Şampiyonluk İkramı ve Elimizin Tersi
Trendyol “İkram” Liginde normal sezon geride kaldı, şimdi sırada play-off heyecanı var. Play-offları değerlendirmeden önce son hafta heyecanı ile ilgili konuşmak istiyorum ama maalesef bu konuyu düşünmek bile beni üzüyor. İki rakibin Amed SF ve Erokspor maçı koparamamış ve her iki rakibin de ecel terleri döküyor ve biz; zaten şampiyona olmuş zaten rotasyonlu kadro ile sahaya çıkmış ve Amed SF’nin Süper Lig’e çıkmasını istemeyen Erzurumspor’u yenemiyoruz! Düşünsenize; 1-1 devam eden maçta Pendikspor, Erokspor’a bir gol, 3-3 devam eden maçta Iğdır FK, Amed SF’ye bir gol atsa (ki bunlar çok ihtimal dahilindeydi) sen hal böyleyken Erzurumspor’u yenemediğin için lig 3.’lüğünü kaçıracaktın! Şöyle bir an yaşandığını hayal etsenize: Biten ilk maç bizimkiydi. Soyunma odasına girmiş futbolcular, stadı terk etmek üzere olan Çorumlular telefonuna bakıyor ve Amed SF ile Erokspor’un gol yiyerek yenik duruma düştüğünü görüyor! Elimizden bir kez daha ama bu kez daha acı şekilde kayıp giden direkt final şansı. Bu yaşanabilirdi. Takım buna müsaade etti! Yaşandığı şekilde mi yoksa bu anlattığım şekilde mi üçüncü olamamak daha üzücü bilemiyorum!
"İkram" Liginde Son Lokmayı Yutamadık!
Kısacası yine bir kırılma anında yine başaramayan bir takım görüntüsü çizdik. Bu haftada verilemeyen bu reaksiyonun anlamı, play-off’taki benzer bir durumda da verilmeyecek demektir benim gözümde! Bence bu da bir nevi play-off niteliğinde bir maçtı ve yine istediğimizi elde etme konusundaki yetersizliğimiz düşündürdü. Dilerim play-off’larda oyuncu grubu kendilerine çeki düzen verir ve bir daha gelmeyecek olan şansı beklemez!
Rakiplerimize gelecek olursak, onlar da bizi aratmadı. Süper Lig’e çıkan Amed SF son dört haftada tek bir maç bile kazanamazken, üçüncü olan Erokspor ise son ikki haftada sadece bir puan alabildi! Neden “İkram Ligi” dediğimi de bu şekilde açıklığa kavuşturmuş olayım. Ve biz bu takımların sadece üç puan gerisinde tamamladık ligi.
Neyse değiştiremediğimiz geçmişe takılmayıp geleceğe odaklanım ancak takım da bu konuda kendini ciddi anlamda eleştirip bir çözüm üretsin lütfen! Bu kadro kurulmuş, bu umut bu kadar yeşertilmişken gelecek sezon başa dönmeyelim. Gelecek sezon işler bu kadar “kolay” da olmayabilir.
ÖZBALTA’DAN ÇORUM FK TARAFTARINA DERS
Bir eleştiri de futbolcuları acımasızca eleştiren ancak kendilerine toz kondurmayan taraftara gelsin. Umarım bu hafta Serkan Özbalta’ya baktığınızda “Biz hata yapmışız!” deme erdemini gösterebilmişsinizdir. İlk tökezlemede ve her fırsatta yüksek sesle “istifa” çağrısı yaptığınız Özbalta, kendisi adına harika yazılmış bir senaryo ile tekrar Çorum’a geldi. Arca Çorum FK teknik direktörü iken hemen arkasındaki tribünlerin ağır eleştirilerine maruz kalan Özbalta bu kez aynı kulübeye şampiyon hoca olarak geldi!
Erzurumspor bu sezona, geçen sezon Serkan Özbaltalı Arca Çorum FK’den çok daha kötü futbol ve istenmeyen sonuçlar ile başladı. Tribünler tabii ki “istifa” çığlıkları attı ama yönetim bu değişmesi gereken istifa tavrına karşı durabilme başarısı sayesinde Erzurumspor şampiyon oldu.
Taraftar günah keçisi yaratmasa, yönetim biraz güçlü olup istikrarı önemsese belki de bu sezon biz Erzurumspor’un karşısına şampiyon olarak çıkacaktık.
Sonuç olarak en azından bu maçtan itibaren tribünler de “her şeyi bilmek”ten vazgeçip sonuç ne olursa teknik heyete destek olarak kulübe ciddi ve gerçek bir destek sağlayabilir. Sonuçta gördük ki Uğur Uçar bu takıma en iyi sonuçları aldıran teknik direktör oldu.
Geçtiğimiz haftaki yazımda Serkan Özbalta’ya Çorum’dayken gördüğü kırmızı kartları, Erzurum’da ise görmediği kırmızı kartları soracağım demiştim. Sordum da … Özbalta’nın cevabını buraya yazarak yazıyı uzatmak istemiyorum çünkü hemen yandaki “Özbalta Çorum’da yaşadığı zorlukları anlattı” haberinde cevabı bulabilir ve tribünlerin takındığı tavrın kulübe ne kadar zarar verdiğini birinci ağızdan öğrenebilirsiniz.
Futbolun "Temiz" Kalabildiği AnlarA ŞAHİT OLDUK
Normal sezon ile ilgili değinmek istediğim bir konu da son haftalarda alınan sonuçlar … Ben liglerde bazı kulüplerin eşit şartlarda yarıştırılmadığına inanan biri olarak son haftalarda üst sıralardaki takımların yaşadığı puan kayıplarına çok sevindim. Özellik ile son birkaç sezonda bariz şekilde liglerin dizayn edilme çabasına olduğuna ikna olmuş haldeyim. Bu ortamda futbolcuların saha içindeki mücadeleleri beni o kadar mutlu etti ki, futbol sevgisi ile açılan aram, bir nebze de olsa kısaldı.
Örnekler çoğaltılabilir ama Uğur Uçar’ın eski takımı Pendikspor’un Arca Çorum FK ile berabere kalması, aslen Diyarbakırlı olan Burhan Eşer’in takımı Bodrum FK’nin 10 kişi mücadele ettiği maçta Amed SF ile berabere kalması, Iğdır'ın Amed SF’ye karşı gösterdiği reaksiyon ilk aklıma gelenler.
Bu maçlarda yaşananlar ve alınan sonuçlar futbolun saha içinde kalabildiği harika anlar aklımızda kalsın.
"Deli" Bir Maç, “Çılgın” Bir Rakip
Son olarak gelelim Keçiörengücü maçına … Hiç kolay olmayacak. Play-off tecrübesi olan “deli” bir teknik adamın başında olduğu, ofans oyuncularının “çılgınlar gibi” koşuşturduğu bir takım olacak karşımızda. İki maçta da zorlandığımız, birçok otorite tarafından da “sürpriz yapabilir” dedirten bir rakip. “Ufak detayların büyük sonuçlara sebep olacağı” bu maçta Çorumlular stadı doldurmak ile kalmayıp son düdüğe kadar takımına itici güç olmalı. Haydi hep birlikte üstesinden gelelim şu işin artık!