Kemerlerinizi Daha Sıkı Bağlayın!
Son bir kaç yazımda seri galibiyetler alıp uçacağımızı öngörerek “kemerlerinizi bağlayın” demiştim. Bu yazımda da aynı şeyi diyeceğim ancak bu kez etrafımızı saran bu sis bulutunun, bizi; içinde bulunduğumuz aracın farının önünü bile göremeyecek hale getirdiği için, yani olası bir ciddi kaza riski içerdiğinden aynı uyarıda bulunacağım! Kemerlerinizi daha sıkı bağlayın çünkü bir sis bulutu içinde, yüksek hızda ve önümüzü göremeden gidiyoruz!
Yoğunlaşan Sis Bulutu Gerçekleri Gizliyor
Geçen haftaki yazımda Arca Çorum FK’nin iç sahadaki yenilmezlik zırhının ne kadar kıymetli olduğundan bahsetmiş ve bu kaleyi korumanın şampiyonluk yolundaki en büyük kozumuz olduğunu vurgulamıştık ancak ne yazık ki İstanbulspor karşısında alınan mağlubiyet sadece üç puanın değil, tam 347 günlük bir emeğin de elden gitmesine neden oldu. Şehirde oluşan o ağır havanın üzerine bir kez daha teknik direktör değişikliği kararı ile kendimizi tam bir sis bulutunun içinde bulduk.
Bir De Hakem Hataları Eklendi
Son haftalardaki hakem hataları ile birlikte Çorum FK’nin üzerindeki gerçekleri görmemizi daha da zorlaştıran sis bulutları o kadar yoğunlaştı ki eksiğin tam olarak nerede olduğunu, hangi çarkın dönmediğini anlamak artık imkansıza yakın hale geldi. Şampiyonluk hedefiyle çıkılan yolda bir yanda büyük umutlar, diğer yanda ise neyin yanlış gittiğini bir türlü anlayamadığımız o belirsizlik hali camianın üzerine ağır bir yük gibi çökmüş durumda.
Gerçek Sorun Hangisi?
İstanbulspor karşısında alınan mağlubiyette sadece saha içindeki taktiksel aksaklıkları değil, VAR odasından gelen ve oyunun akışını kökünden sarsan müdahaleleri de en ön sıraya koymak gerekiyor. Asıl sorun, skor ürettirmeyi başaramayan teknik direktörlerde mi yoksa o beklenen isyanı ve mücadeleyi bir türlü sahaya yansıtamayan futbolcularda mı anlaşılmıyor. Tahsin Tam, Çağdaş Çavuş ve son olarak Hüseyin Eroğlu’na kadar uzanan süreçte faturanın sürekli teknik heyetlere kesilmesi akıllarda soru işaretleri bırakırken, sahadaki oyuncu grubunun yeterince “sorunsuz” olup olmadığı daha ciddi bir tartışma konusu haline geldi. Belki de en büyük sorun, her biri kendi bölgesinde "general" sıfatını taşıyacak kadar kariyerli ve ağır isimleri aynı kadroda buluşturan ancak bu yıldızlar topluluğunu bir takım disiplini içinde savaşçı bir ruha büründüremeyen yönetimsel tercihlerde!
Futbolun tüm paydaşlarını elbette taraftar da dahil masaya tek tek yatırdığımızda hiçbir parçaya “Bu sorunsuz çalışıyor" diyemiyoruz şu an! Bu parçaların en az birinde ve hatta daha da korkuncu belki de hepsinde yanlış bir şeyler var.
Yönetim, teknik heyet, futbolcular ve tribün … Bu paydaşlardan istediğiniz eşleştirmeyi yapın, kim kimi suçlasa haklı, kim kendini savunmaya çalışsa haksız duruma düşecek boyutta.
Zaten parçalara bölünen taraftar grupları bir de kendi içlerinde parçalara bölünmüş durumda!
Önümüzdeki Günler…
Şimdiye kadar hep umutlu hep destekleyici bir rol benimsemiştim ancak sanırım bu hafta ile birlikte rolümü eskisi kadar benimseyemeyeceğim.
Çarşamba günü deplasmanda oynanacak olan Serikspor mücadelesi, Arca Çorum FK için sadece bir puan mücadelesi değil, aynı zamanda bir özür dileme ve yeniden ayağa kalkma randevusu olacak. Rakibin kendi stadyumunda ilk kez maça çıkacak olması ve Bandırmaspor galibiyetiyle moral bulması işimizi zorlaştırıyor ve biz “Çorum FK’nin kalitesi bu engeli aşmaya fazlasıyla yetecek düzeyde” bile diyemiyoruz!
Eğer tribünler bu takımı her koşulda desteklemez, eğer sahadaki “generaller” ordusu gerçek birer nefer gibi savaşmayı reddeder ve yönetim her sarsıntıda direksiyonu başkasına bırakmaya devam ederse korkarım ki önümüzdeki günler, o korktuğumuz kazanın ilk şiddetli sarsıntısı olacak.
Bu zorlu süreçten çıkmanın tek çaresi; tribünlerin bu takıma her koşulda desteği, futbolcuların alacağı sorumluluk ve mücadele ve yönetim şapkasını önüne koyması olacak.