TATLI KONFOR
Bir fareyi içi pirinç dolu bir kavanoza koyarlar. Her yanı yiyecek dolu olan fare bunun için kendini güvende ve şanslı hisseder. Ancak pirinçleri yedikçe pirinçler azaldığından, giderek kavanozun ağız kısmından dibine inmeye başlar. Sonunda da kavanozun en altında bulur kendini. Kavanozdan çıkması artık imkansızdır. Hazır olarak, çabasız yediği yemek onu içinden çıkılmaz bir duruma sokmuştur.
Rahatlık kadar sevdiğim başka bir kelime yok. Her zaman rahatına düşkün biri oldum. Bazen bu küçük fare gibi kavanozun dibinde kaldığımda oldu rahatlık sevdamdan. Fakat ben gene de rahatlığın insanın en büyük hakkı olduğunu düşünürüm. Bence herkes rahat etmeli.
Yok konfor alanımızdan çıkmalıymışız, yok gelişim sağlıyamazmışız, rahatlık bizi çürütür öldürürmüş. Tamam off tamam.
Evet maalesef bunlarda doğru. Peki bir denge kurmak mümkün mü?
Keyfime bakarken aynı zamanda gelişemez miyim?
Hayat bana bu sorunun cevabını her seferinde “hayır” olarak veriyor. Ve ben inatla hiçbir şey yapmadan gelişmenin yollarını arıyorum.
İcatlar, tembellerin eseridir derler. Tembel oldukları için her işin kolayını bulurlarmış. Bu durumda çalışkan kişilerden daha faydalı olmuyorlar mı?
Bir tembelin işi kısa sürede bitirmek için bulduğu bir yöntem, tembelin tembellik ettiği zamana değmez mi?
Bana göre değer.
Çok ilginç, kurtulunması gereken bir özellikmiş oysa. Demek ki gerçekten şu dünya boyutunda, yaratılmış hiçbir şey gereksiz değil. Herkes, her şey bir işe yarıyor. Bir şekilde yarıyor işte. Öyle ya tembellik yaratılmadı mı? Belki de o tembel olarak gördüğünüz, başka bir alanda birikim yapıyordur marifetlerini sermek için ortaya.
Bırakın herkes aynı alanda aynı şeyleri yapmasın. Birbirimizin işlerinde tembel olalım.
Herkes başka biri olsun. Birbirimize benzemeyelim. Farklı çalışsın kafamız, farklı alanlarda olsun ilgimiz. İyi biri olmak dışında aynı olmak zorunda olduğumuz bir şey olmasın.
Belki bizim fare bir gurmeydi. Onun önüne hazır tabaklar gelmeliydi, hayatı boyunca hazır yemek yemeliydi. Toplamadan, pişirmeden… Sahi onu neden pirinç dolu kavanoza attınız?
Belki yanlış olan bu deneydi, rahatına düşkün fare değil…