Sonunda Doğru Teknik Direktörü Bulduk!
Acısıyla-tatlısıyla heyecanlı bir sezonu geride bıraktık. Geri dönüp baktığımızda “neler oldu neler …” dedirtiyor. Aslında sezona müthiş başlamıştık; dört maç, dört galibiyet … "Sıradaki gelsin, ligi hızlı bitirin" ve benzeri egoist konuşmalar yapmıştık ama bu egoyu da hak edecek bir takım ve oyun vardı. Aslında oyunumuz skora bağlıydı, öyle müthiş veya bir saat sistemi gibi tıkırında işlemiyordu ama kazanılmış bir galibiyet serisiyle kazanma alışkanlığı elde etmiştik. Beşinci haftada evimizde Vanspor FK ile berabere kalmamızın ardından gelen İstanbulspor yenilgisi bizi gerçekten çok düşürmüştü. Ardından zaten Tahsin Tam ile yollar ayrılmıştı ve yerine göreve gelen Çağdaş Çavuş, bence sezonun kırılma anıydı çünkü kendini bu kadar kanıtlamamış, hedeften bu kadar uzak bir teknik direktör getirmek bizi belki play-off yolunun dışına kadar itti! Olmayacağını bile bile göreve getirilen Çağdaş Çavuş hatası, bence yeni bir yönetimin yapabileceği veya alabileceği bir risk gibi duruyor aslında.
Ve sezonda Çağdaş Çavuş'tan bile daha fazla, beni özellikle hayal kırıklığına uğratan isim Hüseyin Eroğlu oldu. Bir kan, bir DNA değişimi oldu; çünkü ligi bilen, bu lige daha geçen sene takım çıkaran bir isimdi ama olmadı; tutmadı, uymadı. Bence onun kırılma anı da 10 kişi kaldığımız ve hocanın ilk maçı olan, 4-0’lım mağlubiyet ile biten Bodrum FK maçıydı. İlk maçında alınan böyle bir skor bence onu kırdı. Ardından içeride lideri devirdi ve "Ben geldim" dedi ama anlamsız beraberlikler, hatalar üzerine kurulan defans setleri ve kaybedilen puanlar, zirve ile olan puan farkını çok açtı. Tam her şey bitmişken kulübümüz son kumarını oynadı ve bonservis bedeli ödeyerek birçok takımın hedefinde olan Uğur Uçar'ı takımın başına getirdi.
Benim çok fazla umudum yoktu, yalan söylemeyeceğim fakat ben dâhil herkesi yanılttı. Belki bir veya iki maç daha erken gelse direkt olarak lige çıkacaktık. Oyuncular ile kurduğu bağ, forma adaleti, oynattığı oyun, çizdiği hücum setleri ve defans kurgusu beni çok etkiledi. Belki de biz hocamızı bulduk, yeni nesil hocamızı çünkü artık eskisi gibi kurt hocaların devri bitiyor. Eski futbolcular artık gelişime daha açık, daha çok araştırıyor ve oyunu daha net görüyor.
Uğur Uçar’ı ayrıca tebrik ediyorum; çünkü mesela böyle durumlarda göreve gelmek kolay değildir. Tamam, iyi bir kadro var ama takımı çıkaramamak da bir ihtimaldi veya hiç play-off oynatamamak da ama o elini taşın altına koydu, hiç çekinmedi. "Ben yaparım, yapabilirim" diyerek geldi. Çorum halkı ona minnettar fakat yeni sezon için Uğur Hoca ile devam edilmeyeceği yönünde konuşmalar geçiyor. Bir kesim "Hak etti, devam edilmeli" derken, diğer bir kesim ise "Süper Lig buraya benzemez, daha iyi bilen, daha önce Süper Lig'de çalışmış bir hoca ile çalışalım" diyor ancak benim şahsi düşüncem, ona bir şans verilmesi yönünde çünkü bu takımda onun çok emeği var. O yüzden iyi bir transfer dönemi geçirilerek sezona Uğur Hoca ile başlanması gerektiğini düşünüyorum.
Yeni sezon planlaması, gidecekler, gelecekler derken inanılmaz bir yaz bekliyorum. Ben de Çorum taraftarı da şimdiden gün saymaya başladık.