesi şarttı, bu da yerine getirilmedi. Bu da kimin payıysa, ona eleştirim olsun. Teknik heyet ise teknik heyet, yönetim ise yönetim.
Bu takım hâlâ süper lige çıkabilir mi? Elbette çıkabilir ama bu oyun ile yakışmıyor. Süper lige çıkma başarısını bu kadar şansa kadere bırakamayız.
O yüzden ister futbolumuzu geliştirip tüm olumsuzlara rağmen kazanmayı başaralım isterseniz de ağlamayı öğrenelim!