Televizyon Başında Umut, Stadyumda Karamsarlık!
Süper Lig’de uzun milli maç arası başladı. Bir sonraki karşılaşmanın 9 Ekim Cuma günü oynanacağı ligde, milli maç arası öncesi heyecanın doruk noktasına ulaştıran maçlar oynandı. Trabzonspor-Galatasaray maçından, Amed SF-Beşiktaş maçına; Fenerbahçe-Eyüpspor maçından Arca Çorum FK-Alanyaspor maçına kadar birçok maç bu hafta futbolseverlere farklı ve yoğun duygular yaşattı. Zaten 20 gün uzun bir süreydi, böyle bir haftanın ardından Süper Lig’e neredeyse üç hafta uzak kalmak iyice çekilmez bir hal aldırdı. Üstüne bir de Arca Çorum FK’nin kaybetmesi, Çorum FK’li taraftarların bu süreyi daha keyifsiz geçireceği anlamına geliyor. Skordan bağımsız olarak baktığımızda da oynanan futbol maalesef moralleri bozdu. Kötü oynayıp kazanmak bir nebze idare edilebilir bir ruh hali olsa da kendi evinde kötü oynayıp kaybedilen maçlar sonrası tüm tatlar kaçıyor. Uğur Uçar ve takımının son iki maçını kazanarak taraftarının önüne çıktığı bu maçta birçoğumuzun beklentisi Eyüpspor maçındaki gibi bir oyun ve skordu ancak olmadı. Beklentilerin yüksek olduğu haftada ne futbol ne de skor istediğimiz gibi olmayınca belki de sezonun en karamsar dönemine girdik.
HAKEM ART NİYETLİ MİYDİ?
Uğur Uçar’ın takımı bir hafta çok umut verirken, bir diğer hafta tanınmaz halde oluyor. Galatasaray beraberliği sonrası umut verdi, Kasımpaşa maçı sonrası kimse ne olduğunu anlamadı. Beşiktaş’a farklı yenildi, Galatasaray deplasmanındaki futbol nerede dedirtti. Ardından Eyüpspor ve Samsunspor galibiyetleri ile her şey yoluna giriyor dedirtti ama bu kez de Alanyaspor yenilgisi hâlâ bir şeylerin yolunda gitmediğini gösterdi. Kimileri bu yenilgiyi hakeme yıkmak istedi ancak ben hakemin kasıtlı olarak Arca Çorum FK aleyhine kararlar verdiğini düşünmüyorum. Hakem kötüydü, hakem risk almak istemedi bunlar gerçek ancak hakemden kötüsü ise VAR’dı! Alper Akarsu, Alanyaspor’un ilk golü öncesi yapılan faulu ya görmedi ya da VAR’a bırakmak istedi; yine maçın hakemi Çağlar Söyüncü’nün “elle müdahalesi”ni ya görmedi ya da VAR’a bıraktı bilemiyoruz ama çok silik, skora etki eden bir hakem yönetimi gerçekleştirdi, kukladan öteye gidemedi. Saİyi düşünelim, iki pozisyonu da göremedi diyelim burada VAR’ın devreye girmesi lazımdı VAR’daki Bilal Köseoğlu’nu anlamak zor … Bu pozisyondan en azından birinde hakemi en azından incelemeye çağırması gerekirdi. Zaten Alanyaspor teknik direktörü Pereira da maç sonu basın toplantısında hakemlerin anlık karar vermedeki zorluğuna dikkat çekip topu VAR’a atmıştı. Bence de haklı bir söylemdi.
ÇORUM’DA DEPLASMAN TAKIMI GİBİ OYNAMAK ÇÖZÜM OLUR MU?
Buradan taktik vermek, oyuncu tercihlerini eleştirmek benim işim değil. Bir teknik direktöre taktik verecek, neredeyse tüm zamanını futbolcular ile geçiren teknik heyeti oyuncu seçimleri üzerinden eleştirecek değilim elbette ancak gözlemim şu ki, Uğur Uçar’ın takımı adeta bir deplasman takımı görüntüsü veriyor. Deplasman takımının yapması gereken şeyleri çok iyi yaparken, ev sahibi gibi oynadığı maçlarda sorun yaşıyor. Açık alan oyununu ve geçiş oyunlarını çok iyi yapan takım, kapalı oynayan takımlara zorlanıyor. Bence zor olan kapalı oynayan takımları açmak. Bunun için sadece nitelikli oyuncular yetmez, iyi bir oyun planı ve iyi çalışılmış kombinasyonlara ihtiyaç duyulur. Geçtiğimiz sezon da takım 1.ligde buna benzer sorunlar yaşamıştı ancak o ligde bir şekilde bu durum tolere edilebiliyordu. Süper Lig’de ise bunun mümkün olacağını sanmıyorum. Arada bir seviye fark olsa da liglerin kalitesi çok farklı. Dolayısıyla Uçar ve ekibi Çorum’da oynanan maçlarda kapanan “tecrübeli” takımlara karşı bu sorunu çözemezse takımı küme düşürmez belki ama stadyuma gelen taraftarın sayısını da azaltır, gelenleri de evlerine mutsuz gönderir.
MİLLİ MAÇ ARASI VE DÖRT HAFTALIK PERİYOD
Diliyor ve inanıyorum ki bu uzun milli ara takıma çok iyi gelecek ve takım istenen seviyede olacak. Sırasıyla; Gaziantep FK, Rizespor, Göztepe ve Erzurumspor maçlarından yenilgisiz ayrılmak gayet mümkün görünüyor. Bu dört maçtan üçünün deplasman, Rizespor maçının ise Çorum’da oynanacağını göz önünde bulundurursak, Fenerbahçe maçı öncesi bu formu yakalamak kulüp adına oldukça önemli.
Az önce de belirttiğim gibi Eyüpspor’un, Gençlerbirliği’nin Konyaspor, Erzurumspor’un bu durumda olduğu ligde bu takımın küme düşeceğini düşünmüyorum ama ilk kez mücadele ettiğimiz Süper Lig’de de şehrimizde oynadığımız maçlarda stadyumdan mutlu ayrılmak önemli bir detay bence. Sadece televizyondan izlenilen deplasman maçlarında kazanılan puanlar ile ligde kalıp ev sahibi olunan maçlarda stattan keyifsiz ayrılmak oldukça demoralize edici bir durum. Şehrin ilgisini takımın üstüne çekmek, 13 bin kişilik stadyumu doldurmak için önce güzel futbol ve bol gol yanı sıra galibiyet de şart.
Son olarak sezon başı yazımda da belirttiğim gibi ekstra zorlu geçeceği belli olan bu sezonda bu takımın öncelikle hedefi ligde kalmak. Ayakları yere sağlam basan bir kulüp bilincinde olmak bazı kupalardan, bazı başarılardan çok daha önemli. Denizlispor, Adana Demirspor örneklerini unutmadan beklentilerimizi buna göre belirleyelim. Çorum FK’nin de ilk kez süper ligi tecrübe ettiğini hep hatırlayalım ve destek olmaya devam edelim. Kulüp, kupalar kazanmasa da, Süper Lig’de kaldığı sürece şehrin de bizlerin de kazanacağını unutmayalım.