Çorum
Açık
4°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,2327 %0.06
51,3066 %0.38
Ara

Bu Yeşilçam Filminin Sonu Oscar Heykeli İle Taçlansın Mı?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Çorum Şehir Stadyumu bu hafta sadece bir futbol müsabakasına değil aynı zamanda tüm şehrin kenetlenerek yazdığı epik bir hikayeye ev sahipliği yaptı. Pazartesi günü stadyumu dolduran binlerce taraftar ile ekran başındaki futbolseverler adeta bir Yeşilçam filmi senaryosunun içinde kendilerini bulurken iyilerin, güçlü ve otoriter figürlere karşı verdiği o büyük zaferin bir parça oldu. Hakem kararlarıyla bir sinir harbine dönüşen maçta Çorum, sadece rakip takımı değil kendisine karşı oluşturulan o art niyetli atmosferi de devirmeyi başardı.
Son saniyeye kadar dinmeyen bir heyecanla kazanılan bu görkemli zaferi saatlerce konuşmak ve sahadaki her damla alın terini tek tek onurlandırmayı çok istesem de insanlığın ve futbolun tüm etik değerlerini sarsan o benzerine az rastlanır türdeki arsızlığı eleştirmemek hiç içime sinmez! Biz yine benzer zaferler yaşarız ama böylesine arsızlığa bir daha denk gelir miyiz emin değilim!

 

FAZLA TEVAZUNUN SONU …
Maç bittiğinde basın toplantısı odasına giderken rakibin hocasındana yapılacak birçok farklı açıklamaya hazırdım ancak Özköylü’nün açıklamaları “bu kadarı da yuh” dedirtti. 15 maçlık bir "yenilmezlik" masalı uyduranlar, Çorum’da futbol tanrılarının adalet dağıttığı maçın ardından yine o bilindik mağduriyet edebiyatına sarıldı. Merkez Hakem Kurulunun (MHK) her hafta adrese teslim atamalarla işlerini nasıl kolaylaştırdığını, rakibin haksız kartlarla nasıl budandığını görmezden gelip üstüne bir de lehlerine çalınan o evlere şenlik penaltıdan sonra kalkıp "birileri arkamızdan dolap çeviriyor" diye feryat etmek, arsızlığın tam olarak karşılığıdır. Arkalarında siyasetin üst kademelerinden gelen "benim takımım" teveccühü, ceplerinde ise hakemlerin cömert düdükleri varken hâlâ birilerinin onları engellemeye çalıştığına inanmak; hem futbolun gerçeklerine hem de rakiplerin alın terine karşı yapılmış büyük bir saygısızlıktır. Hediye edilen penaltıya rağmen Arca Çorum FK’yi deviremeyip üstüne bir de Özköylü’nün böyle arsızlık yapması bende ne yazık ki sadece acıma hissi uyandırdı!
Basın açıklaması sonrası soru almadan “kaçmaya çalışan” Özköylü’ye “birileri arkamızdan dolap çeviriyor” cümlesini biraz daha açmasını rica etsem de bakışmakla yetindik ve sorumu cevapsız bırakarak odayı terk etti.

 

BİR GOL DE UĞUR UÇAR’DAN
Özköylü’den sonra basının karşısına geçen Uğur Uçar ise her zamankinden daha kıpır kıpır olsa da sakinliğini ve olgunluğunu korumayı başardığı bir toplantı yaptı. Kısa tuttuğu açıklamasının ardından Özköylü’nün “birileri arkamızdan dolap çeviriyor” cümlesini kendisine iletip “Sahada hiç bu açıklamaya uyan bir hava sezdiniz mi, Erokspor’un engellenmeye çalıştığını söyleyebilir misiniz? diye sordum ve o da bu “lafa” verilebilecek en güzel cevabı verdi! Güldü …
Kısa süreli bir sessizlikten sonra ise Uçar’dan adeta skoru değiştiren bir cümle geldi: Futbolcularımın emeğini, hakkını kimseye yedirmem!
Bu cümleler iki hafta önce Esenler Erokspor’un 10 kişi kalan Bodrum FK’yi iki penaltı golü sonrası 4-3 yendiği maçın sonrası Osman Özköylü’nün yayıncı kuruluşa verdiği röportajda kullandığı ifadelerin bire bir aynısıydı! Aynı cümleler hak edilen zamanda ve doğru ağızdan çıkınca ne kadar farklı olabiliyor değil mi!


DİKKATİNİZDEN KAÇMIŞ OLABİLECEK DETAYLAR
Yukarıdaki açıklamalarımı biraz örneklendireyim … Çorum FK maçındaki penaltıyı (!) herkes gördü, onu anlatmaya gerek yok ama dikkatinizden kaçmış olabilecek diğer detaylara bakalım …
Erokspor ligin 29’uncu haftasında deplasmanda Bodrum FK ile karşılaşıyor. Bu maçtan bir gün önce ise Beşiktaş-Galatasaray derbisi var. MHK, böyle bir haftada iki “önemli” FIFA kokartlı hakemini (VARda Kadir Sağlam, AVARda Yasin Kol) dünyanın seyrettiği derbiye değilde Esenler Erokspor’un iki penaltı golü atarak, rakibinin 10 kişi kaldığı ve 4-3 kazandıkları karşılaşmaya atıyor. Beşiktaş-Galatasaray maçında ise  Mehmet Türkmen, Ömer Faruk Turgay (VAR) ve Gökhan Barcın (AVAR) gibi isimler görev alıyor. Güler misin, ağlar mısın!
Bununla da kalmayıp Esenler Erokspor’un son 10 maçında çıkan kırmızı kartlara bakıyoruz; Erokspor hiç kırmızı kart görmezken, rakipleri dört kez kırmızı kart görmüş!

DOĞRUDAN SÜPER LİG Mİ YOKSA
EROKSPOR’U BİR KEZ DAHA YENDİĞİMİZ
BİR PLAY-OFF SONRASI SÜPER LİG Mİ? 
Bu açıklamalardan sonra ligin en antipatik takımı olma yolunda dev bir adım atan Erokspor’u zorlu bir fikstür bekliyor. Kalan maçlarında adil yönetim olursa işlerinin oldukça zor olduğunu düşünüyorum. Dileğim her ne kadar Arca Çorum FK’nin ilk 2’de yer alarak direkt Süper Lig’e çıkması ancak bunun gerçekleşmemesi durumunda kafamda oskar ödülü kazandırabilecek bir senaryo canlandı! Olası play-off finallerinde veya play-off yarı finalinin ikinci maçında Esenler Erokspor’u Çorum’da bir kez daha al-aşağı ederek süper lige çıkmak, sizce de harika olmaz mı?

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *