Çorum
Hafif yağmur
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,4718 %0
51,3335 %0.01
Ara
Kesin Karar Ulusal Türk Eğitim-Sen Genel Lideri Geylan: “Okul ve Öğretmenin Rol ve Fonksiyonu, Öbür Hiçbir Ögeye Devredilemez”

Türk Eğitim-Sen Genel Lideri Geylan: “Okul ve Öğretmenin Rol ve Fonksiyonu, Öbür Hiçbir Ögeye Devredilemez”

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: “Okul ve Öğretmenin Rol ve İşlevi, Başka Hiçbir Unsura Devredilemez”

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, örgün eğitim sürecinde, dışarıdan unsurların okulların işlevinin bir parçası yapılması, öğretmenlere güvenmeme ve yeterliliğinin sorgulanması olduğuna dikkat çekerek, “Böylesi bir tutum da öğretmenlerimize hakarettir” dedi.
Okullarımız ve öğrencilerimiz, adı ve sıfatı ne olursa olsun hiçbir oluşum ve grubun, proje ve deney sahası olamayacağının altını çizen Geylan, Türkiye’nin bu husustaki tedbirsizliklerin bedelini 15 Temmuz’da acı şekilde ödendiğini kaydetti.
Genel Başkanımız Talip Geylan açıklamasında şu satırlara yer verdi:
“Eğitim hayatımız ve öğrencilerimizin iyi yetişmesi amacıyla, başta STK’lar olmak üzere tüm resmi ve özel kuruluşların kaygı ve gayretleri kıymetlidir ve olması gereken bir durumdur. Ancak, özellikle STK’ların, bu tür faaliyetlerini kendi kulvarlarında yürütmesine azami özen gösterilmelidir. Örgün eğitimde, okul ve öğretmenin rol ve işlevi, başka hiçbir unsur ve sürece devredilemez. MEB personeli olan 1 milyonu aşkın öğretmenimiz, ‘milletimizin bizlere emaneti olan evlatlarımızı çağın gerektirdiği evrensel yeterliliklere sahip, millî ve manevi değerleri benimsemiş, sağlıklı ve mutlu bireyler olarak yetiştirme’ azim, donanım ve liyakatine haizdir. Örgün eğitim sürecinde, dışarıdan unsurları okullarımızın işlevinin bir parçası yapmak, öğretmenimize güvenmemek ve yeterliliğini sorgulamak demektir. Ki, böylesi bir tutum da öğretmenlerimize hakarettir. Özellikle eğitimci kimliğinden yoksun, pedagojik formasyonu olmayan, çocuk ve öğrenci psikolojisinden bihaber profillerle örgün eğitim sürecine dâhil olmak, geleceğimize ihanet anlamı taşımaktadır. Hele ki, okullarımız ve öğrencilerimiz, adı ve sıfatı ne olursa olsun hiçbir oluşum ve grubun, proje ve deney sahası olamaz! Ülkemiz bu husustaki tedbirsizliklerin bedelini 15 Temmuz’da acı şekilde ödemiştir. Milletimize benzer travmaları yaşatmaya kimsenin hakkı yoktur. Tarihi vebali vardır.”



KAYNAK: İHA
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *