Çorum
Kapalı
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,0396 %0.04
55,6642 %0.11
Ara

HATIRALARLA TÜRK MUSİKİSİ (156

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

REFİK FERSAN (5) (1893-1963)
Gazi Hazretleri, 1924 yılında, akşamki fasıldan sonra; “Dikkat ediyorum, fasıllara peşrevle 
başlanıyor, şarkılar okunuyor ve saz semâileri ile bitiriliyor. Fasılların sonunda çalınan saz 
semâilerinin tarzı, aşağı yukarı yekdiğerinin aynı. Dörder hane olarak tertip olunan bu gibi 
eserlerin bilhassa saz semâilerinin sonları, bizlere heyecan verecek, ruhumuzu okşayacak, 
meselâ bizim zeybek havaları gibi daha kıvrak, zevkimizi okşayan ve bizi zıplatan havalarla tertip 
edilse idi, millî ruhumuzu daha ziyade okşamaz mıydı? Acaba, bestekârlarımız neden bu ciheti 
göz önünde tutmamışlar?” diyerek önemli bir hususa dikkat çekti.
Gazi Hazretlerinin bu buluşları harika idi. O ara salon orkestrası konsere başladı. Ben yerimden 
fırladım, beni çok alâkadar eden bu dahiyane buluş üzerine derhal bir eser yazmak emrini ve 
arzularını hemen o anda yerine getirmek için tenha bir yere çekildim. Bir kâğıda o anda tulû 
eden (içimden gelen) birçok nağmeyi Hamparsum notasıyla tesbit ettim. Dördüncü haneye, 
zeybek temposunda bir oyun havası ekledim. Tam on beş dakika gibi kısa bir zamanda meydana 
getirdiğim bu eseri bir daha gözden geçirdim. Kendim de beğendim. Mükemmel bir “NİKRİZ SAZ 
SEMÂİSİ” bestelenmişti.
Salona girdiğim sırada, orkestra, dans havaları çalmakta idi. Atatürk, sofra başında maiyeti ile 
konuşuyordu. Beni görünce; “Nerede idin?” diye sordu.
“Paşam, emirlerinizi yerine getirmek üzere dışarı çıkmıştım. Müsaade buyururlarsa, efendimize 
şimdi bestelediğim bir “Nikriz Saz Semâisi”ni dinleteceğim” dedim.
Paşa hayret içinde idi. Derhal tanburla bu eseri arz etmeye başladım. Alâka ve dikkatle takip 
ediyordu. Son hanesine zeybek usulü ile başlar başlamaz; “Bravo, aferin evlâdım” diyerek 
takdirlerini belirttiler. Huzurlarında mevcut bulunanlar arasında İsmet İnönü de vardı.
“Haydi bakalım. Hepimiz zeybek oynayacağız” diyerek eseri tekrar tekrar çaldırdılar ve uzun süre 
zeybek oynadılar. 
“Sanatkârlar, paraya değil iltifata muhtaçtır.” Böylece, çok güzel bir Nikriz Saz Semâisi 
bestelenmiş olur. 
Refik Fersan, Ankara’da iken Başbakan İsmet İnönü’nün Yunanistan’a yaptığı geziye iştirak eder, 
Yunanistan Başbakanı Venizelos’a birkaç konser verir.
1924 yılına kadar Ankara’da görev yaptıktan sonra sağlık nedenleri ile İstanbul’a dönmek 
istediğini arz edip müsaade aldıktan sonra İstanbul’a döner.
Refik Fersan, İstanbul’a yerleşince Münir Nurettin Selçuk ile serbest çalışır. Eşi Fahire Fersan ile 
Münir Nurettin Selçuk’un plâk çalışmalarına eşlik eder. 1927’de İstanbul’a geldikten sonra, 
Prens Yusuf Kemal’in daveti üzerine Münir Nurettin ile Mısır’a gider, 4 ay orada kalır. 1934 
yılında konser için Macaristan’a gider. 1937’ye kadar İstanbul Radyosunda çalışır. 
1938 yılında Ankara Radyosunun hizmete girmesi ile diğer sanatçılarla birlikte Ankara’ya gelir. 
Bir süre sonra Repertitör olarak görev yapar. 1949 yılında Suriye’de “Şark Mûsikisi 
Konservatuvarı”nı kurmak için ailesi ile birlikte Şam’a gider, orada 8 ay çalışır. Suriye-İsrail Savaşı 
çıkınca yurda döner. Davet üzerine İstanbul Belediye Konservatuvarında “İlmî Kurul” Başkanlığı 
yapar. 1953 yılında, mide kanaması sonucu mûsiki faaliyetlerinden bir süre ayrılır. İyileşince, 
Konservatuvarın İlmî Heyet ve Tasarruf Heyeti Başkanlıklarıyla İcra Heyeti Şefliği yapar. DEVAM 
EDECEK.
Kaynak: Murat Bardakçı: Refik Fersan ve Hatıraları - Sayfa: 148-163
Dr. Nazmi Özalp: TÜRK MUSİKİSİ TARİHİ - 2. Cilt - Sayfa: 116-119
Nuri Özcan: İSLAM ANSİKLOPEDİSİ - 12. Cilt - Sayfa: 412-413

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *