Çorum
Parçalı bulutlu
4°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,7271 %0.07
52,6852 %0.13
Ara

BİR GARİP TEKNİK

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Prokatalepsis, Yunanca bir kelime olup "önceden “anlamına gelen pro ve "kavramak, tutmak" katalepsis kelimelerinden türemiştir. Bu teknik, "ön alma" veya "peşin cevap" olarak bilinir. Konuşmacı veya yazarın, karşı tarafın dile getirebileceği bir itirazı önceden sezip, bu itirazı daha ortaya çıkmadan çürüttüğü bir hitabet ve argüman sanatıdır. 

Fakat prokatalepsis bir argüman sanatı olarak kalmamış, farklı bir alanda da Yunanlıların hayatına yansımıştır. 

Modern Olimpiyatlardan çok önce, Yunan atletlere, sadece bedenlerini değil, kim olduklarını da çalıştırılıyordu. Çünkü Yunanlılara göre herhangi bir alanda kaybetmenin nedeni, başarısızlık korkusuydu. Olimpiyatlarda da kaybetmenin nedeni atletin zayıf kasları değildi. Veyahut yetenek eksikliği…

Kaybetmesinin tek nedeni, yarışmacının başaramamaktan korkmasıydı.

Bu yüzden Yunanlılar “prokatálepsis” adı verilen tekniği yarışmacılarına şu şekilde uyguladılar.

Yarışmadan önceki gece, atlet yarışmayı  kaybettiğini hayal ederdi. Tüm ayrıntılarıyla o anı zihninde canlandırırdı. Net bir şekilde üzüntüsünü sonuna kadar yaşardı. Yaşayacağı hayal kırıklığını ondan hiç kaçmadan iliklerine dek hissederdi. Bahaneleri olmadan. Peki ama bunu neden yapardı? 

Moralini bozmak için mi? 

Hayır. Korkunun gücünü elinden almak için!

Çünkü Yunanlılar, zaten kabullendiğin bir şeyden

korkulmayacağını düşünüyordu.

Bu aşamadan sonra ikinci aşamaya geçilirdi. Atlet yaşadığı tüm negatif duygularının ardından tek başına sessizce durur ve bedeni bunun doğru olduğuna inanana kadar şu cümleyi kendisine tekrar ederdi;

"Geriye kalan şey, benim gerçek formumdur."

Bu güçlü cümleyi tekrarlamanın ego, beklentiler ve hayali yargıların altındaki kimliği ortaya çıkardığına inanılırdı.

Bunu yapan atletler, derin uyur, daha özgür hareket eder, yarışma sırasında sakin ve emin hallerini korurdu.

Modern psikoloji bu durumu şu şekilde açıkladı ve tekniğin işe yararlılığını doğruladı.

En kötü sonucu zihninde canlı bir şekilde yaşayıp ondan sağ çıktığında, beynin buna bağlı korku tepkisini azaltır.

Bugün buna "maruz bırakma yoluyla yeniden yapılandırma" deniyor.

Yunanlılar ise buna şöyle diyordu:

"Dünya araya girmeden önce kendine geri dönmek."

Denemek ister misin? Korktuğun herhangi bir konuda. Korkmayacağım telkininin yetmediği yerlerde. Sonuna kadar korkunu yaşamaya ne var mısın?

Belki hayal de bile olsa cesaret istiyordur bunu yaşamak. 

Fakat birileri yaşam cesurları sever demiş. Peki sen cesur olanlardan mısın?

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *