Çorum
Kapalı
-2°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,1589 %0.1
50,3981 %0.1
Ara

İhtiyacın Olan Her Şey

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Nasrettin Hoca’nın köyünde çocuklar, sokakta kavgaya tutuşmuşlar. Ele geçirdikleri bir kucak cevizi bir türlü bölüşemiyorlarmış. Kavganın kızıştığı bir sırada Hoca da oradan geçiyormuş. Çocuklar Hıca’nın geldiğini görünce sevinip ona doğru koşmuşlar.

– Hoca Efendi, ne olur, şunları bize güzelce bölüştür, demişler. Çocuklar bir kenara çekilmişler. Hoca geçmiş cevizlerin başına.

– Çocuklar demiş, Allah gibi mi dağıtayım istersiniz, yoksa kul gibi mi istersiniz?

Çocukların hepsi bir ağızdan;

– Allah gibi, Allah gibi, diye bağırmışlar.

Bunun üzerine Hoca bir avuç ceviz alıp bir çocuğa vermiş. Arkasından iki cevizi bir başkasına, birkaç avucu ötekine, beş altı taneyi berikine. Bazı çocuklara da hiç vermemiş. Çocuklar Hoca'ya şaşkına dönmüşler, başlamışlar feryada…

– Bu nasıl taksim Hoca Efendi, haksızlık ettin, demişler.

Hoca da;

– Çocuklar, demiş, siz benden Allah gibi dağıtmamı istemediniz mi? Allah taksimi böyledir. O, dilediğine az, dilediğine çok verir, hiç vermediği de olur, herkesde kısmetine boyun eğer!

Para da varlıkta, yetenekte, güzellikte, doğduğun toprakların imkan olanaklarında dahi herkes farklı imkanlara ve imkansızlıklara sahip. Hepimizi ayrı ayrı düşünürsek, şanslı ve şanssız olduğumuz konuları da düşünürsek eşit bir dağılım görebilir miyiz?

Fakat dünya denge üzerine kuruludur.

Bu yüzden varlık bir olarak düşünüldüğünde her şey dengede ve herkes olması gereken koşul ve imkanların içindedir.

Herkesi ayrı ayrı bir sürü insan olarak değilde, tüm insanları tek bir insan olarak düşünürsek, kimi el, kimi ayak,  kimi kalp, kimi beyin vs. gibi görevleri olan kişiler aynı malzemeyle yaratılır mı?

Her birimizin farklı bir görevi, farklı bir hizmeti var bu aleme. İşte bu yüzdendir kişinin kendinde bir eksik bir kusur, diğerlerinden aşağı görmesinin içinde yarattığı ızdırap.

Çünkü kendi tam da olması gerektiği gibi yaratılmış ve eline de tam da ihtiyacı olan imkan ve olanaklar verilmiştir. Bu verilenlerle ne yapacağını bilememiş ve başkalarının elindeki imkanlara, başkası olmaya imrenmiş insan hep bir üzüntü ve sıkıntı içindedir.

Kabul kabul kabul…

Kendini tümüyle olduğun gibi ve tüm dünyanı elinde ne varsa kabul, kendini gerçekleştirmiş insanın başlangıç noktasıdır.

Var mı bir itirazın? Var mı hayatına, hayatındakilere bir isyanın? Dikkatlice bir daha bak, kaçmaya çalıştıkların sana verilmiş hediyeler olmasın?

İhtiyacın olan her şey, sendedir yanı başındadır…

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *