Çorum
Kapalı
6°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,2226 %0.07
53,0056 %0.01
Ara

YİNE YAPARSIN

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Dr. Curt Richter, Amerikalı bir psikobiyoloji uzmanıdır. 1957 yılında Johns Hopkins Üniversitesi’nde çalışırken, asistanlarıyla birlikte dikkat çekici bir deney gerçekleştirir. Amaç, su sıcaklığındaki değişimlerin canlıların dayanıklılığı üzerindeki etkisini incelemektir.

Bu deneyde, bir grup fare tırmanarak kaçamayacakları uzunluktaki cam tüplerin içine yerleştirilir. Suya bırakılan fareler yüzmeye başlar. Bir süre sonra durup dinlenmenmek istediklerinde bunu engellemek için tüpün içine  yerleştirilmiş, kendilerine su püskürten özel bir mekanizmayla karşılaşırlar. Böylece fareler sürekli hareket etmeye zorlanır.

Deney sonunda, farelerin su üstünde kalma süreleri incelenir. Sonuçlar şaşırtıcıdır. Farelerin büyük çoğunluğu yaklaşık on beş dakika direndikten sonra pes eder ve batar. Ancak küçük bir grup vardır ki, tam altmış saat boyunca var gücüyle mücadele eder. Güçleri tamamen tükenene kadar yüzmeye devam ederler.

Aynı koşullar altında, biyolojik olarak benzer olan bu iki grup arasında neden bu kadar büyük bir fark vardır?

Bu sorunun peşine düşen Richter, yeni bir deney tasarlar. Fareler bu kez iki gruba ayrılır. İlk grup, doğrudan su dolu tüplere bırakılır. İkinci grup ise önce bir kutuda bir süre bekletilir. Ardından suya bırakılır, bir süre yüzmelerine izin verilir ve sonra tekrar çıkarılıp dinlendirilir. Bu süreç birkaç kez tekrar edilir. Son aşamada fareler son kez suya bırakılır.

Sonuçlar çarpıcıdır. İlk gruptaki farelerin çoğunluğu on beş dakika içinde pes eder. Ancak ikinci gruptaki farelerin tamamı, altmış saate varan dayanıklılık gösterir. Hiçbiri erken vazgeçmez.

Peki fark nedir?

Belki de cevap “umut”tur.

Umut, hafızamızda kayıtlı deneyimlerle bağlantılı olabilir mi? İnançlarımız sadece bilinçli seçimlerimizin ürünü değil; belki de hatırlamadığımız deneyimlerin izlerini taşır.

Neye çabalayıp neyi bıraktığımız, sadece bugünün meselesi olmayabilir. Geçmişte yaşadıklarımız, hatta farkında bile olmadığımız kayıtlar, bugünümüzü şekillendiriyor olabilir.

Önümüzü göremediğimizde, tıpkı o fareler gibi hızla tükeniriz. Ama daha önce bir zorluğun üstesinden geldiğimizi hatırladığımızda, içimizde bir şey değişir. Dayanma gücümüz artar.

Çünkü zihnimiz bize fısıldar:

Daha önce başardın. Yine yaparsın!

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *