BURÇLAR DİYETTE: YAY BURCU
Evet… Bu kez kendi burcumu ifşa ediyorum!
Bugünkü yazıyı yazarken tarafsız olmam mümkün değil. Çünkü bugün masaya yatırdığımız burç benim burcum: Yay! Ve bir Yay burcu olarak söylüyorum; biz normal insan değiliz. Bizim beynimizde aynı anda üç tatil planı, iki çılgın fikir, beş yarım kalmış hobi ve “Acaba bugün başka bir şehirde kahvaltı mı yapsam?” düşüncesi dolaşıyor. Böyle bir insanı diyete sokmaya çalışıyorsanız, öncelikle sabrınız için sizi tebrik ederim.
Yay burcu için hayatın anlamı keşfetmektir. Dolapta sebzeler beklerken o, uçak bileti sitelerine bakar. Diyet listesi buzdolabının üzerinde asılıdır ama kendisi “Kapadokya’da kahvaltı nerede yapılır?” videolarını izliyordur. Pazartesi diyete başlayacaktır ama pazar akşamı “Hazır başlamamışken son bir kebap yiyelim.” diyerek bütün mahalleyi organize edebilir. Çünkü Yay’ın hayat mottosu şudur: Önce yaşayalım, sonra düşünürüz.
Yay burcu plan yapmayı çok sever. Ama yaptığı planların yüzde sekseni diyet ya da spor değil, gezidir. Maaşı yatar yatmaz market listesi hazırlamaz; “Ucuz uçak bileti var mı?” diye bakar. Bir bakmışsınız cuma günü salata hazırlaması gerekirken kendini Kaş’da gün batımı izlerken bulmuş. Sonra da dönüş yolunda “Bu tatilde çok yürüdüm, kesin kilo vermişimdir.” diye umut eder. Tartı ise bu romantik düşünceleri maalesef paylaşmaz.
Bir de Yay burcunun patavatsızlığı vardır ki… İşte orası tam bir felaket. İçinden geçeni filtreden geçirmeden söyler. Arkadaşı “Sence kilo almış mıyım?” diye sorar. Normal insanlar diplomatik davranır. Yay ise karşısındakini sevdiği için dürüst olduğunu düşünerek “Biraz değil, bayağı almışsın.” deyiverir. Sonra ortalık karışınca da şaşkın şaşkın “Ne dedim ki?” diye dolaşır. Kötü niyetli değildir; sadece beyni ile ağzı arasındaki mesafe bazen birkaç saniye gecikir.
Diyet konusunda da aynı patavatsızlık devam eder. Diyetisyen “Haftada bir ödül öğünü.” der. Yay bunu “Haftanın geri kalanında canım ne isterse yiyebilirim.” diye yorumlayabilir. Sonra listeye uymayınca da gayet rahat bir şekilde “Ben listeyi biraz özgür yorumladım.” der. Özgürlük kelimesini kullanırken bile vicdan azabı duymaz.
Yay burcu umursamaz görünür. Tartıya çıkar, beklediğinden fazla gelir. Beş dakika söylenir, altıncı dakikada arkadaşına “Akşam dondurma yemeye gidelim mi?” mesajı atar. Çünkü onun canını en fazla birkaç dakika sıkabilirsiniz. Hayat kısa, moral bozacak kadar uzun değil diye düşünür. Belki de bu yüzden her düştüğünde yeniden ayağa kalkabilir.
Spor maceraları ise başlı başına bir komedidir. Pazartesi pilates aşkıyla yanar tutuşur. Çarşamba boksa merak salar. Cuma günü “Ben aslında dans insanıyım.” der. Ertesi hafta trekking grubuna katılır. Bir sonraki hafta kürek sporunu araştırır. Spor salonundaki hocalar bile onun hangi branşta olduğunu takip edemez. Çünkü Yay burcu için önemli olan istikrar değil, heyecandır.
Yemek konusunda da tam bir macera bağımlısıdır. Aynı salatayı iki gün üst üste yediremezsiniz. Üçüncü gün “Ben artık bu ilişkiyi yürütmek istemiyorum.” diyerek salatayla yollarını ayırır. Ama internette “Avokadolu mango soslu Meksika usulü kinoa salatası” görürse sırf farklı olduğu için deneyebilir. Yay’ın midesi bazen merak duygusunun peşinden gider.
Bütün bunlara rağmen Yay burcu dünyanın en umutlu insanlarından biridir. Diyeti bugün bozduysa yarın yeniden başlar. Olmadı pazartesi… O da olmadı ay başı… Sonra doğum günü… Sonra yeni yıl… Kısacası asla pes etmez; sadece başlangıç tarihini sürekli erteler. Buna rağmen her yeni başlangıçta ilk günkü kadar heyecanlıdır.
Bir diyetisyen ve aynı zamanda bir Yay burcu olarak kendi burcuma tek tavsiyem şu: Kendini çok ciddiye alma. Çünkü sen zaten hayatı fazla ciddiye almıyorsun. Yasaklarla savaşmak yerine merakını sağlıklı tariflere yönlendir, gezdiğin her şehirde sadece tatlıcı aramak yerine yürüyüş rotalarını da keşfet. Ve lütfen… Uçak bileti almadan önce buzdolabındaki marulları da bir hatırla.
Çünkü Yay burcu değişmez. Bugün diyetteyken bile yarın sabah “Hafta sonu nereye kaçsak?” diye araştırma yapacaktır. İşte biz böyleyiz… Patavatsızız, özgürlüğümüze düşkünüz, biraz umursamazız, çok gezeriz, çok güleriz ve bazen diyet listesiyle aramız pek iyi olmaz. Ama hayatı dolu dolu yaşamayı da en iyi biz biliriz.