Çorum
Kapalı
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,6066 %0.03
52,9370 %-0.06
Ara

BAYRAMI MİDEMİZLE DEĞİL, KEYFİMİZLE HATIRLAYALIM

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bayram sabahlarının kendine has bir telaşı vardır. Erken kalkılır, güzel kıyafetler giyilir, ziyaret planları yapılır ve tabii ki sofralar hazırlanır. Hele konu Kurban Bayramıysa, etin başrolde olduğu masalar kaçınılmazdır. Kavurmalar, mangallar, tatlılar, ikramlar derken bayram sofraları bazen küçük bir “yeme maratonuna” dönüşebilir. Peki bayramın tadını çıkarırken dengeyi korumak mümkün mü? Kesinlikle evet!
Öncelikle şunu kabul edelim: Bayramda “hiç yemeyeceğim” demek de “nasıl olsa bayram, önüme geleni yerim” demek de sürdürülebilir değil. İşin sırrı, sofralarda küçük dengeler kurabilmekte.
Kurban Bayramı’nın klasik kahramanı kuşkusuz kavurma… Ancak sabahın erken saatinde, uzun süre dinlenmeden pişmiş yağlı etlerle mideyi bir anda şaşırtmak sindirim sistemi için pek de nazik bir başlangıç olmayabiliyor. Eti yanında bol salata, yoğurt ve sebze seçenekleriyle dengelemek hem sindirimi kolaylaştırır hem de porsiyon kontrolünü destekler.
Bir diğer bayram klasiği ise ziyaretlerde ardı ardına gelen ikramlar… “Bir dilim baklavadan ne olur?” sorusu gün sonunda beşinci dilimde biraz anlam değiştiriyor olabilir! Elbette tatlı yenebilir ama her durakta “az da olsa” mantığı bazen toplamda ciddi bir yük oluşturabiliyor. Burada küçük bir taktik işe yarar: Her ziyarette her şeyi yemek zorunda değilsiniz. Seçici olmak bayram kaçırmak değil, bedeninizi korumaktır.
Bayramda su tüketimi de çoğu zaman unutulan bir konu. Özellikle fazla et tüketimi ve sıcak havalar birleşince su ihtiyacı artabiliyor. Çay ve kahve su yerine geçmediği için gün boyunca düzenli su içmek sindirimi desteklemek açısından oldukça önemli.
Bir de meşhur bayram cümlesi vardır: “Bayramdan sonra diyete başlarım!” Oysa birkaç gün içinde ipin tamamen ucunu kaçırmak yerine küçük dengeler kurmak çok daha mantıklı. Çünkü amaç bayramı yasaklarla geçirmek değil; keyif alırken bedenimize de iyi davranmak.
Unutmayalım, bayram sofralarının güzelliği sadece tabakların doluluğunda değil; sohbetlerde, paylaşımlarda ve birlikte geçirilen zamanda gizlidir. Bayram sonunda aklımızda güzel anılar kalsın, mide yanmaları değil!
Sağlıklı, dengeli ve huzur dolu bir bayram geçirmeniz dileğiyle…
 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *