HATIRALARLA TÜRK MUSİKİSİ (137)
HÜSEYİN SAADETTİN AREL (1) (1880-1955)
18 Aralık 1880 tarihinde İstanbul’un Vefa semtinde doğan Hüseyin Saadettin Arel, Anadolu Kazaskerlerinden Müderris Mehmed Emin Efendi’nin altıncı çocuğudur. Annesi Fatma Zekiye Hanım’dır.
İlköğrenimini Vefa’nın değişik okullarında tamamladıktan sonra 1886 yılında ailesi ile İzmir’e gider.
Müderris Mehmed Emin Efendi, hükümetin bir emrine uymadığı ve ters düştüğü için İzmir Naipliğine (Kadı Yardımcılığına) tayin edilir.
Hüseyin Saadettin Arel, İzmir’de Fransız Kolejini bitirince, yüksek tahsil için İstanbul’a gelir. Bir yandan da medreselerde okur ve icazet alır. 1906 yılında Hukuk Mektebini üstün başarı ile bitirir. Özel hocalardan ders alarak dil bilgisini geliştirir. Ciddi bir gayretle Arapça, Farsça, Almanca, Fransızca ve İngilizceyi iyi derecede öğrenir. Bu dillerden başka, İtalyanca, İspanyolca, Yunanca ve Ermeniceyi anlayabilecek düzeyde öğrenir.
Hüseyin Saadettin Arel, o zamanki geleneklere göre öğrenci iken devlet dairesinde görev alır. 15 yaşında memuriyete başlar. 1901 yılında İstanbul’a gelince Adliye Nezaretinde tercüman olarak çalışmaya başlar. 1909 yılında Ticaret-i Bahriye Mahkemesi Üyeliği, Ceza İşleri Müdürlüğü yapar. 1910 yılında istifa eder ve Washington’da toplanan uluslararası hukuk kongresinde ülkemizin temsilcisi olarak kongreye katılır. 1913 yılında Danıştay’da, Maliye ve Bayındırlık Üyelikleri yapar. 1914 yılında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne, aynı yıl içerisinde “Tanzimat Dairesi Reisliğine getirilir. Bu daire 1918’de kapanınca görevinden ayrılır ve resmî görev almaz. Amerika’ya gider, 1923 yılına kadar orada yaşar. Dönüşünde İzmir’e yerleşir. Avukatlık bürosu açar. 1928’de İstanbul’a döner. Tapu ve Kadarstro Yasasının çıkarılmasında yardımcı olur. Avukatlığına, 1955 yılında vefat edene kadar devam eder.
Hüseyin Saadettin Arel, mûsikî çalışmalarına 10 yaşında başlar. İlk olarak Udi Şekerci Cemil Bey’den ud ve Türk Mûsikîsi nazariyat dersleri alır. Kendi gayretiyle bilgisini bir hayli artırır. Türk Mûsikîsi ve Batı Mûsikîleri hakkında yazılmış eserleri toplar. Mûsikîmizin nazariyatından bahseden eski edvar kitaplarını okur ve inceler.
Hüseyin Saadettin Arel, nazari çalışmalarının yanı sıra ud, keman, kemençe, tanbur, viyola, viyolonsel, özellikle piyano çalmasını öğrenir. 1907-1909 yılları arasında Edgar Manas’tan, armoni, kontrpuan, kompozisyon ve orkestrasyon öğrenir.
İki defa kütüphane kurar. Büyük yangında ilk kütüphanesinin içindeki çok değerli koleksiyon ve kitaplar yok olur. İkinci kütüphaneyi İzmir’de oluşturur. Bu kütüphanede özellikle Türk Mûsikîsi açısından değerli yazma eserler, fotokopi ve filmler bulunmaktadır. Dr. Suphi Ezgi’nin topladığı eserler de Arel’in kütüphanesinde yerini alır. Bunların içinde, bütün dünya mûsikîleri için önemli belgeler de vardır.
Hüseyin Saadettin Arel, 1908 yılından başlayarak, on beş günde bir yayınlanan “Şehbal” kültür ve magazin dergisi çıkarır. Bu derginin dizgileri ve baskıya hazırlığı İtalya’da yapılır ve Türkiye’de basılır. Ancak, bu derginin ömrü 100. Sayıda biter. Çünkü İngilizlerin İstanbul’u işgal etmesiyle, İngiliz İşgal Komutanı, derginin idarehanesine el koyar.
Hüseyin Saadettin Arel, 1939 yılında, İsmail Hami Danişmend ile birlikte “Türklük” dergisi çıkarır. Ancak, bu derginin içinde yayınlanan, “Türk Mûsikîsi Kimindir” makaleleri sonradan kitap haline getirir. Bu kitap, bizim kütüphanemizde de mevcuttur. Türklük Dergisi on beş sayı yayınlanabilir ve bugün devam eden, 1948 yılında çıkmaya başlayan “Mûsikî Mecmuası” Arel’in son yayın organıdır. Ölümünden sonra, kütüphanesinin tamamına yakını “Türkiyat Enstitüsü”ne hibe edilir. DEVAM EDECEK
Kaynak: Kaynak: Dr. Nazmi Özalp: TÜRK MUSİKİSİ TARİHİ - 2. Cilt - Sayfa: 96-99
Yılmaz Öztuna: BÜYÜK TÜRK MUSİKİSİ ANSİKLOPEDİSİ -1. Cilt - Sayfa: 6794
Haydar Sanal: İSLÂM ANSİKLOPEDİSİ - 3. Cilt - Sayfa: 352-354