Çorum
Açık
4°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,2327 %0.06
51,3066 %0.38
Ara

Bayramda Sofranın Tadı Kaçmasın

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bayram… Mis gibi baklava kokuları, sarma tepsileri, ikramların ardı arkası kesilmeyen o güzel telaş. Ancak kabul edelim ki bayram sofraları, sadece gönlümüzü değil, mide kapasitemizi de fazlasıyla zorlar. Peki hem bayramın keyfini çıkarıp hem de “ben ne yaptım?” demeden sofradan kalkmak mümkün mü? Elbette mümkün! Anahtar kelime: porsiyon kontrolü.

Öncelikle şunu hatırlayalım: Bayram, kendimizi kısıtlayacağımız değil, dengeyi öğreneceğimiz bir dönemdir. “Hiç yemeyeyim” yaklaşımı da “nasıl olsa bayram, abartayım” düşüncesi de sürdürülebilir değildir. Asıl mesele, tabağımıza koyduğumuz miktarı yönetebilmek.

Bayram sabahına hafif ama dengeli bir kahvaltıyla başlamak günün geri kalanı için kritik bir adımdır. Uzun süren açlık sonrası direkt şerbetli tatlılara yönelmek, kan şekerinde ani dalgalanmalara ve gün boyu daha fazla yeme isteğine neden olur. Bunun yerine protein içeren (yumurta, peynir gibi) ve liften zengin bir kahvaltı, sizi daha tok tutacaktır.

Gelelim ziyaretlere… İkram edilen her şeyi yemek zorunda değilsiniz. Bu noktada nazik bir “tadına bakmak” yaklaşımı hayat kurtarır. Koca bir dilim baklava yerine yarım dilim tercih etmek, hem ev sahibini kırmaz hem de kaloriyi dengede tutar. Unutmayın, önemli olan miktar değil, tattığınız lezzetin keyfidir.

Bir diğer önemli nokta ise yavaş yemek. Beynimizin tokluk sinyali göndermesi yaklaşık 20 dakika sürer. Hızlı yediğinizde ihtiyacınızdan çok daha fazla tüketebilirsiniz. Lokmalarınızı küçültmek, iyi çiğnemek ve sohbet ederek yemek bu süreci destekler.

“Tatlıya hayır diyemiyorum” diyenler için küçük bir tüyo: Tatlıyı tek başına değil, mümkünse bir ana öğünden sonra ve küçük porsiyon halinde tüketin. Böylece kan şekeriniz daha dengeli yükselir. Ayrıca gün içinde bol su içmek ve hafif yürüyüşler yapmak da ödem oluşumunu azaltacaktır.

Son olarak, kendinize karşı nazik olun. Bayramda biraz fazla kaçırdıysanız bu dünyanın sonu değil. Önemli olan, sonrasında dengeyi yeniden kurabilmek. Unutmayın, sağlıklı beslenme bir günün değil, bir yaşam tarzının sonucudur.

Bu bayram sofralarınız bereketli, porsiyonlarınız dengeli, pişmanlıklarınız ise minimum olsun. Afiyetle, keyifle ve ölçüyle… İYİ BAYRAMLAR DİLERİM 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *